İbrahim Karagül
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya lideri Putin ile bugün Moskova’da bir kez daha bir araya gelecek. FETÖ üzerinden servis edilen, Türkiye ile Rusya arasında muhtemel yakınlaşmayı engellemeyi amaçlayan, hatta savaşa kadar uzanabilecek “Uçak Krizi”nin aşılmasından bu yana şaşırtıcı gelişmeler oldu. Bu gelişmeler bölgesel denklemi de sarstı, Türkiye’nin bölge ve küre ilişkilerini de derinden etkiledi.
İki ülke, Suriye savaşının başladığı günden bu yana en somut adımları atabildi, savaşı planlayanların ellerini boşa çıkarabildi. Suriye üzerinden harita hesapları yapanlar, Suriye üzerinden Türkiye’yi çevrelemek isteyenler, terör kartı ile büyük bölgeye tuzaklar kuranlar, en önemlisi de “Türkiye’yi durdurma” senaryosunun bir ayağını Suriye’den yürütenler çok ciddi boşluğa düştü.
Savaşı Suriye’den Türkiye’ye taşımak istediler. Hesap buydu
İdlib meselesi ve Afrin operasyonu dahil, Türkiye’nin bölgesel kaygılarını hafifletecek bütün girişimler Erdoğan-Putin zirveleriyle somutlaştı ve sahaya yansıtıldı. Türkiye’nin bir güç olarak öne çıkması, Atlantik çevresi, dünyanın yeni yükselen ve merkez güçleriyle kurduğu karmaşık ilişkiler ağını yürütebilme yeteneği ile birebir ilgiliydi. Rusya ile ilişkiler bu anlamda Türkiye’nin elini güçlendirdi, güneyden gelen tehditleri hafifletmesinde çok ciddi rol oynadı.
Suriye savaşı Suriyelilerle ilgili, Şam rejimiyle ilgili bir savaş değildi. 1991 Körfez Savaşı’ndan beri devam eden bölgesel planlamanın parçasıydı. 2003 Irak işgali bunun en önemli adımıydı. Ardından başlatılan Suriye krizi, savaşı Türkiye’ye taşımanın en önemli adımıydı. Bütün bunlar Türkiye’nin yanılgılarıyla, zorlanmasıyla, içeriden meşruiyet kazandırma projeleriyle yürütüldü.
Türkiye için en büyük tehdit Atlantik ekseninden geliyor! Bizi PKK ve DEAŞ’la vurdular..
Türkiye Antlantik İttifakı’nın en önemli üyelerinden biriydi ve bölgesel ana cephesi ve gücüydü. Ama zamanla bu ittifakın bölgesel tasarruflarının Türkiye için en büyük ve en yakın tehdit haline geldiğini gördük. Irak savaşından sonra bunu hissettik. Suriye savaşından sonra asıl hesabın bu ülkeyi parçalayıp yeni bölge haritası olduğunu anladık.
Bu haritanın Türkiye’yi de içine aldığı netleşti. Müttefiklerimizin DEAŞ ve PKK ile ülkemizi vurması, sınırımızın güneyinde yüzlerce kilometrelik “Türkiye Cephesi” kurması, bunu bütün pervasızlıkla ve açıklıkla yapması, Türkiye’nin güvenlik önceliklerini yeniden düşünmesine ve belirlemesine yol açtı.
Rusya ile soğukluk istiyorlar
İşte ülkemizin bu tehditleri savuşturmasında Rusya ile yakınlık etkili oldu. ABD’ye, İsrail’e ve bölgedeki müttefiklerine kaysaydık, Fırat Kalkanı, Afrin müdahalesi, İdlib operasyonu mümkün olmayacaktı. Türkiye’deki baskın ABD lobiciliği zihinleri ne kadar bulandırırsa bulandırsın, Erdoğan-Putin’in yakın anlayışı, Türkiye’nin güvenlik kaygıları için en önemli süreçtir, en belirgin sonuçlar bu görüşmelerde alınmıştır.
Şimdi Trump’ın “çekilme” açıklamasından sonra yeni bir durum oluştu. ABD yerleşik sistemi, İsrail ve bazı bölge ülkeleri, içeride bazı çevrelerle birlikte, bu çekilmeye sulandırmak, etkisizleştirmek için olağanüstü bir gayret sarfediyor. Bunu yaparken de, fırsatı kullanıp, Türkiye-Rusya arasında yeni bir soğukluk oluşturmaya, yarın ABD’den yeni bir darbe gelince de, Rusya ile iletişimin işlemez hale gelmesi için ortam oluşturmaya çalışıyor.
Erdoğan-Putin, bölgenin geleceği için güvencedir…
ABD Suriye konusunda Türkiye’ye hiçbir taahhüdünü yerine getirmedi. ABD, bu bölgede Türkiye’yi vuran, tehdit eden her tasarrufun başındadır. Yine öyle olacak, Münbiç ve Fırat’ın Doğu’sundaki tehditlerin ortadan kaldırılması için hiçbir yardımı dokunmayacak. Tam aksine zarar vermeye devam edecek. Şu anki bütün manevralar yeni bir oyalama taktiğinden başka bir şey olmadığını da yakında göreceğiz.
Ankara-Moskova arasındaki güvenin güçlü tutulması bizim için esastır. Erdoğan-Putin bu bölgede bütün düğümleri çözecek iki liderdir. Sadece Suriye’de değil, diğer bölgesel konularda da somut sonuç alabilecek iki lider. Bu yüzden Erdoğan’ın Moskova ziyareti çok önemli. Özellikle de ABD ile yeni süreç işletilirken.
Hiçbir hesap bunun üstünde değildir..
Sanırım sadece biz değil, Batı dünyası da buradaki eğilimi yakından izliyor olacak. Zira alınan kararlar doğrudan sahaya yansıtılacak.
Kim; “ABD ile ilişkilerimiz düzeldi, artık Rusya’ya ihtiyacımız yok” diyorsa, bilin ki onlar, yarın Türkiye’nin başına çorap örecek yeni planlamanın parçasıdır. Önceliğimiz Türkiye’nin güney sınırlarıdır. Esas olan budur ve hiçbir bölgesel hesap, hiçbir iç politik amaç bunun üstünde değildir. Bakalım yarın ne olacak? Biz de Moskova’dan izleyeceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021