Gökhan BACIK
Küçüklüğünüzde tanıdığınız “kahramanlar” kişisel zihin haritanızı oluşturur. Bu sizin “bireysel vatanınızdır.”
Onların her birisinin ölüm haberi sizde o haritadan bir parçanın kopmasıdır. Sanki “yurdun bir parçasının kaybedilmesi” gibi üzülürsünüz. Kahramanın ölümü ile bir parça siz de ölürsünüz.
Muhammed Ali’nin ölümü benim de içinde olduğum bir jenerasyon için büyük bir kayıptır. Onunla birlikte kalabalık bir insan grubunun hayatından bir parça kopup gitti.
Muhammed Ali, Müslümanlar için bir semboldü. Ezilmiş, kaybetmiş, hiç bir şeyi olmayan Müslümanlar için kendi seslerini duyuran sembol. İşin üzücü bir tarafı da var: Müslümanlar için bütün semboller ve kahramanlar neredeyse Batı’da yetişmiş kişiler!
Ümmet kendi içinden bir Muhammed Ali çıkarabildi mi?
Son tahlilde Muhammed Ali, Amerikan toplumunun bir ürünü değil mi?
Türkiye’de Muhammed Ali’nin ölümü üzerine yazılanlara bakınca alla Turca bir bölünmenin olduğunu da görüyoruz. Muhammed mi? Ali mi? Kimileri için Muhammed Ali, İslam’ın bir sembolü kimileri içinse Vietnam’a gitmeyerek emperyalizme direnen birisi.
Onu İslamî kahraman olarak görenler vicdan itirazcılarına merhamet etmeye razı gelmez iken, onu bir anti-emperyalist olarak görenler dindarların bazı sıkıntılarını göremez.
Öte yandan Amerikan toplumunun düşüncesi, rengi ne olursa olsun bir kahramanın ölümüne verdiği tepkiye hayran kalmamak mümkün değil. Haber kanalları neredeyse saatlerce boksörün hayatını anlatıyor.
“Ölülerinizi hayırla yad edin” sanki bir Amerikan atasözü!
Bir süre önce eski ABD Başkanı Reagan’ın eşi Nancy Reagan ölmüştü. CNN’de saatlerce merhume hakkında yapılan yayını gıpta ile izlemiştim.
Bizim ölçülerimizle Muhammed Ali, Amerikan toplumunun ve devletinin değerleri ile kavga etmişti. Şimdi sadece ABD’de değil Londra’da bile gazete manşetlerinde onun resimleri var. Mezar başında son konuşmasını eski ABD Başkanı Clinton yapacak!
Peki biz, Türkler, Türk devleti kendisi ile böyle hesaplaşan birinin ölümü karşısında aynı etkileyici tavrı gösterebilir miyiz?
Amerikan toplumunun Ali’nin ölümüne tepkisi şunu söylüyor: Devlet ve toplum el ele birbirini büyüleyerek bir şeye inanabilir. Bir cesur insanın bunu eleştirmesi değerlidir. Çünkü en büyük hata en çok insanın katıldığı hatadır! Bir cesur muhalif insanları uykudan uyandırabilir!
O nedenle muhalife saygı göstermek gerekir! Toplum önce kızsa, tepki verse bile hayatını ve varlığını riske ederek konuşan muhalife değer vermelidir…
Halbuki bizde Ülkücüsü, Solcusu, Nurcusu, Komünisti her türlü muhalife “cüzzamlı” muamelesi yapılmıştır. Nazım Hikmet Rusya’da, Ahmet Kaya Fransa’da, Esad Coşan Avustralya’da mezarlarında yatmakta, Said Nursi’nin mezarı bile bilinmemektedir. Seyid Rıza’nın, İbrahim Kaypakkaya’nın ölümleri ise anlatılmayacak kadar trajiktir… Sokak ağzı ile “sağdan soldan” bütün cesur muhalifler ezilmiştir!
Beğenmesek de, kızsak da “hayatını ve rahatını” riske ederek toplumun tersi bir şey söyleyene saygı duymak gerekiyor! Muhammed Ali örneğinde ABD toplumu bize bu dersi veriyor. Eleştirilecek bütün yönlerine rağmen ABD’yi tartışılmaz süper güç yapan temel değerlerden birisi de belki budur.
“Marjinal” toplumun inandığı şeyleri sarsar, onlara başka bir yöne bakmalarını söyler. Bir açıdan hapiste yatan Hz. Yusuf peygamberle onlarca yıl hapis yatan Hikmet Kıvılcımlı aynı kaderi paylaşmıştır.
Muhammed Ali öldü. Allah rahmet eylesin. Allah “muhalif” duruşları ile doğru yanlış kendi samimi davaları için toplumlarını sarsmaya çalışmış bütün diğerlerinden de razı olsun.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2025
8.11.2025
1.11.2025
26.10.2025
19.10.2025
14.10.2025
4.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
1.09.2025