Ferhat KENTEL
Sadece bizim memleketin bir özelliği değil tabii ama galiba bizde daha bir çarpıcı, daha bir izansız vaziyette cereyan ediyor. Kapitalizmin böyle bir şeyi zaten çok da fazla dert etmesi mümkün değil. En fazla, demokrasi mücadelesiyle, adalet, eşitlik mücadelesiyle, biraz edep, saygı, uzlaşma kültürü gibi iyi şeylerle o kapitalizme biraz çekidüzen verilir; her şeyi rezil ederek, utanmazca evrilerek yola devam etmesinin önüne geçilir. Bu sayede kapitalizme duyulan tepkiler de hafifler, ve kapitalizmin hayatı uzar olabildiğince.
Ama bizde (ve bizim gibi sonradan görme ve zorla kapitalistleşmiş/ modernleşmiş ülkelerde) buizansızlık ve edepsizlik had safhalarda seyrediyor.
Sanki iki ayrı dünya ya da birbirinden tamamen ayrışmış iki bakış var.
Bir yanda hormonlu bir kalkınma, ve o kalkınma yaratılırken, “atıklaşan”, çöpe döndürülen, çöp gibi kabul edilen başka bir dünya.
Binanızın vitrinini cipcilalı yapıyorsunuz; arka tarafın izbelik olmasında bir beis görmüyorsunuz mesela.
Salonunuz temiz; tozları halının altına süpürüyorsunuz.
New York’u, Paris’i, Moskova’yı cilalayanların Latin Amerika’nın, Afrika’nın ve Sibirya’nın içine etmelerine benzer şekilde, İstanbul’unuzu cilalıyorsunuz, Trakya ovasının ortasına “Çerkezköy sanayi şehrini” dikip, Ergene ovasını zehir ovası haline getiriyorsunuz. Bu cilalanmış Batı’dan çok uzakta, Mardin’i cilalarken, bu vitrin şehrin bir kaç adım ilerisinde Kızıltepe’de, Zergan Deresi’nden ölüm akmasına göz yumuyorsunuz.
Ve çok fena ideolojik olarak kafaya gelmiş durumdayız. Siz bu cilalı ve içi kof, hormonlu kalkınmayı yaparken biz, sizin yaptığınız gökdelenleri falan gördükçe, “Buralar eskiden patates tarlasıydı; bu binalar yapıldı da biraz bir şeye benzedi” diye seviniyoruz! Mahallemizden koruluklar, elma bahçeleri yok oldukça, “Buralar çok gelişti, değerlendi!” diye seviniyoruz.
Akademik bir toplantıda, “TOKİ’ye herkes bayılıyor; bunu anlamak lazım!” diyor bir akademik kişi... Evet, tabii anlamak lazım... Süper ve de hiper marketlerde aldığımız ta Şili’den gelmiş ve hâlâ bozulmamış, kütür kütür, “dayanıklı”, ilaçlı ve hormonlu üzümlere de bayılıyoruz maalesef!
Bu kafaya gelmelerimiz çok çeşitli... Bir Taraf okurunun haklı bir şekilde eleştirerek hatırlattığı gibi, bu gazetede pek konu olmayan astsubayların ne olduklarını, neden görülmediklerini sorgulamayız. Çünkü görünüşte “çakı gibi Türk subayları” vardır; onların diploma törenleri, YAŞ’ları, yükselişleri, darbeleri falan vardır... Ama arka planda hamallığı yapan, “atık” kıvamındaki emekçi astsubaylarıgörmek bizi çok fazla tatmin etmez.
Vitrin, cila her şeyden önemli... Hormonu basarsınız; şişirirsiniz. Sonra ne olacağını kafanıza takmaya gerek yoktur. Astsubayların, doğal ürünlerin, akarsuların, ovaların sizin cilalı ve şişmiş hormon ve kibrinizin yanında lafı bile olamaz.
Polise en son moda, en son teknoloji cop alırsınız. Görüntü muhteşemdir ama hormonlu görüntünün arkası kaba saba dayaktır. Cilalı üniformalarınızla 10 kişi birden çullanırsınız genç bir adamın üstüne... Utanmadan... Çünkü dayak atmanın size verdiği hormon, sizin için her şeyden daha kıymetlidir; dayak attığınız adamı atık olarak görürken, bu sayede adam olduğunuzu zannedersiniz...
Bir de gülmek ve ağlamak arasında kaldığınız hormonlu haberler vardır. Bir zamanlar (aslında herhalde hâlâ vardır) “Helga” haberleri yapan gazeteler vardı. Masa başında birtakım gazeteci kılıklı insanlar, “Şok şok şok!” nidalarıyla, hayalî Alman turist Helga’nın “Türk erkeklerine nasıl hayran olduğunu” falan yazıp, insanların içini gıcıklamaya çalışırlardı. İşte o gazetecilerin yeni versiyonları, mesela Ergenekon’un “İslamcı” görünümlü maşaları da benzer “şok iddialarla!” masa başında hormonla şişirilmiş haberler yapıyorlar...
Mesela:
“Ali Bayramoğlu hakkında şok iddia: Ali Bayramoğlu’nun gerçek kimliğini gizlemeye çalışan bir ‘kripto’ (Ermeni) olduğu ileri sürülüyor.” Ve “valla billa gördüğünüz gibi anti-Ermeni ırkçılığı yapmıyoruz” süsleriyle, hayalî Helga haberindeki hayalî Türk erkeklerinden aldıkları demeçlere benzer şekilde, bazı kişilerin “dost meclislerinde” (!), “‘Ermeni kökenli olmasından bir rahatsızlık duymuyorum, olabilir tabii. Ama yazılarında Ermenicilik yapıyor ya, bu beni çok rahatsız ediyor’ dediği öğrenilmiş”!
(Bu arada Ali’nin Ermeni olduğunu çok yakın dostları dışında kimse bilmiyormuş!.. Ben de Ali’nin yakın dostu olduğumu zannediyordum... Heyhat! Değilmişim; alacağın olsun Ali!)
Göğe doğru kibirle yükselen beton kuleleri diken inşaatçısından, ovalara zehir boşaltan sanayicisine, birbirleriyle hormon ve cila yarıştıran siyasetçisinden, andıçlarla, psikolojik harple yol alan derin devlet kontrolündeki medyatörlerine kadar, hepiniz için şişmişlik, şişirilmişlik had safhada... Şişmişliğinizle kalsanız pek dert olmayacak belki... Ama kafanızdaki cilalı ve de hormonlu iktidar fikrinizin cilasının, hormonunun kaçmaması için, utanmazca, hayâsızca, dehşet bir kibirle ve edepsizce sizin dışınızdaki her şeye, herkese “atık” muamelesi yapıyorsunuz.
O atık gördüklerinizin üzerine boşalttığınız kötülüğün vebali çok ağır; olmayan vicdanınızda değil tabii, ama kaldığı kadarıyla aklınızda olsun...
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020