Cemil ERTEM
Şu anda Türkiye’nin batısında (Yunanistan) ve güneydoğusunda (Suriye) şu sıralar olup bitenler şüphesiz ki, hepimiz için, tarihi bir derstir.
Ancak bu dersi görmeyenlerin, buradan, bundan sonrası için, yol haritası çıkarmayanların bu ülkede siyasi geleceğinin olacağını sanmıyorum.
Yunanistan’a bakın, bu ülkenin tüm siyasi partileri artık siyasi mevtadır. Bilmiyorum Syriza’yı referandum kurtaracak mı; hiç sanmıyorum.
Syriza’nın iktidarı devraldığı Yeni Demokrasi, PASOK gibi geleneksel sağ ve sol partiler zaten çoktan tarihin çöp tenekesinde.
Öte yandan güneydoğumuzda (Ortadoğu’da) Baas iktidarları artık yok; Suriye Baas Partisi’nin ve Esed’in iktidarda olduğunu söyleyebilir misiz; çoktan gittiler... Ama Türkiye’de hala bunların benzeri partiler, siyasi oluşumlar bizim geleceğimizi belirlemeye devam ediyor. Suriye Baas partisine özenen, yani kanlı Esed diktasına destek verenleri biliyorsunuz. Destek ziyaretleri düzenlediler, birlikte fotoğraflar verdiler... Topraklarımızdaki El-Muhaberat terörünü görmezden geldiler... Halkını çoluk çocuk katleden bir diktatörün yanında oldular ve bununla övündüler. Şimdi yine Suriye’deki iç savaşın sorumlusu olarak, bu diktatörü ve çağdışı partisini görmüyorlar; tam aksine bu kanlı iç savaşın durması için en büyük çabayı gösteren, Suriyeli mültecilere kapılarını açan ülkelerini suçluyorlar.
Bunları görmeden adım atamazsınız...
Şimdi de Türkiye’nin güney sınırındaki büyük oyunu görmüyorlar.
Türkiye’nin güneyinde-Suriye’nin kuzeyi- özellikle seçimlerden sonra gerçekleşen gelişmeler, hiç şüphesiz ki, 2. Dünya Savaşı sonrasının en önemli demografik ve siyasi gelişmelerinden birisidir.
Türkiye’nin Akdeniz’e ve Ortadoğu’ya açılan en büyük sınır çizgisi olan bu bölgede sınırların ötesinde Türkiye’nin doğusundaki istikrarı da etkileyecek, enerji alanlarını bölge halkının dışındaki “güçlere” bütün bir 20. yüzyılda olduğu gibi, teslim edecek gelişmeyi görmeden bu ülkede artık adım atmak mümkün değildir.
Türkiye-Suriye sınırında doğu tarafta Cizre batı tarafta ise Kilis’e kadar olan sınır çizgisinin Türkiye (kuzey) ve Suriye (güney) tarafı, yalnız Türkiye’nin değil, bütün Ortadoğu halkının geleceği için önemlidir. Burası hem Türkiye’nin hem de Ortadoğu coğrafyasının Akdeniz’e açılan en önemli ekonomik çıkışıdır.
Bu bölgenin istikrarsızlaştırılması Türkiye’ye uzanacak bir yeni “Balkanlaştırma” stratejisidir. Bu strateji, başta Kürtler olmak üzere, hiç kimseye-burayı karıştıran ve DEAŞ gibi taşeron paramiliter örgütleri bölgeye salan emperyalistler dışında- yarar getirmeyecektir. Yalnızca Suriye’nin demokratikleşmesini daha da geciktirecek ve Türkiye’yi istikrarsızlaştıracaktır. Türkiye’nin buna izin vermeyeceğini artık herkes görmelidir.
Yunanistan’ın üzerindeki el de aynı...
Çok açık olarak, Yunanistan meselesi de, Suriye meselesinden ayrı değildir.
Yunanistan’ı hangi ekonomi-politikaları iflasa götürdü? PASOK, Yeni Demokrasi hangi politikaları uyguladı; Almanya ve Neocon cephesi, Syriza’yı nasıl ve niye teslim alıp iktidardan uzaklaştırmak istiyor? Bu soruları cevaplamadan Türkiye’de, bundan sonra adım atmak, biz Yunanistan olacağız demektir. Türkiye’de ekonomi-politikaları konusunda, Cumhurbaşkanı’nın Başbakan iken 2008 yılından beri söyledikleri ve her düzeyde, her yerden kuşatılmışlığa, muhalefete rağmen yaptıkları ortada. Özellikle 2012 yılında, Cumhurbaşkanı’nın “faiz lobisi” dediği çevrelerin izinde kimler, Erdoğan’a rağmen, gitti.
