Hasan CEMAL
Sevgili tuhaf bakışlı adam;
Günaydın.
Bugün nasılsın?
Seni çok özledim.
Gürültülü patırtılı ama keyifli bir rakı sofrasının etrafında akşamları bağırıp çağrışacak insan artık tek tük kaldı.
Ya hapistesiniz ya sürgünde...
Sevgili tuhaf bakışlı adam;
Söyle bakalım!
Hayatta kim kendi hayatının efendisidir?..
Kim bilir, belki şimdi o bakışların biraz daha tuhaflaşmıştır.
Ya da sabah sabah bu da nerden çıktı, diye söyleniyor, bana bozuk atıyor olabilirsin.
Ama yine de sormak istiyorum.
Örneğin Başkan Trump kendi hayatının efendisi mi?
Ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi hayatına hükmettiğini söyleyebilir misin?
Başkan Trump şu sıralar Amerika'yı çıldırtmakla meşgul.
Müslümanlara Amerika'yı yasaklıyor!
Müslümanları düşman ilan ediyor, onları neredeyse doğuştan terörist ilan ediyor.
Bu gidişle yalnız Amerika'yı değil, başta Ortadoğu ve İslam âlemi olmak üzere bütün dünyayı birbirine sokacak, patlatacak bu adam.
Avrupa'daki müritleri de Trump sonrası iktidar koltuklarını ele geçirirlerse, dünyamız kendini büyük bir yangının içinde bulabilir.
The New York Times gazetesi dünkü başyazısında, Başkan Trump'ın Müslümanların Amerika'ya girişine ilişkin kararını tehlikeli ve korkakça diye niteliyordu.

Sevgili tuhaf bakışlı adam;
Kendi ülkesini, dünyayı ateşe atabilecek böyle bir insan, söyle Allah aşkına, Amerikan Başkanı bile olsa, hiç kendi hayatının efendisi olabilir mi?
Ya Tayyip Erdoğan?..
O da Türkiye'yi delirtmekle meşgul.
Trump nasıl Müslümanları düşman ilan ediyorsa, terörist ilan ediyorsa, Erdoğan da kendisi gibi düşünmeyenleri, kendisine muhalefet edenleri düşman ilan ediyor, terörist ilan ediyor.
Trump nasıl kendisine muhalif medyaya 'yeryüzündeki en haysiyetsiz şeyler' diye yükleniyorsa, Erdoğan da hapishaneleri kendisine biat etmeyen gazetecilerle dolduruyor.
Trump nasıl Amerika'yı kutuplaştırmaya, cephelere bölmeye başlıyorsa, Erdoğan da uzun zamandır bu yolda yürüyor, Türkiye'yi siyasal ve toplumsal açıdan düşman kamplara bölüyor.
Bunun içindir ki, Trump da, Erdoğan da kendi hayatlarının efendisi olamazlar.
Onlar öyle sanıyorlar.
Ama değiller.
Sürükleniyorlar.
Farkında değiller ama öyle.
Yönettiklerini sanıyorlar.
Ama öyle değil.
Her geçen gün bir meçhule doğru savruluyorlar.
Farkında değiller.
Bu çok tehlikeli bir sürükleniş.
Ya da bir savrulma hali...
Frenler patlıyor, kontrolsüz gidiyorlar.
Onun içindir ki:
Hem Trump'lı dünyanın, hem Erdoğan'lı Türkiye'nin hallerinden çok kaygı duyuyorum.
Hatta korkuyorum.

Sevgili tuhaf bakışlı adam;
Şimdi bazı sesler kulağıma çalınıyor:
Bu tuhaf bakışlı adam da kim, diye...
O adam, Ahmet Altan'dan başkası değil.
Ben ona tuhaf bakışlı adam derim.
Derinden bakar.
Simsiyah gür kaşlarının altından, iki karanlık çukurdan süzer adamı...
Tanımasan korkabilirsin.
Sevgili Ahmet kardeşim;
Bir kitap çalışması yapıyorum. Bunun için sağı solu karıştırıyorum, arşivimde dolaşıyorum.
Geçen gün Aktüel'den kestiğim senin bir yazına rastladım.
Bir tarihte, San Francisco'da bir gece vakti sarhoş bir orospu sana sormuş:
"Kim kendi hayatının efendisidir?"
Sen de oturup yazmışın yazını.
Yıllarca, San Franciscolu sarhoş bir orospudan kaptığım bir hastalık gibi o tuhaf sorudan hiç kurtulamadım, gençliğimin büyük bir kısmında rastladığım insanlara, "Acaba kendi hayatının efendisi mi?" diye baktım.
"Kim kendi hayatının efendisidir" diye sordum.
Hayatını yalnızca kendi istekleriyle yaşayabilen, kaderine ve geleceğine hükmedebilen kim vardı, kim, "hayatımı kendi isteklerimle biçimlendirdim" diyebiliyordu.
Kaç isteğimiz gerçekleşmeden kalmıştı, kaç isteğimizden gizlice vazgeçmiştik, geride kalan yıllarda kaç gerçekleşmemiş istek boynu bükük bir halde terkedilmişti.
Başka hangi isteklerimizden vazgeçecektik?
Ne diye kendi isteklerimizi gerçekleştiremiyor, hayatımızın efendisi olamıyorduk?
Ve eğer hayatımızın efendisi biz değilsek, kimdi?
Sevgili Ahmet;
Trump da, Erdoğan da kendi hayatlarının efendileri değildir.
Ama biz kendi hayatımızın efendisiyiz.
Evet öyle.
Çünkü savunduğumuz değerler var.
Özgürlük...
Hukuk...
İnsan hakları...
Barış...
Demokrasi...
Bu değerleri Trump ve Erdoğan gibilerine karşı savunduğumuz içindir ki, biz varız, biz hayatımızın efendisiyiz, onlar değil.
Kendine iyi bak sevgili kardeşim, seni gerçekten özledim.
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024