Hasan CEMAL
MEHMET ALTAN’IN STAR’DA YAYIMLANMAYAN YAZISI BUGÜN KÖŞEMDE...
Denktaş’ın cenaze törenini izlerken acaba siyasal jargonumuza Ankaralılaşmak’ın yanı sıra bir de Denktaşlaşmak kelimesini mi eklesek diye düşündüm... İnsani bir uğurlama, siyaseten hâlâ Türkiye’yi veKKTC’yi çok zor duruma sokan bir siyaset anlayışını yüceleştiren bir seremoniye dönünce, insan doğrusu zaman içinde gelinen noktayı sorguluyor.
Bugün köşemi Mehmet Altan’a bırakıyorum. Star gazetesi önceki gün sevgili Mehmet’in Denktaşlaşmak başlığını taşıyan yazısını yayınlamayı reddetti ve onunla yollarını ayırdı.
Bu yakınlarda Ece Temelkuran... Daha önce Banu Güven, Can Dündar, Ruşen Çakır... Nedim Şener, Ahmet Şık’la birlikte hapse düşmüş sayısız meslektaşım...
Gazeteci milleti gerçekten zor bir dönemden geçiyor. Eleştirel seslere ve farklılıklara tahammül gitgide azalıyor.
Maalesef öyle.
* * *
Denktaşlaşmak...
Mehmet Altan
Denktaş’ın cenaze törenini izlerken, daha sonra epey yaygınlaşan Ankaralılaşmak sözcüğünü ilk kullandığım zamanı hatırladım.
Rauf Denktaş’ın defnedilme sürecinin çoğu mecrada Özel Harp güzellemesine döndüğünü, çözümsüzlük çözümdür siyasetinin feraset olarak sunulduğunu görünce, acaba siyasal jargonumuza Ankaralılaşmak’ın yanı sıra bir de Denktaşlaşmak kelimesini mi eklesek diye düşündüm...
Siyaseten Denktaşlaşmak ne demek?
Aslında bunu KKTC’nin bugünkü hali tanımlıyor... Tek parti anlayışıyla kendi halkımıza AB ÜyesiKıbrıs Cumhuriyet’ini hâlâ Güney Kıbrıs Rum Kesimi diye takdim etmeye devam ediyoruz...
Halbuki yerkürede KKTC’yı tanıyan tek bir ülke var, o da Türkiye...
KKTC’nın bu duruma düşmesinin ise tek bir nedeni var, Özel Harp destekli Denktaşlaşma anlayışıdır.
Türkiye ve KKTC’ya büyük avantajlar sağlayan ve Ak Parti iktidarının da en değerli ve önemli hamlelerinden birini yaparak desteklediği Annan Planı, Rauf Denktaş yüzünden saha dışına atıldı...
Ve KKTC, dünyaca tanınan AB üyesi bir konuma rahatlıkla yükselebilecekken, yediği çelme ile Korsan Ada kimliğinde takılı kaldı...
Bu vesileyle, bir önceki Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın “Kıbrıs sorunu yüzde 70 gayri menkul sorunudur” dediğini de anımsatayım...
Özetle, “Çözümsüzlük çözümdür” anlayışı henüz dört başı mamur bir şekilde deşilmedi...
İnsani bir uğurlama, siyaseten hâlâ Türkiye’yi ve KKTC’yi çok zor duruma sokan bir siyaset anlayışını yüceleştiren bir seremoniye dönünce, insan doğrusu zaman içinde gelinen noktayı sorguluyor...
Ve “siyaseten Denktaşlaşma” endişesini dile getiriyor.
Neden insan değil de devlet daha önemli? Zaten devletin amacı insanını çok daha iyi yaşatmak değil mi?
KKTC, insana değil de “Özel Harp Dairesi’ne” bağlı bir anlayışa önem verdiği için bugün hukuksal kimliğinin kimsenin tanımadığı, merhum Denktaş’ın torunu da dahil vatandaşlarının ezici bir kısmının Kıbrıs Cumhuriyet’i vatandaşı kimliğiyle AB üyeliğini tercih ettiği bir yer haline geldi.
