İbrahim Kiras
15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümleri “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” adıyla resmîleşti. Bu “resmî gün” vesilesiyle milletin kahramanca direnişi ve şehitlerimizin fedakarlığı her yıl hürmetle anılıyor... Buraya kadar gayet güzel… Peki, milletin gerçekten birlik içinde gösterdiği direniş sayesinde bertaraf edildiği söylenen darbe kalkışmasının yıldönümlerini gerçekten “milli birlik günü” haline getirebildik mi?
Bu yılki 15 Temmuz törenlerine, bu yıldönümü vesilesiyle yapılan açıklamalara bakılırsa bunu söylemek zor. Aslında 15 Temmuz’un hemen ardından birdenbire değişen bir siyasi ve toplumsal atmosfer söz konusu milletin topyekûn direnişinin milli birlik vesilesine tahvil edilemeyişinde... Bu yılki anmalarda da geçtiğimiz yıllardaki sorumsuz tutumun tekrarlandığını ve hatta konunun seçim sathımailinde kullanışlı bir araca dönüştürülmeye çalışıldığını teessürle görmekteyiz.
Bu bakımdan bu yılın 15 temmuzunda da önceki yıllarda dile getirilenlerden farklı yeni bir şey söyleyebilecek durumda değiliz. Dolayısıyla ben de müsaadenizle üç yıl önceki 15 Temmuz’da söylediklerimi yeniden hatırlatmak istiyorum:
***
Bizim tarihimizde namlusunu doğrudan millete çeviren ilk ve tek darbe girişimi olan 15 Temmuz, bu bakımdan, maruz kaldığımız darbelerin en kötüsü, en iğrenci, en menfuru. Bu yönüyle milletin bütünü tarafından anında reddedilen, lanetlenen bir girişim...
O gece sokaklara, meydanlara çıkan yüzbinler içinde de her siyasi görüşten insan vardı. İhanet çetesinin devletin uçaklarını kullanarak üzerine bomba yağdırdığı “Gazi Meclis”te darbeye karşı direnen milletvekillerimiz arasında da her partinin temsilcisi vardı. 15 Temmuz darbe girişiminin “Türk milletinin topyekûn direnişi sayesinde bertaraf edildiğini” boşuna söylemiyoruz.
Ne var ki birçok konuda olduğu gibi 15 Temmuz direnişine sahip çıkma konusunda da siyasi kaygılarla hareket edenler yok değil. Milletin bütününe mal edilmesi gereken direniş şerefinin şu veya bu kesimin uhdesine hasredilmesi hem gerçeğe, hakka ve adalete uygun değildir hem de milleti birleştirecek bir faktörün milleti ayrıştırma vesilesi yapılması çok tehlikelidir. 15 Temmuz direnişini milli birliğin tutkalı yapmak yerine ayrım yerlerimizi derinleştirmek için kullanmak vatanseverlik değildir.
15 Temmuz darbe girişiminin bertaraf edilmesinin ardından oluşan toplumsal havayı hatırlayalım… Aralarındaki parti farkını unutan her kesimden insanın omuz omuza demokrasi nöbeti tuttuğu günleri… Bütün siyasi partilerin katılımıyla düzenlenen Yenikapı Mitinginde ortaya konulan birlik tablosunu… Yenikapı’ya girerken parti, mezhep, ideoloji, etnik köken elbiselerini vestiyere bırakan “millet”i...
Adını KARAR’ın o günkü manşetinden alan “Yenikapı Ruhu” ne yazık ki sürdürülemedi… Siyasi ayrışmalar kısa zamanda yeniden gündeme geldi. AK Partili vatandaşların Yenikapı Mitingindeki konuşmasını memnuniyetle ve coşkuyla alkışladığı Kılıçdaroğlu’nun darbe gecesi havaalanında cumhurbaşkanını karşılayacağı yerde gelişmeleri televizyondan takip ettiği gündeme getirildi, “millet” direnirken “CHP’liler”in ATM kuyruğuna girdiği vs. söylenmeye başlandı…
Darbe karşıtlığının ve 15 Temmuz direnişinin şerefine ortak edilmediklerini gören CHP’liler de darbe sonrasının bazı uygulamaları bağlamında siyasi iktidarın darbe girişimini fırsata çevirdiğini, hatta darbe girişiminin de danışıklı dövüş veya tiyatro olduğunu söylemeye başladılar.
Hasılıkelam, “millet” olmaya çok da hevesli olmadığımız ortaya çıktı.
***
Aşağıdaki satırlar ise darbe kalkışmasının ilk yıldönümünde, 2017’de kaleme alınmış bir başka yazıdan:
Sinsi ve habis Fetullah organizasyonu Türkiye’nin başına gelmiş en büyük bela. Bundan hiç kimsenin en ufak şüphesi olmaması lazım. Dolayısıyla bu karanlık yapıya karşı mücadele bütün güçlüklere ve özellikle dış dünyaya kendimizi anlatmanın zorluklarına rağmen kararlılıkla sürdürülmek zorunda. Ne var ki bugünün konjonktüründe FETÖ’cü suçlaması bir insanın üzerine yapıştırılabilecek en ağır damga olduğu için siyasi ve ticari rakiplerini etkisizleştirmek için bu çamuru silah olarak kullanabilen ahlak yoksunları az değil maalesef. Kişisel çıkarları için FETÖ silahını gözlerini kırpmadan ateşleyebilen bu alçakların birçoğunun geçmişte söz konusu yapının yanında veya içinde yer aldıkları da vakıa.
Oysa söz konusu karanlık yapının devlet ve toplum hayatı için oluşturduğu riskleri 7 Şubat 2012’den önce dile getirebilen çok az kişi vardı. O günlerde FETÖ henüz yüzündeki maskeyi çıkarmadığından siyasi iktidarın himayesi altında olduğu için ve kriminal faaliyetleri pek su yüzüne çıkmamış olduğundan sözünü ettiğim uyarılar mümkün olduğu kadar üstü kapalı veya diplomatik bir dille dolambaçlı yollardan ifade ediliyordu. Buna rağmen bizim gibiler o dönemde tehlikeyi işaret ettikçe, “hükümetle cemaat arasında fitne çıkarmaya çalışmakla” suçlanıyorduk.
MİT krizinden sonra durum biraz daha netleşti ve eleştiriler nispeten daha açık yapılmaya başlandı. Sayımız da arttı. 17-25 Aralık sürecinden sonra artık saflar iyice ayrışmış bulunuyordu. 15 Temmuz’un ise tabiri caizse tövbe kapılarının kapandığı tarih olduğu tartışma götürmez bir hakikat.
Bugün gelinen noktada FETÖ’nün ihanetinden, karanlık ilişkilerinden, hırsızlıklarından, cinayetlerinden bahsetmenin fazlaca bir kahramanlık değeri kalmadı. Çünkü artık FETÖ ile mücadele bir devlet politikası. Dolayısıyla kişilerin ve kurumların bu doğrultuda hareket ediyormuş gibi görünmekten zarar görmesi söz konusu değil. İşin fayda kısmı da midesi kabul edenler için doğal bir sonuç...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026