Kurtuluş TAYİZ
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Afrika boynuzu olarak adlandırılan Doğu Afrika ülkelerine yaptığı ziyaretin ikinci ayağında Cibuti vardı. Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne kıyısı olan bu küçük ülkenin neredeyse tek gelir kapısı 1890'ın sonunda kurulan bir liman ile Fransız ve Amerikan askeri üsleri. Komşu Somali'deki siyasi istikrarsızlık ve El-Kaide tehlikesi üzerine Amerika, buradaki üslerini daha da güçlendirmiş. 2010'dan sonra Türkiye'nin Doğu Afrika ülkelerine olan ilgisinin artmasının ardından Cibuti'ye Türk yatırımları gelmiş. Türkiye-Cibuti ilişkilerinin kökleri ise ta Osmanlı'ya kadar gidiyor; daha doğrusu Cibuti, eski bir Osmanlı vilayeti. Osmanlı'nın atadığı valilerden Burhan Bey adına bir cadde bile var Cibuti'de. Erdoğan, dün, TİKA tarafından yapımı tamamlanan bu caddenin açılışını yaptı.
Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer Gulleh ile ikili görüşmenin ardından soruları yanıtlayan Erdoğan, Afrika boynuzunda Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM)'ye isyan etti. 11 Eylül saldırıları sonrası şekillenen dünyayı, Irak ve Afganistan işgalini, Arap Baharı'nı, Suriye'yi ve İslam coğrafyasındaki savaş ve sivil ölümleri, Mısır darbesini hatırlatan Erdoğan, Batı'nın Müslümanların ölümüne seyirci kaldığını söyledi.
'Türkiye kendi yolunu çizer'
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ilişkin tutumuna da değinen Erdoğan "Avrupa Birliği'ne bizi alırlar veya almazlar, önemli değil; Türkiye kapınıza gelip dilenecek bir ülke değil" dedi. Ama asıl vurucu cümle ise "Bizi AB'ye kabul etmedikleri takdirde Türkiye de kendi yolunu çizer" sözleriyle geldi. Kuşkusuz bu sözler Erdoğan'ın "AB'ye rest çekti" biçiminde okunacaktır; ancak konuşmanın bütününde Erdoğan'ın AB'ye isyanında hiç de haksız olmadığı görülüyor. Şöyle ki: "Aslında biz, Avrupa’yı test ediyoruz. Yani Avrupa acaba halkı Müslüman olan Türkiye’yi kendine hazmedebilecek mi? Arasına alabilecek mi? Hani İslamofobi'ye karşı mısınız değil misiniz? Eğer karşı değilseniz Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almak durumundasınız… Geçmişten bu yana ‘Avrupa Birliği bir Hıristiyan birliğidir’ tezi vardır. Bu tezin haklılığı anlamına gelir. Ama Türkiye’yi oraya katmaları halinde bu tez bir kenara alınmış olur. Türkiye NATO’da var, Türkiye OECD’de var. Türkiye, diğer birçok oluşumlarda var. Niye Avrupa Birliği’ne almıyorsunuz? Demek ki sorun başka. Bir, Türkiye artık güçlü bir Türkiye’dir. Eğer Türkiye’yi kapınıza gelip de dilenecek bir ülke olarak görüyorsanız, Türkiye kapınıza gelip dilenecek bir ülke değildir. Türkiye ayakları üzerinde duran bir ülkedir. Her gün sanayisiyle tarımıyla enerjisiyle eğitimiyle sağlığıyla her şeyiyle gelişen bir ülkedir. Bu kararlılığıyla Avrupa Birliği’ne eğer kabul ederlerse girer, kabul etmedikleri takdirde kendi yolunu kendisi çizer.”
'BM'ye de öfkeli
Erdoğan, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Ömer ile yaptığı basın toplantısının ardından parlamentoya geçti. Cibuti Parlamentosu küçük, mütevazı bir binaydı. Koltuk sayısına bakarak vekil sayısının 50'yi geçmediğini düşündüm. Erdoğan kürsüye geldiğinde yüzünde o tanıdık heyecan vardı. Küçük, fakir bir ülkenin cumhurbaşkanına, parlamentosuna hitap ederken yine samimi ve iddialıydı. New York'ta, Brüksel'de, Ankara'da nasıl iddialı, heyecanlı ve coşkulu konuşuyorsa, Cibuti'de de öyle konuştu. AB ve BM'ye ilişkin eleştirilerini buradaki konuşmasında da sürdürdü. Türkiye'de 1 milyon 700 bin Suriyeli misafirin ağırlandığına dikkat çeken Erdoğan, bunlar için şu ana kadar 5,5 milyon dolar harcama yapıldığını söyledi. Batı'dan gelen destek ise 250 milyon dolarla sınırlı. Erdoğan ayrıca verdiği rakamlarla Batı’nın Suriyeli mültecileri misafir etmediğini de belirtti.
Erdoğan'ın AB ve BM'ye ilişkin eleştirilerine hak vermemek mümkün mü?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019