İbrahim Karagül
15 Temmuz'un intikamını alıyorlar! Tanklarla, toplarla dize getiremedikleri, iç savaşa sürükleyemedikleri, ülkemizin büyük dönüşümünü durduramadıkları, Türkiye'nin gücünü hissettikleri için saldırıyorlar.
Sindirememenin, teslim alamamanın, imha edememenin hırçınlığıile saldırıyorlar. İçerideki terör aygıtlarıyla başlattıkları savaşı kaybettikleri için, istihbarat aparatları zayıfladığı için, yeni operasyon yürütemedikleri için çılgına dönüyorlar. Artık FETÖ üzerinden, PKK/PYD üzerinden, yönettikleri STK'lar üzerinden, sermayeoperasyonları üzerinden oyun kuramadıkları için saldırıyorlar.
Yenildiler, kıskandılar, hırçınlaştılar
Aslında bu, bir saldırı değil, savunma.. İstanbul'da, Ankara'da, meydanlarımızda, sokaklarımızda vuramadıkları için kendi ülkelerinde, topraklarında, şehirlerinde savunmaya geçtiler. Artık Amsterdam'da, Rotterdam'da, Düsseldorf'ta, Zürih'te savunma hatları oluşturuyorlar.
Bu; kaybedişin, tükenmişliğin, çaresizliğin, o bileği bükememenin verdiği hazımsızlıktır. Türkiye büyürken, yükselirken onların çöküşe geçmesinin verdiği kıskançlıktır. Avrupa başkentleri eskirken, küflenirken, Türkiye'nin yıldızlaşmasına, parlak bir geleceğe bayrak açmasına duyulan öfkedir.
Yüz yıllık mücadele, bir büyük hesaplaşma bu..
Türkiye karşısında küçük düşmenin, ezikliğin, iki paralık oluşun hezeyanıdır. Vesayetçi efendiler iken artık adam yerine konulmamanın, hiçe sayılmanın, alaya alınmanın verdiği huzursuzluktur.
En uç söylemlerle, en uç davranışlarla gizlemeye çalıştıkları, taşkınlıklarla örtmeye çalıştıkları bu yenilgidir.
Yüz yıl sonra, bu topraklarda başlayan büyük tarih yürüyüşünü durdurmak için küresel ölçekte bir cephe kuruldu, çokuluslu müdahaleler, saldırılar yapıldı. Sokak teröründen istihbarat operasyonuna, etnik terörden muhafazakar kimlikli terör örgütlerine kadar her türlü silah kullanıldı. Bu büyük hesapların hepsi, Anadolu insanının tarihi kimliğine, dirayetine, büyük hedeflerine çarpıp un ufak oldu.
Taşeronlar başaramadı, kendileri sahaya indi..
En son 15 Temmuz'da işgali ve iç savaşı denediler, rezil oldular. Siyasi tarihin görmediği ölçüde destansı bir direniş o çokuluslu cepheyi şoka uğrattı. Bu ülkeye karşı oyun kurmanın ağır bedelini hissetmeye başladılar. Fiyaskodan hemen sonra bütün istihbarat, terör aparatlarını ABD'de, Almanya'da, Avrupa şehirlerinde korumaya aldılar.
FETÖ üyeleri, PKK üyeleri, DHKP-C mensupları başaramayınca ana aktörler, oyun kurucular sahaya indi. Açıktan Türkiye düşmanlığına başladı. 1990'larda ”İslam düşmanlığı” tezini dünya genelinde siyasi söyleme, doktrine dönüştüren ve bütün güvenlik stratejilerini bu yeni “tehdit”e göre formatlayan çevreler, bu sefer “Türkiye düşmanlığı”üzerinden yeni bir operasyon başlattı. Avrupa genelinde Türkiye düşmanlığı tezini işlemeye, Batı kapılarını bu ülkeye kapatmaya girişti.
21. yüzyılın ilk faşist yönetimi tescil edildi
Hollanda'nın, bütün diplomatik teamülleri hiçe sayarak, Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya gösterdiği davranış, oradaki vatandaşlarımıza uyguladığı şiddet, bütün çirkinliklerin ötesinde bir Avrupa ortak aklının yansımasıdır. Sadece Çarşamba günü yapılacak seçim ya da Hollanda içi siyasi hesapların ürünü değildir. Burada Hollanda tetikçidir, ilk kurşunu sıkandır. Avrupa'yı rehin almaya başlayan faşizm dalgasının ilk açık zaferidir. O gece, Hollanda 21. Yüzyılın ilk faşist devleti olarak tescil edilmiştir.
