İbrahim Kiras
Türkiye’de sağ seçmenin oranı yüzde 70, sol seçmenin oranı yüzde 30 civarında kabul edilir. Bir başka hesapla her üç seçmenin ikisi sağ partilere, biri sol partilere oy veriyor. Bazı partilerin sağda mı yoksa solda mı olduğuna ilişkin tartışmalardan dolayı söz konusu oranlar zaman zaman bir miktar değişkenlik gösterse de işin esası değişmiyor.
AK Parti’yi bunca yıldır iktidarda tutan seçmen kesimi bu. İsmet Paşa’nın “Ortanın solundayız” dediği günden bu yana CHP de geri kalan yüzde otuzluk kesimin desteğini almak ve elde tutmak için uğraş verdi hep. Ana muhalefet partisi ancak son yıllarda bu yüzde otuzun fazlasına talip olması gerektiğinin farkına varmış görünüyor.
Öte taraftan, bugün AK Parti ciddi bir iktidar yorgunluğu yaşıyor. Bilhassa tek adam yönetimine geçtikten sonra sergilenen yanlış uygulamalar, isabetsiz kararlar, akıl dışı politikalar, yani özetle kötü yönetim seçmeni kızdırdı.
İki ay önce gerçekleşen yerel seçimin ardından ise AK Parti’nin bir dönem daha iktidar olma şansının kalmadığı düşüncesi kamuoyuna hakim oldu. Bugünkü şartlar çerçevesinde bakıldığında bunun aksini düşünmek rasyonel bir yaklaşım olmaz zaten. Bir iktidar değişimi ihtimali her zamankinden daha fazla artık.
Ancak seçmenin üçte ikisinin sağ partilere oy verme eğilimi taşıdığı bir ülkede iktidar olmanın yolu belli demektir. Sağda bir boşluk oluşması ve bu boşluğun doldurulması gerekir.
Kim ne derse desin mevcut iktidarın sağında bir alternatif oluşmadı. “Eski AK Partililer” olarak etiketlenen Gelecek ve DEVA kadroları eski partilerinin tabanını harekete geçiremediler. Ciddi bir oy potansiyeli yakalamış olan İYİ Parti ise tabiri caizse harakiri yaparak kendi kendisini oyundan çekti.
Buna karşılık CHP özellikle 2019’dan bu yana hem dilini revize etmesi hem de milliyetçi/muhafazakar seçmenin “oy vermekten imtina etmeyeceği” profildeki adaylar göstermesi sayesinde “sağda oluşmakta olan boşluğa doğru” bir hareketlilik içinde.
Peki ama ortanın solundaki parti ortanın sağını da kolayca işgal edebilir mi?
Evet, CHP son yerel seçimde büyük bir başarıya imza attı. Evet, AK Parti görülmemiş bir hezimet yaşadı. Evet, seçmen her iki partiye de birer mesaj verdi. Birine olumlu, birine olumsuz. Birine ödül, birine ceza.
Bunlar doğru. Ancak aşağı yukarı aynı şartlarda yapılmış olan son cumhurbaşkanlığı seçiminin mesajı da halen geçerliğini kaybetmiş değil. O mesaj özetle “Ne olursa olsun siyasetin ekseni sağda kalmalı” iradesini yansıtıyordu.
Bunun anlamı kimilerinin düşündüğü gibi “Türkiye’de iktidar olmanın kapısı CHP’ye ebediyen kapalı” demek mi? Elbette hayır. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere en önemli merkezlerde yerel iktidarı aldığı gibi genel iktidarı da alabilir bu parti. Siyaset dilinin ve aday profilinin sağ seçmeni ürkütmemesi yeterli şimdilik.
Mevcut iktidarın karnesinde mucize kabilinden bir düzelme olmadığı takdirde AK Parti adayının karşısında bir CHP’linin cumhurbaşkanı seçilmesi tabii ki mümkün. Geçen sefer iç çekişmeler yüzünden kaçırılan fırsat bu sefer pekala yakalanabilir.
Ancak böyle bir durumda da AK Parti’nin dağılıp gitmesi beklenmemeli. Muhtemel bir CHP iktidarında da siyasetin sağ kanadında güçlü bir muhalefete ihtiyaç olacak. Çünkü bizde -bütün dünyada olduğu gibi- “iki ana parti” işleyişi var. Sağda ve solda birer merkez bunlar.
Yeni bir partinin ortaya çıkıp bu iki merkezden birine oturabilmesi olağanüstü şartlarda mümkün olabiliyor ancak. Mamafih her anlamda olağanüstü olan şartlara rağmen son cumhurbaşkanlığı seçimi siyaset yelpazesinin sağ tarafında AK Parti’nin alternatifinin bulunmadığını gösterdi. Buna rağmen iktidar yorgunu partinin kendisini toparlaması çok düşük bir ihtimal. Toparlayabilse şimdiye kadar çoktan toparlardı.
Gelgelelim sağdaki “ana parti”nin artık ana muhalefet partisi olacağı bir tablonun teşkili paradoksal biçimde CHP’nin de iyice sağa açılması şartıyla mümkün olabilecek.
Böyle bir tabloda ise bu kez soldaki boşluğun doldurulması zorunluluğu karşımıza çıkabilir. O boşluğu kim nasıl dolduracak? Bunu da düşünelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026