Üstelik, bugün AB müzakere sürecinde tıkanan azımsanmayacak dosya sayısı da, daha önceleri çok daha detaylı bir şekilde anlattığım Şükrü Sina Gürel’in ‘Denktaşlaşmış’ anlayışının sonucudur.
*
Öte yandan, işine ve özerkliğine özen göstermenin şimdilerde huzursuzluk doğurduğunun çok farkındayım.
Ancak, bu huzursuzlukların bana yansıyan kısmını, benim hiç çekinmeden açıkça her yerde ve her defasında anlatacak bir fıtrattan geldiğimi bilmezden gelenler olduğu gibi, azalan yazı günlerimi bir özgürlük meselesi olarak görmek yerine, gazete ile aramda ihtilaf çıkması gibi çok tâli bir neticeye ulaşmak amacıyla saptıranlara da rastlıyorum.
Denktaşlaşma eğilimlerinin fazlasıyla kıpırdadığı günümüzde herkes rahat olsun, sorunları herkese, her zaman açıkça söylerim, kimse durumdan vazife çıkarmasın...
Bu tür yorumlardan rahatsızlık duyanlar var ise, onlar da üçüncü şahısların yorumlarına gösterdikleri hassasiyeti biraz da etraflarına göstersinler...
Denktaşlaşma türü bir kelimenin zihinlere düştüğü ortamlarda kabalaşmayalım, hoyratlaşmayalım ki, fırsatçıların pek sevdiği peynir fareliği de ivme kazanmasın.
Yazıyı bitirirken Hrant Dink davasının sonucu beş yıl sonra nihayet belli oldu, meğer kahvede pişpirik oynayan çocuklar kendi kafalarına göre Hrant’ı öldürmüşler...
Bu karar isabetliyse, Hrant’ı hedef gösteren ve mahkeme sırasında ona bozuk para atarak taciz eden generali de, tüm diğer Ergenekon sanıklarını da serbest bırakalım...
Katille resim çektiren ve idari ve hukuki soruşturmanın dokunmadığı askeri personeli de tamamen unutalım...
Benim anladığım Ergenekon, Uludere’den sonra ikinci golü de attı... Ancak bu golde kendisine her bir yandan destek verildiği de açık.
Yeni Türkiye derken herhalde kastedilen bu değildi.
İsyan ediyorum!
Bazen hukuktu, yasaydı, usuldü, vız gelir tırıs gider.
İsyan edersin.
Öyle zaman olur ki vicdanları, göz önündeki çıplak gerçekleri, insanların adalet duygusunu hiçe sayan bir yargı kararına karşı isyan etmekten başka çaren kalmaz.
Hrant kararı da öyle.
Ben de isyan ediyorum.
Göz göre göre geliyorum diyen bir siyasal cinayetin üstündeki kanlı perde kaldırılmak istenmiyor.
Trabzon jandarmasıyla emniyeti, İstanbul valiliğiyle emniyeti cinayetin nasıl adım adım geldiğini bilmelerine rağmen gözlerini kapatıyorlar.
Siyasal iktidar ağırlığını koymuyor.
Bu duyarsızlık neden?
Kökleri devletin içlerine giden bu Ermeni düşmanlığıyla, bu Kürt düşmanlığıyla, bu Alevidüşmanlığıyla, bu birey düşmanlığıyla ve devletin bir bütün olarak bu hoyratlığıyla Türkiye’ye ne doğru dürüst demokrasi gelir, ne de hukukun üstünlüğü...
Mehmet Altan’ın Star’da yayımlanmayan yazısında dediği gibi:
‘Yeni Türkiye’ derken herhalde kastedilen bu değildi.
Unutmayın!
Bugün öğle vakti saat tam 1’de, Taksim’den Agos’a yürüyelim ve sessiz çığlığımızı Sevgili Hrant’a, herkese duyuralım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024