Avrupa kerdi içinde çatışacak
Avrupa Birliği'nin çöküşü, aşırı sağın yükselişi, Atlantik'in Doğu kıyılarını teslim alan ırkçı dalga, çok yakında Avrupa'da başka ülkeleri de ele geçirecek, yeni ırkçı yönetimler kurulacak. İşte bu faşizm dalgası İslam düşmanlığı üzerinden, Türkiye düşmanlığı üzerinden güç kazanıyor, bu düşmanlık tezini kullanarak alan genişletiyor.
Burada kaybedecek olan Avrupa'nın kendisidir. Türkiye'ye yapabilecekleri hiçbir şey yok ama bu dalga Avrupa içi keskin kamplaşmalara, düşmanlıklara yol açacak, Avrupa içi çatışmaları tetikleyecek.
Türkiye'yi çevreleme planları boşa çıkacak
Ama biz bu düşmanlığın, çevrelemenin Türkiye tarafıylailgileniyoruz. Yakında Avusturya ya da bazı Avrupa devletleri birer Hollanda olacak. Azılı Türkiye düşmanı olacak. Böylece hem içerideki Müslümanlardan kurtulmayı, hem yükselen Türkiye'yi durdurmayı deneyecek hem de faşist yönetimlerin kurulabilmesiiçin Avrupa toplumlarına bir düşman sunmuş olacaklar.
Dikkat edin Kuzey Suriye'deki çevreleme, kuşatma planıyla Arap/İslam dünyasına açılan bütün kapıları kapatılmak istenen Türkiye'nin, Avrupa'da beslenen düşmanlık tezi üzerinden de Batı kapılarına kalın duvarlar örülmeye çalışılıyor. Bu da, kuşatmanın küresel bir proje olduğunu, 21. Yüzyıla yayılacağını, Birinci Dünya Savaşı dönemi hesaplaşmasının devam ettiğini gösteriyor. Ama Türkiye yükselen ülke ve bu projelerin hiçbirisi başarılı olamayacak.
16 Nisan Cephesi, bir Haçlı Cephesi
Bu yüzden Hollanda'da gördüğümüz rezillik bir büyük projedir. Gezi olaylarından bu yana devam eden, 15 Temmuz'da zirveyi gören saldırılara yeni bir halka ekleniyor demektir. Bir 16 Nisan Cephesi Avrupa'da kurulmuş, bütün terör örgütleri, içerideki dar muhalif çevreleryeniden tek çatı altında toplanmış, referandumu sabote etmek için yaygın bir savaş başlatılmış demektir.
Bu cepheye dikkat edin. Avrupa'dan ve güneyimizden yeni tehditler inşa ediliyor, doğrudan referandumu hedef alan saldırılar planlanıyor. “Evet” çıkmasının Türkiye'deki büyük dönüşümün en kritik aşamalarından biri olduğunu, 17 Nisan'dan itibaren Türkiye'yi durdurmanın mümkün olamayacağını bütün dünya biliyor, bir tür Haçlı Cephesi karşımıza dikiliyor.
16 Nisan'a kadar teyakkuzda olun..
Bu aşamadan sonra referandum bir milli seferberlik konusudur. Türkiye ekseni ya da Türkiye karşıtı cephe, hangisine ait hissettiğimizle ilgili bir durumdur. Bütün siyasi kimliklerimizin üstünde bir Türkiye mücadelesidir. Bütün Avrupa'nın, terör örgütlerinin, Türkiye düşmanlarının “Hayır” cephesinde harıl harıl çalışması kör olanların bile gözlerini açmaya yeterlidir.
Şimdi bu cephe, 16 Nisan öncesi başka tertiplere girecektir. Şaşırtıcı müdahaleler yapacak, referandumu sabote etmeye, “hayır” çıkmasını sağlamaya çalışacaktır. 15 Temmuz süreci devam etmektedir, müdahale devam etmektedir, alçakça hazırlıklar devam etmektedir.
Herkesin teyakkuzda olması, 15 Temmuz ruhu ile tetikte olması gerekmektedir. Sadece Hollanda'da gördüğümüz örnek bile ne büyük bir mücadele verdiğimizin göstergesidir.
Biz buna “Acımasız Mücadele” demiştik. Her saldırı bu mücadele yöntemiyle boşa çıkarıldı, yine öyle olacak. Yine başaramayacaklar, milletimiz büyük yürüyüşüne devam edecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021