Cengiz AKTAR
Dışişleri haftabaşında Libya açıklarında uluslararası sularda vurulan alçıpan taşıdığı söylenen Türk kuruyük gemisinin Tobruk’a gitmekte olduğunu açıkladı. Basında ise Tobruk’a değil IŞİD yanlısı asî hükümetin elindeki Derne’ye gitmekte olduğu haberi çıktı. Bu daha mâkul, yakından bakalım.
Libya fiilen ikiye bölünmüş durumda. Trablus’ta sabık başbakan Ömer El-Hassi’nin başını çektiği koalisyonda bilumum radikal İslamcı grup var. Bu hizip geçen Ağustos’ta lağvedilen Ulusal Konsey’in hâlâ geçerli olduğunu iddia ediyor. Türkiye, Katar ve Sudan’la birlikte bu gayrimeşru başbakanı destekliyor. Başbakan eski yardımcısı, Libya Özel temsilcisi Emrullah İşler irtibattan sorumlu. Diğer grubun başını ise geçen Haziran’daki genel seçimlerde işbaşına gelen Tobruk merkezli Başbakan Abdullah El-Thani çekiyor. Libya ordusunun büyük bölümü, federalist gruplar ve uluslararası toplum meşru başbakanı destekliyor. El-Thani Trablus’la iş yapan Ankara’yı devamlı şikâyet ediyor. Türkiyeli şirketler kontrolü altındaki bölgede yasaklı, vatandaşlar da çoktan tahliye edildi. Böyle bir ortamdavurulan yük gemisi, El-Thani’nin merkezi olan Tobruk’a nasıl gider?
HDP’YE SİSTEMLİ SALDIRI
HDP Hukuk Komisyonu, seçim döneminde partinin binaları, seçim büroları ve çalışanlarına yönelik 56 yerde saldırı düzenlendiğini açıkladı. Dün akşam Bartın’la birlikte 57. Saldırılarla ilgili yapılan suç duyurularının hiçbirinden sonuç alınamadı. Saldırıların ikisi silahlı, 4 seçim bürosu da ateşe verildi. Ankara ve İstanbul gibi büyük kentlerin yanı sıra Aksaray, Antalya, Bilecik, Tokat, Trabzon, Rize, Uşak gibi kentlerde saldırılar düzenlendi, Ankara HDP Genel Merkezi’ne yönelik yapılan saldırı dışında hiçbir saldırının failleri bulunamadı. Saldırılar, cezasızlık ve hukuksuzluk şaşırtıcı değil. HDP ne iktidarın ne de “ulusal Türkiye’nin” hoşuna gidiyor. Seçime doğru bu eğilimin hızlanacağı açık, hele HDP’nin barajı zorlamasıyla. Bu sistemli saldırı ortamı Kürt siyasî hareketinin “Türkiyelileşme” azmini baltalama, Kürtlerin kendi bölgeleri dışında dışlandıkları hissini yerleştirme potansiyeli taşıyor.
KÖY KORUCULUĞU
Çözüm süreci beklediğim gibi seçim sürecine kurban gitti. Eğer birgün barışın inşası ciddî bir şekilde tekrar gündeme gelirse koruculuk kurumunun devam etmesi mümkün olamaz. Resmî milis gücü niteliğindeki bu silâhlı kuvvetin silâhların susacağı bir ortamda varolması mümkün değil. Süreç Araştırma Merkezi’nin Açık Toplum Vakfı ve İstanbul Politikalar Merkezi desteği ile gerçekleştirdiği “Geçici Köy Koruculuğu Sistemi ve Çözüm Süreci” çalışmasının temel bulgusu şu:“GKK sistemi bölge halkı arasında güvensizlik ilişkilerini derinleştirmekte ve çatışma sonrası güvenin tesisinde önemli bir engel oluşturmaktadır”! Barış inşasının her ayağı gibi titizlikle üzerinde durulması bir konu. Bilvesile, soruna eğilen 2013’te yayımlanmış diğer iki değerli çalışmayı da hatırlatayım: Göç-Der’in “Türkiye’de Koruculuk Sistemi: Zorunlu Göç ve Geri Dönüşler” ile DİSA’nın “Geçmişten Günümüze Türkiye’de Paramiliter Bir Yapılanma: Köy Koruculuğu Sistemi”.
“SÖZDE”
24 Nisan münasebetiyle onlarca tekaüt sefir, siyasetçi, muharrir bir “biz soykırım yapmadık” metni yayımladı mâlum. Artık AKP’nin dahi kullanmadığı “sözde” kelimesi ve “asılsız iddia” iddialarıyla bezenmiş, utanılası bir metin. Özellikle devletin eski yayın organı, müzmin inkârcı Cumhuriyet gazetesinin devrim yaparcasına Ermenice manşetle çıkması, diğer yanda Papa ve cümle “dış mihrakın” soykırım demesiyle depreşti tepki. Devletin eski partisi CHP’ye yakın bu vatandaşların kalesi “emperyalizm”. Dünyada olup biten her olumsuzluğu en iptidaî ve ucuz yoldan izah etmenin sihirli formülü: “biz masumuz, suç emperyalistlerde”. Soykırımın yüzüncü yılında, görülmemiş bir bilgi akışına rağmen böylesi bir sağırlık ancak “antiemperyalist dinozorlarda” olur.
Twitter@AktarCengiz
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020