Kurtuluş TAYİZ
Soma'da tarihin en büyük maden facialarından biri yaşandı. 300'e yakın işçi korkunç bir şekilde hayatını kaybetti. Türkiye'yi yasa boğan bu felaket, bir süredir soğuyan siyasi gündemin yeniden hareketlenmesine de neden oldu. Hükümete acı ve öfkeyle yöneltilen eleştirilerin yanında, sağduyulu ve gerçekçi eleştiriler de oluyor, olayda sorumluluğu olan yetkililer istifaya davet ediliyor. Bu sırada Soma'daki ölümleri fırsat bilip siyasi iktidar ile hesap görmeye çalışan çevreler de sahnede yerlerini alıp acıları istismar ederek, kamuoyunu hükümet aleyhinde yönlendirmeye çalışıyorlar.
Aslında dünyanın neresinde olursa olsun, böyle durumlarda okların hükümetlere çevrilmesi kaçınılmazdır. Ölümler, hele ki böyle iş kazalarında meydana gelen toplu kayıplar söz konusu olduğunda hükümetlerin yıpranıp yıpranmamasının bir önemi yoktur, olmamalıdır. Siyasilerin, bu kaygılarla hareket etmelerinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Öncelikli kaygıları insan yaşamı olmalıdır. İnsanı ve insan haklarını gözetmeyen bir siyasetin on paralık bile değeri yoktur. Siyasetin varlık gerekçesi insandır; insanın hayatını daha iyi kıldığı, haklarını güvence altına aldığı kadardır değeri ve anlamı. Dolayısıyla böylesine büyük facialarda yaşanan toplu kayıplarda hükümetlerde sorumluluk aramak yanlış değil; çünkü işçilerin çalışma koşullarını ve şartlarını düzenleyen kanunlar vardır. Hükümetlerse, bu kanunların uygulanıp uygulanmadığını denetlemekle sorumludur. Sorumluluk öncelikle işletmeye aitse de, son tahlilde bu işletmeyi denetlemekle görevli olan hükümetlerde de sorumluluk aranır, aranmalıdır. Sorumluluğu olmasa dahi böyle bir faciada kendinde pay aramak insani bir davranıştır. İnsan odaklı siyaseti benimsemiş bir hükümet, can kaybının yaşandığı olaylarda kendi kurumlarını sorgulamak ve eleştirmekten kaçınmamalıdır.
Siyasi partiler ve muhalefet böyle durumlarda hükümeti denetlemekle sorumludur. Ancak böyle bir denetim mekanizması sayesinde sağlıklı bir sisteme sahip olabiliriz.
Kamuoyuna ve medyaya düşen görev, Soma'daki facianın soruşturulmasını ve sorumlular hakkında gereğinin yapılmasını takip etmek olmalıdır. Başbakan Erdoğan, Soma'da yaptığı konuşmada bu facianın üzerine gidileceğini ve sorumlular hakkında gereğinin yapılacağı sözünü verdi. Bu konuda Başbakan'ın samimiyetinden şüphe etmiyorum. Ancak kazayla ilgili kamuoyuna yansıyan ilk raporlara göre denetim yetersizliği söz konusu. Şayet durum böyleyse, siyasi endişelere kapılmadan ilgili isimlerin istifası istenmelidir.
Maalesef bu gibi durumlarda haklı-haksız bir şekilde yetkili kurumlar suçlanır, hedef yapılır ve yıpratılır. Hele bizim ülkemizde hükümetten "kelle" istemek adeta alışkanlık haline dönüşmüş durumda. Hükümetler de böyle durumlarda savunmacı hareket ediyorlar. Ülkemizde siyaset normalleşmediği sürece, istifa müessesesinin işler hale gelebileceğini de sanmıyorum. Ne var ki bu durum aslında en çok iktidara zarar veriyor, iktidar partisini daima savunma halinde tutuyor. Bunun aşılmasının bir yolu mutlaka bulunmalı.
Soma'daki facia siyasetin normalleşmediğini bir kez daha gözler önüne serdi. 30 Mart'ta büyük başarısızlık yaşayarak geri çekilen paralel devlet, Soma'daki ölümlerin ardından tekrar başını gösterdi. Keder içindeki aileleri, kaza nedeniyle üzüntü içinde olan kamuoyunu hükümet aleyhinde harekete geçirmek için, dört bir koldan bu kazaya asılıp manipülasyon yapmaya çalışıyor. Daha cenazeler bile toprağa verilmeden, toplumun yasına aldırış etmeksizin insanları kışkırtarak sokakları mobilize etmeye, böylelikle yeniden kaos yaratarak ülkeyi yönetilmez hale getirmeye ve Erdoğan'ın iktidarını zayıflatmaya çabalıyorlar. Yargı darbesinden kaysılara don vurmasına, afetlere, kazalara, İstanbul'un trafiğine kadar her olay ve olguyu Erdoğan'a karşı silaha dönüştürmek için uğraşıyorlar. Kısacası, bugüne dek ısrarla yaratılan suni kaosa karşı Erdoğan ve partisinin sağladığı istikrarı bir kez daha bozmak istiyorlar.
Gerçek şu ki; kazada hayatlarını kaybedenlerle ilgili hassasiyet duymuyorlar; fırsatçılık yaparak masum ölümleri silaha dönüştürüyor ve vicdanları siyasi hesaplarına alet ediyorlar.
Bir lokma ekmeğe yer altında ömür tüketen işçilerin anısına bundan daha büyük bir saygısızlık olabilir mi?
Soma'da hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa, yakınlarına ise sabır diliyorum... Hepimizin başı sağolsun.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019