Türkiye’de büyümeyi suni olarak kim düşürdüyse, şimdiki tablonun sorumlusu onlardır.
Dünya Yunanistan’ı nasıl tartışıyor...
Dünyada Yunanistan tartışmaları bizim önümüze bir ekonomi-politikası tartışması da koyuyor. Burada, bize göre, üç temel cephe var; birinci cephe, bütün suçu Syriza’ya yükleyen ve IMF, Troyka kaynaklı neoliberal politikalarını savunanlar, ikinci cephe ise Yunanistan’ın Euro’dan çıkmasını ve yeniden Keynesçi bur ulus-devlet ekonomisi dengesi kurma yoluna girmesini savununlar, üçüncüsü ise Yunanistan’ın borcunun aslında AB’nin borcu olduğunu söyleyerek, AB’nin ekonomik ve siyasi olarak yeniden yapılanmasını isteyenler; aslında bu sonuncular, Yunanistan krizini bir sistem sorunu olarak görüyor ve bunu sistemin son krizinin bir yansıması olduğunu da söylüyorlar.
Yukarıda saydığımız birinci cepheye örnek London School of Economics Ekonomi Profesörü Vassilis Monastiriotis’tir mesela... Monastiriotis, "Yunan hükümeti geçtiğimiz beş ay boyunca hiçbir zaman masaya yapıcı önerilerle gelmedi" diyor. Monastiriotis, IMF ve Euro Bölgesi'nin memur ve emekli maaşlarında kesintiye gidilmesi isteğine karşı çıkan Syriza hükümeti için "Tamam bunlara karşı çıkıyorsunuz. Peki ne yapacaksınız? Öneriniz ne? diye sorulduğunda yanıt alamıyorsunuz" yorumunu yapıyor. Monastiriotis, "Eğer Yunanistan bugün daha kötü bir noktadaysa burada sorumluluk büyük ölçüde AB ve IMF'nin değil, Yunan hükümetinindir" diyor. Akademisyen sıfatı olan bir iktisatçının, Yunanistan’ın seçeneği yok demesi açıkça bir sefalet ama biliyorsunuz “ülkem çaresiz, Batı ne diyorsa yapalım” diyen siyasetçi, akademisyen, hem akademisyen hem siyasetçi konusunda Türkiye Yunanistan’dan zengin.
Profesör Monastiriotis, Yunan Maliye Bakanı’nın söylediklerini de duymamış... Yunan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, “para birliklerinde bütçe fazlası veren bölgelerin, bütçe açığı ve yatırım gerektiren bölgelere aktarılmasını ve Eurozone da bu planlamayı yapacak bir kurum olması gerektiğini her fırsatta söyledi. Eğer AB gerçek anlamda bir birlik olsaydı bugün Yunanistan sorunu da olmayacaktı. Örneğin hızla mali birliğe gidilmesi ve banka sistemini ulusal ekonomilerden ayrılmasını sağlamak çıkış yoluydu. Ama bu yapılmadı, çünkü Almanya, hiçbir zaman gerçek anlamda bir birlikten yana olmadı. Eğer bunlar olsaydı, Yunan Maliye Bakanı Varoufakis’in çözüm için söyledikleri olurdu.
Mafya taktiği: Ters Corleone teklifi...
Nobelli Paul Krugman ise, IMF ve Almanya’nın başını çektiği Troyka’yı, Yunanistan’a mafya usulü teklif götürmekle suçluyor. Krugman, Syriza’ya yapılana ters Corleone teklifi diyor. Yani Atina’nın kabul edemeyeceği bir teklif götürüp hükümeti değiştirmek taktiği... Krugman’da kemer sıkma politikaları denen neoliberal politikalara karşı çıkıyor ve Eurozone ‘da para birliğini destekleyecek kurumların bir türlü oluşmadığını söylüyor. Krugman, Yunanistan’ın Euro’dan çıkması gerektiğine de söylüyor.
Krugman’ın söyledikleri önemli ama yeterli değil bize göre, Almanya ve Neocon cephesinin mafya usullerine başvurduğu doğru ama Yunanistan’ın kurtuluşu, Eurozone’dan çıkmakla olmaz. Yunanistan, sonuna kadar birlikten yana olmalı ve yeni, başka bir AB’yi savunmalı; bunun yolu da Türkiye’ye yüzünü dönmekten geçiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018