İbrahim Kiras
Sosyal medyada başıboşluk var mı? Maalesef doğası gereği var. Birbirinden çirkin mesajlar, iftiralar, hakaretler bu mecralarda kolayca ve hiç kimseden korkmadan paylaşılabiliyor. Bu ciddi bir problem mi? Evet, çok ciddi bir problem.
Ancak sosyal medyayı denetim altına almaktan, hatta kapatmaktan söz etmek bu çağın realitesini göz ardı etmek demek.
Bahsettiğimiz sorunlar Türkiye’ye özgü değil, bunlardan mustarip olan yegâne millet de biz değiliz. Bütün dünya artık bu yeni realiteyle birlikte yaşama zorunluğu üzerine kafa yoruyor. Çin ve Kuzey Kore gibi ülkeler bazı radikal “çözüm” yolları geliştirmiş olsalar da bunların dünyanın geri kalanında uygulanma şansı bulunmuyor. Facebook’u, Twitter’ı, hatta Whatsapp’i yasaklamak olacak iş değil. Çünkü Türkiye o aşamayı çoktan geçti.
Peki bu mecraların kötüye kullanımının bir çözümü var mı? Olumsuzlukları tamamen ortadan kaldırmak elbette mümkün değil ama kötü örneklerin adeta salgın hızıyla yayılmasının önüne geçilebilir. Saldırgan dilin standart ifade aracı haline gelmesi engellenebilir.
Yargı ve idare bu sahada yapılan yanlışları tarafsız bir şekilde ele alabilirlerse, daha da önemlisi siyaset sözkonusu çirkin dili özendirmekten kaçınırsa ve sosyal medyayı saldırı silahı olarak kullanmaktan imtina ederse sorun büyük ölçüde çözüme kavuşturulabilir.
Gelgelelim iktidar bu konuyu ülkenin ortak sorunu olarak ele alıp Türk toplumunu ciddi bir dertten kurtarma arayışı içinde görünmüyor. Aksine, kendisine yönelik eleştirilerin susturulması ve muhalefetin sesinin kısılması vizyonuyla hareket ediyor.
***
Geçtiğimiz yıllarda konvansiyonel medyada gerçekleştirdiği “tekseslileştirme” uygulamasını sosyal medyaya da taşımanın yollarını arıyor. Ne var ki -konvansiyonel medyada uyguladığı modelin faydasını görüp görmediği konusu bir yana- bu yöntemin sosyal medyada geçerli olabileceğini düşünmesi tamamen hayalcilik.
Türkiye’deki gazetelerin ve TV kanallarının büyük bölümü iktidarın kontrolü altında. Muhalif siyasetçiler bu yüzden alternatif iletişim kanallarına yönelmiş durumdalar. Son zamanlarda özellikle YouTube üzerinden gerçekleşen bazı yayınlar büyük ilgi gördü.
Öte yanda, milyarlarca lira yatırımla kurulmuş olan TV kanalları “tek sesli yayıncılık” yapmak durumunda oldukları için büyük ölçüde işlevsizleştiler. Bunun üzerine iktidar artık pek işe yaramadığı görülen konvansiyonel medya yerine sosyal medyayı kullanmaya ağırlık vermesi gerektiğini düşündü.
Sosyal medyadaki gücünü konsolide etmek ve galiba bunları tek merkezden yönetebilmek için -bir çeşit üniforma gibi- yeşil top işaretini taşıyan yerli ve “milli hesaplar” harekete geçirildi.
Ancak bu girişim iktidar cephesine ekstra bir güç kazandırmadığı gibi mevcut siyasetin ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dilini kullanan yeşil toplu hesaplar küfür, hakaret ve saldırganlıkla toplumdaki iktidar partisine yönelik tepkileri konsolide etmiş oldular. Bu arada, muhtemelen bunların tek merkezden yönetilmesi konusunda da parti içi rekabete dayalı bazı ihtilaflar baş gösterdi. Neticede bu girişimden vaz geçildi.
***
Twitter’daki bu maceradan sonra sıra YouTube’a geldi. Bu mecrada özellikle son zamanlarda muhalif siyasetçilerin seslerini duyuran ve toplumdan büyük ilgi gören bazı yayınlar rahatsızlığa yol açtı. Bunlara ilişkin olarak “Böyle kalkıp Youtube’larda topladığınız belli adımlarla netice almanız mümkün değil” diye konuşan Erdoğan geçtiğimiz günlerde ise kendisi bir YouTube yayını yaptı. Ancak arzu edilmeyen bir tablo çıktı bu yayından. Muhalif liderlere gösterilen ilgi Erdoğan’dan esirgendi. Bu da gayet normaldi aslında. Çünkü konvansiyonel medyayı neredeyse tek başına dolduran Cumhurbaşkanı’nın ne söyleyeceği hiç kimse için merak konusu değil. Ayrıca sözkonusu yayının “dislike” rekoru kırması da çok olağanüstü bir olay sayılmaz. Çünkü özellikle gençlerin tepkilerini duyurabilecekleri fazla kanal kalmadı ortada.
Ancak bütün bu gerekçelere rağmen bahsi geçen YouTube yayınının yine de bir öfke ve kırgınlık doğurduğu anlaşılıyor. Sosyal medyaya düzen getireceğiz gibi sözleri bu çerçevede anlamak lazım herhalde. Yoksa bu mecraları denetim altına alabileceklerini düşünüyor olamazlar. Bu saatten sonra hepimize birer “yeşil top” verecek halleri yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026