Lale KEMAL
ABD liderliğindeki Batı/Arap koalisyon güçlerinin, IŞİD’i, işgal ettiği Irak topraklarından püskürtmek amacıyla başlattığı hava akınları neredeyse 4. ayına girecek.
Keza, Türkiye’nin, Suriye Kobane’de, Türk Kürtlerinin kardeşlerine IŞİD’e karşı savaşında esirgediği desteği veren koalisyon güçleri, bir ayı aşkın bir zamandır, bu kentte terör örgütünün ilerleyişini durdurmak için hava akınları düzenliyor. Türkiye ise, çakma devlet ilan ederek neredeyse yanıbaşında yerleşmekte olan, dolayısıyla kendi güvenliğini doğrudan tehdit etmesi gereken IŞİD’e karşı mücadelede koalisyonun yanında ne şekilde yer alacağını netleştirmiş bile değil.
Aslında Ankara’da kulislere yansıyan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Davutoğlu’nun tersine ABD’nin, IŞİD ile mücadele çerçevesinde her müttefikin “evet” diyebileceği kimi taleplerinin bir an önce karşılanması konusuna sıcak baktığı belirtiliyor.
Erdoğan, ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı gibi temel demokrasi standartlarında Türkiye’yi gerilettiği bir dönemde bir de terör örgütü IŞİD’e karşı ABD’nin oluşturduğu koalisyonda taarruz amaçlı yer almama konusunda çok fazla diretirse Washington yönetimi ile arasının fena bozulacağının farkında, bu da işine gelmiyor.
ABD, IŞİD’i bitirmek olan stratejisine NATO’nun en iyi savaş filolarından birine sahip olan Türkiye’nin, bu gücüne orantılı destek vermesini bekliyor.
Ne var ki Erdoğan’ın bizzat kendisinin atamış olduğu bir başbakan dahi olsa Türkiye’deki parlamenter rejim gereği nihayetinde koalisyon güçlerine katılımın niteliği konusundaki karar mercii başbakan ve Bakanlar Kurulu.
Pragmatik Erdoğan’a karşı ideolojik bagajı ağır basan kişi olarak nitelenen Davutoğlu’nun, örneğin, Arap basınına verdiği demeçteki, Suriye’de tampon bölgenin kapsadığı bölgeler, hiç de gerçekçi değil. Zira, bu bölge, Suriye Devlet Başkanı Esed’in başkenti Şam’ı da içeriyor.
O zaman soru şu: Türkiye gerçekten sayıları milyonları bulan mültecileri kendi topraklarında barındırmak için ta Şam’a kadar güvenli bölge kurulmasını neden istiyor? Tamam herkesin malumu: başta Erdoğan, Ankara, IŞİD’e karşı koalisyon içinde yer alınmasına koşut olarak Esed’in de devrilmesini istiyor.
Nitekim, Türkiye’nin, IŞİD’e karşı kara mücadelesinde koalisyonun hava akınlarını etkin kılmak amacıyla Suriyeli ılımlı muhaliflerin eğitilmesi ve silahlarla donatılması planına hemen olumlu yanıt vermesinin arkasında da bu Esed takıntısı yatıyor. Zira, Ankara’nın önceliği, Suriyeli muhaliflerin eğitilmesiyle nihayetinde Esed’i devirecek yeteneğe kavuşmaları.
Oysaki, Rusya, Çin ve İran’ın desteğindeki Suriye rejiminin savaş gücünü kırması bugüne kadar mümkün olmayan muhalifler, ne kadar eğitilse de Esed’i devirecek gücü ne askeri ne de politik olarak bulabilirler.
ABD’nin, Suriyeli muhaliflerin eğitilmesi ve silahlarla donatılmasındaki temel hedefi, Esed’i devirmek değil IŞİD’e karşı bu grupların savaşma kapasitelerinin artırılması.
Bu noktada, ABD ve Türkiye ters düşseler de, aslında Washington’un, Suriye içinde Ankara’nın talep ettiği güvenli bölge ve uçuşa yasak bölgelere tamamen kapıları kapatmadığı ama bu konuda önceliklerin tespit edilmesi gerektiğini Türk tarafına anlattığı belirtiliyor. ABD, Suriye içinde ama Türkiye topraklarının yakınlarında birkaç küçük güvenli bölge ilan edilmesini ancak buraların, IŞİD ile savaşırken yaralanan ya da kaçan muhaliflerin korunması için öncelikle kullanılmasını istiyor. Bu güvenli bölgelerde savaşçıların korunması için ilave uçuşa yasak bölge kurulabilecek.
Nihayetinde, Türkiye, şimdi kimi şartlar öne sürerek koalisyonun içinde aktif yer almazsa eğer, korkarım bir g
Yazarlar
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016