Kurtuluş TAYİZ
Cemaat, kriptolu dinleme kayıtlarını internete sızdırdığı gün aslında savaşı kaybettiğini ilan etmiş oldu. Dinleme kayıtlarının sızdırılması; Başbakan'ın, Cumhurbaşkanı'nın, bakanların, MİT Müsteşarı'nın, askerlerin, dışişleri görevlilerinin adım adım takip edildiğinin, izlendiğinin itirafıydı. Bu hamleyle cemaat, kendisini ulusal güvenliği tehdit eden bir oluşum veya derin bir yapı olarak konumlandırmış oldu. TÜBİTAK'a sızdıklarını, kriptolu telefonların yazılımlarını elde ettiklerini, devletin iç sesine kulak verdiklerini deşifre etmek, cemaat için basit bir risk olmasa gerek; kriptolu telefonların dinlendiğini açık etmek, cemaatin geri dönüşü olmayan bir yola attığı büyük bir adımdı.
Yaptıklarının farkında oldukları kesin. Burada önemli olan bu riskli adımı atmaya neden ihtiyaç duydukları. Belki aceleye getirilmiş bir karar veya maceracı bir adım. Belki zafere götürecek "darbe" olarak düşünüldü. Coşku içinde de yapmış olabilirler. Ama kesin olan, önceki hamlelerin başarısız olması üzerine bu adımı atmış oldukları. Kriptolu kayıtların sızdırıldığı gün cemaate yakın isimlerin sosyal medyada "işlerin bu noktaya gelmesini istemezdik" diye açıklama yapmaları da bunu gösteriyor. Kriptolu dinlemelerin sızdırılması, hesapta olmayan bir adımdı, kendilerini bir şeyler yapmak zorunda hissetmeleri üzerine gündeme geldi. Bu durum, son kurşunu kendisine ayıran savaşçının trajik halini yansıtıyor biraz.
Anladığım kadarıyla bu hamleyle cemaat savaşın yönünü değiştirmek istedi. Hükümete karşı, Yargı üzerinden 17-25 Aralık'ta geliştirdikleri müdahaleyi, kriptolu telefon kayıtlarını piyasaya sürerek, toplumsal alana kaydırdılar; Yargı ve Emniyet'in sonuçsuz kalan müdahalesini, sokakla tamamlamayı umdular.
Beyaz Türkler, ulusalcılar, medya, CHP, kimi sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri kendilerini destekledi. Alevileri, solcuları yönlendirme becerisi gösterdiler.
Fakat yine de başlangıçta sokağı ateşe vererek, kaos yaratarak, Mısır modeline benzer bir darbe biçimiyle Erdoğan hükümetini devirmeyi amaçladıklarını sanmıyorum, böyle bir stratejileri yoktu; kapıldıkları umutsuzluk duygularının onları gittikçe bu noktaya sürüklediğini düşünüyorum.
Ayaklarının altındaki toprağın çekildiğini hissettikçe, kaybettikçe, başarısızlığa uğradıkça darbeden daha fazla medet ummaya başladılar. Darbenin her şeyi geri döndüreceğine inanıyorlar. Kaybettikleri her şeyi ancak darbeyle geri kazanabileceklerini düşünüyorlar. Derin bir umutsuzluk içinde "cennetin krallığı" için savaşıyorlar! Oysa darbe bile cemaatin geçmişte sahip olduğu cenneti geri getiremez. Darbelerin zamanı geri sarma kudreti yoktur. Darbelerin yolu cennet kapılarını açmaz. Bu sadece umutsuzca kurdukları bir hayal.
Cemaat kendi kendini ulusal güvenliği tehdit eden bir yapı olarak ortaya atarak açık etmiş ve tescillemiştir. Bu gerçeği hiçbir darbe, hiçbir kirli ittifak örtemez. Kurulacak hiçbir yeni hükümet paralel devletin varlığını gözlerden kaçıramaz. Türkiye'nin geleceğinde AK Parti'nin, Erdoğan'ın olup olmaması da bu gerçeği değiştirmez; siyasal sistemler, bu tür gizli yapıları kendi içinde barındırmaz.
Bu savaşı veren "üst aklın" veya "üst kurulun" kontrolü kaybettiği ve yenildiği açık. Aklı daha fazla zorlamalarına izin verilmese keşke. Her şey "akıl" değil çünkü. Yeni bir Türkiye kuruluyor. Herkes burada yerini alabilir. Ama sofraya oturmadan önce kirli ellerin yıkanması şart!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019