Fehmi KORU
Ayasofya.. Çoklu baro.. Şehir Üniversitesi.. Sosyal medya.. İktidar cephesinin acelesi olduğu muhakkak da, bunun sebebi ne?
Nedeni üzerinde çok düşündüm, ancak bir sonuca varamadım. İktidar cephesinin, -AK Parti ve MHP’nin-, acelesi var ve ben bunun sebebini bulmakta zorlanıyorum.
Dün burada avukatların mesleki örgütü olan baroların tekliğini bozma girişiminden söz ettim. Her ilde tek bir baro yerine, avukat sayısının çok olduğu illerde birden fazla baro olması ile ilgili yasal düzenlemeye gidiliyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de yeni düzenleme gereği kurulabilecek ikinci, üçüncü barolarda şimdiki yapılanmadan mutlu olmayan avukatlar yer alacaklar.
Mevcut yapı siyasi duruş yüzünden eleştirildiğine göre, farklı ideolojik görüşlere farklı çatı teşkil edecektir yeni barolar…
AK Partili avukatlar bir baroda, MHP’liler öbüründe yoğunlaşacak, geriye kalanlar da “CHP’li” damgasını yiyecektir.
Kabaca oldu belki, ama istenenin bu olduğu da meydanda.
İyi bir şey mi bu?
Bana hiç öyle gelmiyor. Daha da önemlisi, böyle bir yapılanmaya neden şimdi gidilmek istendiğini anlamıyorum.
Acele ediliyor da, neden acele ediliyor?
Şehir Üniversitesi
Kısa süre önce Şehir Üniversitesi YÖK tarafından kapatıldı. Kuruluşunda sonradan genel başkan ve başbakan olarak AK Parti’ye hizmet etmiş birinin büyük emeği geçtiği, son mütevelli heyet başkanının da AK Parti’de önemli bakanlıklar yapmış biri olduğu bilinen, genellikle muhafazakar bilim insanlarını -ve öğrenci olarak da aynı kesimin çocuklarını- bünyesinde barındıran Bilim ve Sanat Vakfı’nın (BİSAV) eseriydi Şehir Üniversitesi.
Bir kamu bankasıyla kredi ilişkisinde yaşanan sorunlar yüzünden kurucularının elinden alındı. Sonradan da kapatıldı.
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) bir üniversiteyi kapattı.
Kapatma kararının altında da iktidardaki muhafazakar kesime dayalı partinin genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzası var.
İyi de, neden şimdi? Benzer sorunlar yüzünden, aynen Şehir Üniversitesi gibi kayyım yönetimine devredilmiş ve halen faaliyetini sürdüren başka üniversiteler var; hem de Şehir’in başına gelenden çok daha önce yaşanan bu el değiştirmeye rağmen halen eğitim faaliyetine devam ediyorlar.
Genel kanaat, Şehir Üniversitesi’nin kapısına kilit vurulmasının ve öğrencilerinin başka eğitim kurumlarına dağıtılmasının sebebinin kuruluşunda emeği geçenler olduğu… Bu yolda yapılan açıklamalara herhangi bir cevap da verilmedi.
Acelenin sebebi ne?
Sosyal medya ve Netflix
İktidar cephesinin, -AK Parti ile MHP’nin-, gündeminde sosyal medyayı zapt-u rapt altına almak için bir yasal düzenleme arayışı da var. Twitter, Facebook, Instagram gibi haberleşme ve görüş yayma araçlarıyla Netflix gibi film ve dizileri indirip izlemeye izin veren platformlara sıkı bir disiplin getirilecek.
“Şikayetler var” deniliyor ve bir-iki kişinin yakın zamanlarda yaptığı çirkin yorumlar ile platformlarda erişilen dizi ve filmlerin RTÜK standartlarına uymaması örnek gösteriliyor.
Çirkin ve rencide edici yahut hakaret ve tezyif içeren yorumlar konusunda yasalar var ve yanlış yapanın tepesine balyoz gibi iniliyor zaten. Düzenleme kötüye kullanımı engellemeyecek, içinde habaset bulunan tipler çirkin yorumlarını yapacak yeni araçlar bulmakta zorlanmayacaklardır.
Bugünün teknolojisi herkese bu imkanı sağlıyor.
O bir-iki habis tipi engelleme gerekçesiyle milyonlarca insanın kendini ifade etmesinin önüne geçilmek istenmesinin bir anlamı olmalı.
Ama ne?
Netflix ve benzeri platformlara para ödenerek abone olunuyor. Binlerce film ve dizi arasından aboneler kendi eğilim ve zevklerine göre tercihte bulunuyorlar. Şikayete konu olan filmler ve dizilerden etkilenmek istemeyenler üstüne bir de para ödeyip abone olmayabilirler. Dünyanın bütün ülkelerinde yaşayan insanların yararlandığı platformların bizde kapanmasına yol açacak bu düzenlemenin fazla bir anlamı yok.
Rahatsız edici sayılan filmler ve dizilere başka yollardan da erişmek mümkün üstelik.
Türkiye’yi dünyadan koparmayla sonuçlanacak böyle bir yola iktidar cephesi neden gidiyor? Hem de şimdi?
İşte bunu da anlayamıyorum.
Ve Ayasofya
Bir de Ayasofya’nın 1936 yılından beri sahip olduğu müze kimliğinin sona erdirilmesi ve camiye çevrilmesi için bir çabası var iktidar cephesinin…
AK Parti konuyu gündeme taşıdı, MHP destek verdi.
Neden olmasın?
Olmasına olsun da, 18 yıldır iktidarda bulunan bir parti, sadece içeride değil dışarıda da tartışmalara yol açan böyle bir girişimi neden şimdi hayata geçirmeye çalışıyor?
Fazla eski olmayan bir tarihte, 2017 yılında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Sultan Ahmet Camii dolup taşıyor da, sıra Ayasofya’ya mı geldi?” anlamına gelen bir açıklaması olmuştu. Aradan geçen üç yılda ne oldu da, o yaklaşımdan vazgeçildi?
Sultan Ahmet Camii dolup taşmaya başladı da aynı bölgede bir başka ibadet mekanına mı ihtiyaç duyuluyor?
İktidar sahiplerinin 2030 -hatta 2071- gibi ileriye dönük hedefleri var; bu yüzden acelelerinin olmaması gerekir.
Oysa gördüğünüz gibi şu sıralarda acul bir hal içerisindeler.
Acaba muhalefet liderlerinin son zamanlarda kullanmaya başladıkları “İktidarın sonu geldi” söylemi mi iktidar cephesini aceleye sevk ediyor?
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026