Gürbüz ÖZALTINLI
Bir önceki yazımda, “küresel güçlerin Türkiye’ye düşman ve PKK’nın da onların diledikleri gibi kullandıkları organik uzantısı” olduğunu düşünenlerden söz etmiştim. Bu bakışa göre, iktidar ne yaparsa yapsın PKK-PYD’nin çatışma stratejisini değiştiremezdi; yalnızlaşma mukadderdi!
Yazıyı kapatırken, bu düşüncenin siyasetin propagandasıyla manipüle edildiğini, politika denilen oyunun fıtratına aykırı bulduğumu ifade etmiştim.
Bu “fıtrat” meselesini açayım izninizle.
Kürtler dâhil her sosyolojinin profesyonel siyasetçilerinin aklı stratejik hedeflerinin gerçekleşmesi yönünde çalışır ve güç arar. Kiminle beraber hangi adımı attığında güç alanını genişletecekse oraya yönelir. Bu tür ayrılıkçı hareketlere dünyanın her yerinde “dış güçler” ilgi gösterir ve ayrılıkçılar da onlarla işbirliği yapar. Bunu“yeminli ajan” oldukları için değil, fayda gördükleri için seçerler. Bu fayda hesabında, sizin tercihiniz onlara rasyonel gelirse oyunu sizinle birlikte kurarlar…
Türkiye ile PKK-PYD’nin çatışması ideolojik ya da ahlaki nedenlere bağlanamaz. Evet, ideolojik ve ahlaki normlar düzleminde de her iki taraf birbirini kendisine uzak görebilir. Ama, her iki tarafın da işbirliği yapmaya çalıştığı güçlere baktığınızda, aynı farkların onlarla da olduğu ileri sürülebilir. Hem PKK-PYD ve hem de Türkiye’nin, karşılıklı olarak kendi yanlarına çekmeye çalıştıkları ABD, AB, Rusya ile ahlaki ve ideolojik bir uyum iddiası taşıdıklarını söyleyemeyiz. (Bu arada Doğu Perinçek ile “katil Esad” yönetiminin PYD sorunu ekseninde görüştüğü ve bu görüşmelerden hükümetin “haberdar” olduğu bilgisinin Perinçek ağzından basına yansıdığını hatırlatmak isterim.)
Sorun, politik çıkarlarla belirlenen stratejilerin uyum ya da uyumsuzluğu sorunudur. Gelinen noktada, her iki tarafın siyaset planları bırakın uyuşmayı,“beka” düzeyinde çatışmaktadır.
Dolayısıyla, her iki taraf da birbirlerinin planını etkisizleştirmek için “dış güçlerle”ittifak aramaktadırlar. Oysa bu planların uyuşma ihtimali öngörüldüğünde tarafların birbirine farklı davranabildiğini Barış Süreci bize gösterdi.
***
Türkiye, Barış Süreci’nde PKK’yı silahsız bir siyasete ve entegrasyona zorlayabileceğini düşünüyordu. Öcalan da, bu çizginin Ortadoğu’da bağımsız bir Kürt devleti hayalinden daha gerçekçi olduğunu açıkça savunuyordu.
Böyle bir gelişmenin kimi küresel güçleri rahatsız ettiğini düşünebiliriz. Bu doğaldır. Ancak, Suriye krizi hepimizin tanık olduğu yönde gelişip PKK-PYD’ye, Türkiye ile barışçı entegrasyonla kıyasladıklarında çok daha cazip gelen fırsatlar yaratmasaydı “dış güçlerin” süreci bozabilmeleri hiç kolay olmazdı. Elbette entrikalar, komplolar, kışkırtmalar olacaktı ve nitekim oldu da. Daha işin başında gerçekleşen Paris katliamını hatırlıyoruz.
PKK’nın ahlaken kabul edilemez şiddet çizgisine; totalitarizmine işaret edenler haksız değil. Bunun politik sorunu çözmeyi çok zorlaştırdığı da doğru. Fakat bu bir Ortadoğu gerçeği ve çok köklü kültürel, sosyolojik, tarihsel nedenleri var. Karşınızdaki verili yapıyı değiştirebilecek bir sihirli değneğe sahip değilsiniz. Politikanızı bunu baz alarak ve zararlı etkilerini minimize etmek üzerine kurmanız gerekir.
***
İdealler önemlidir. Fakat durmadan ideal olanı gösterip “kötü gerçeklikten”yakınarak yol alamazsınız. İdeali gözeterek gerçekliğe doğru en uygun müdahaleyi yapmanız gerekir. Bunun adı siyasettir. Hayat size, hiç de ideal olmayan bir güçle “kıyamete kadar savaşmak ve kaotik bir çürümeyi seçmek” ile“onunla kontrollü, dönüştürücü bir yakınlaşma; siyaset planlarını kazan-kazan yönünde uyuma zorlama” arasında bir seçim sunuyorsa gerisi sizin politik okumanıza ve iradenize kalmış demektir.
Başa dönersek…
“PKK dış güçlerin maşası” klişesi iç rahatlatıcı olabilir.
Fakat rasyonel siyasetin ne olması gerektiği sorusunu unutturur.
Eleştirel aklı öldürür…
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023