Etyen MAHÇUPYAN
Erdoğan ile oğlu arasında olduğu iddia edilen ses bandının kavga ortamına sunulması ile birlikte, yine ‘hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı’ psikolojisine kulaç açma heveslileri ortaya çıktı.
Söylenen şey, eğer bu kasetle birlikte hükümetin başta kalmaması, Başbakan’ın istifa etmesi ve siyasetten çekilmesi gerektiği. Bu hayalin peşinden gidenlerin kendilerini birkaç gün daha oyalamaları mümkün… Ama bu konunun en azından dört düzeyde ele alınması mümkün ve maalesef bunların hiçbiri muhalefetin istediği sonucu verecek gibi gözükmüyor.
Birincisi söz konusu kasetin teknik olarak güvenilirliği sağlam değil. Günümüz teknolojisi herhangi bir insanın birkaç dakikalık konuşmasından hareketle onun hiç söylemediği cümleleri üretme kapasitesine sahip. Nitekim Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile de mizahi nitelikte ama dinlendiğinde pürüzsüz akan ve teknik açıdan gayet inandırıcı olan ses bantları yayınlandı. Öte yandan herhangi bir kasetin manipülasyon olup olmadığını en azından arka seslerin analiziyle anlamak mümkün. Çünkü farklı kaynaklardan kesip biçilip yan yana getirilen cümleler oluşturulabiliyor, ama her birinin arka sesleri tümüyle yok edilemiyor. Şu günlerde sosyal medyada da böyle bir örnek var ve Başbakan ile oğlu arasındaki konuşmanın arka planındaki sesleri yükselterek bandı dinleme imkanı sunuyor. Böylece ses bandını düzenleyenlerin derindeki konuşmalarını yakalamak mümkün ve bu da Başbakan’la ilgili kasetin montaj olduğunu ima ediyor. Ama hemen inanıp sorgulamayı bırakmayalım! Ya o sesleri de bandın sahih olmadığını kanıtlamak isteyenler kasete yerleştirmişse? Ayrıca ilk orijinal dinlemenin hangisi olduğunu bile bilmiyoruz. Belki onun üzerinden bir sürü farklı kopya üretildi. Şimdi objektif bir uzmana gönderilecek olsa bile, gönderilen örneğin orijinal olduğundan nasıl emin olacağız? Nihayet ses bandını inceleyen saygın bir bilirkişi ise beklenen cevabı vermiş: “Üzerinde oynama olmadığı kesin olarak kanıtlanamasa da bu noktada hiçbir şekilde üzerinde oynama olduğu da kanıtlanamaz.” Belki bazı bölümleri sahih, ama birçok yeri de montajdır… Kısacası bu kasetin teknik açıdan delil oluşturma niteliği yok.
İkincisi, söz konusu dinleme yasal değil. Mahkeme kararı olmadığı gibi, TİB’de kaydı da bulunmuyor. Herhangi bir davada delil olarak kullanılması zaten mümkün gözükmüyor. Başbakan’ın değil oğlunun dinlendiği tezi de hukuken sorunlu, çünkü iddianame bu ses kaydından önce hazırlanmış. Ayrıca Başbakan’ın dinlendiğini de biliyoruz. Örneğin daha önce çıkartılan kasetlerden birinde Başbakan birini arıyor ve karşı tarafta henüz telefon zili çalarken Başbakan’ın yanındaki biriyle konuşmasına tanık olunuyor. Yani dinlenen Başbakan’ın telefondaki muhatabı değil, bizzat Başbakan’ın kendisi. Bu da yasal olmayan bir dinleme ile karşı karşıya olduğumuzun göstergesi.
Üçüncüsü, bu kasetin delil oluşturması meşru da değil. İki ay bekletilmiş, zamanı kollanmış, siyaseten kullanılmaya hazır edilmiş bir ses bandından söz ediyoruz. İki ay belirli bir siyasi amaç için bekletilen bir kaydın üzerinde hiç oynanma olmadığına kim ikna olur? Aynen daha önce çıkartılan Gülen kasetleri gibi, bu da bir kavganın aracı ve meşruiyet açısından özürlü…
Dördüncüsü, bu kaset siyaset açısından da hayal edilen etkiyi yaratmaktan uzak… İma ettiği şey Başbakan’ın uhdesinde belirli bir fon olduğu gerçeğiyle sınırlı ama bu ne bilinmeyen, ne tartışılmayan, ne de siyasi dengeleri değiştirecek olan bir bilgi. Başbakan’ın regüle ettiği bir fon akışının varlığı, teşvik ve telkinlerle bazı işadamlarının belirli işleri görev mahiyetinde yaptıkları bir sır değil. Farz edelim ki ses bandı tamamen sahih… 17 Aralık günü gerçekten de yüklü bir nakdin yer değiştirmesi yaşanmış olsa bile, bu paranın varlık nedenini bilmiyoruz. Siyaseten taşınması zor olan yük eğer bu miktarların Başbakan’ın şahsi servetine yapılmış eklemeler olduğu ortaya çıksaydı söz konusu olurdu. Aksi halde ortada toplumsal algıyı temelden değiştirecek bir unsur yok. Toplum şu an yaratılmış olan algıyla sandığa gidecek. Belki birçokları vicdanlarında bir şüphe taşıyarak oylarını kullanacaklar. Sıcağı sıcağına yapılacak kamuoyu çalışmaları muhtemelen AKP oyunda 3-5 puan arası düşme de gösterebilir. Ama geçmiş deneyim, objektif toplum okumaları ve Başbakan’ı dinlemeye gelen kalabalıklar, eğer bir düşme olsa bile sonraki haftada AKP oyunun tekrar aynı seviyeye kolayca çıkacağını haber veriyor.
Başbakan’ı vurmayı hedefleyen bu kasetin teknik, yasallık, meşruiyet ve siyaset açısından epeyce yetersiz olduğunu görmekte, gerçekçiliği elden kaçırmamakta yarar var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024