Lale KEMAL
Bir önceki yazımda dile getirmiştim; zamanın dondurulması kaos endişelerini de beraberinde getirir, diye. Zamanın dondurulması, kısaca demokratik reformların hızının kesilmesi anlamına geliyor, şimdi kesilmiş olması gibi. AK Parti’nin 2002 kasımında iktidara geldiği ilk dört yıl Türkiye, askerî ve sivil alanda ileri demokrasi hedeflerine ulaşma adına atılan yasal adımlarla belki de tarihinin en reformist dönemini yakalamıştı. Bu dönemde, hatırlayın, Türkiye’de istikrarın getirdiği olumlu havayı soluyorduk. Dolayısıyla, 12 Haziran seçimlerinde halkın yüzde 50’ye yakınından aldığı oylarla üçüncü kez iktidara gelen AK Parti’nin, uzunca süredir ara verdiği reformlarına biraz gecikmeli de olsa yeniden ivme kazandırması gerekiyor. Doğru, muhalefet partilerinin, demokrasinin tesis edilmesi yolunda topluma cesaret verici hiçbir adım atmayışları, iktidar partisini de tembelleştirmiş olabilir. Ama, arkanıza aldığınız halk desteği ile reformları yeniden başlatın, son yapılan anketler de size olan desteğin azalmadığını tam tersine arttığını gösteriyor.
Ustalık, diye nitelendirdiğiniz bu üçüncü iktidar döneminizde verdiğiniz reform sözlerini yasal düzenlemelerle uygulamaya koymaya başlayın, boşverin muhalefeti, halk arkanızda, ürkmeyin.Partinizden, yolsuzluğa karıştıkları iddia edilenleri de ayıklayın ki yapacağınız reformlar daha bir anlamlı olsun.
Örneğin, işe, yarım kalan askerî reformlara ivme kazandırarak başlayın, TSK’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanması için yasal düzenlemeleri yapın ki uygulamada siyasi iradenin gözünden kaçan hiçbir yanlışlık olmasın. Nasıl olsa son durumda, atanmış bürokratların hatalarının da hesabı seçim sandıklarında siz siyasilerden kesiliyor.
Ayrıca, devlet olmanın bir gereğidir, silahlı unsurlarınızın tam denetimini sağlamak. Zira ancak bu denetim sayesinde ülkenin istikrarı ve güvenliğini de sağlamak mümkündür.
Dünyada, istikrar ve güvenliğin tesis edilmesinde savunma ilintili bilgilerin şeffaflaşmasının gerekliliği yönünde artan bir farkındalık oluşmaya başladı.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü (TI), geçen ekim ayında yayımladığı raporunda, şu önemli hususa dikkat çekiyor;
“Devletler, toprak bütünlüğünü muhafaza etmek ve vatandaşlarının korunmasını sağlamak gibi ana fonksiyonları yerine getirmek üzere vardırlar. Devletlerden, vatandaşlarına, altyapı, sağlık ve eğitim gibi kamu hizmetlerini sunmaları beklenir. Ancak, savunma ve güvenlik ilkelerinin, bir devletin toprak ve siyasi kimlik olarak ayakta kalmasına etkileri vardır. Dolayısıyla, güvenlik ve savunma alanındaki kamu hizmeti devletin bizatihi tanımının bir parçasıdır. ... Savunma ve güvenlik bütçeleri, vatandaşların vergilerinin bu sektörlerde nasıl harcandığını öğrenecekleri ve hükümetleri ile askerlerinin faaliyetlerinden sorumlu tutacakları kritik belgelerdir.”
Aynı raporda, şeffaf olmayan ve yolsuzluk iddiaları içeren savunma harcamaları kararlarının, Silahlı Kuvvetler’in etkinliği ve verimliliğini önlediği de anımsatılıyor.
TI’nın, savunma bütçelerindeki şeffaflık kategorisinde, orta düzeyde şeffaflık sınıfına bile almadığı Türkiye’de, Bilgi Üniversitesi ve TESEV gibi STK’ların bilimsel araştırmaları, artık artan biçimde askerî harcamaların bir bölümünün vekillerden bile gizlendiğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla askerî harcamaların şeffaf olmadığı teşhisi artık bilimsel düzeyde de konabiliyor. Artık görev, teşhis edilen bu sorunun giderilmesi için doğru reçetenin uygulanmasında parlamento ve siyasi iradeye düşüyor ve tabii kamuoyundan da baskı gelmesi gerekiyor.
Bilimsel araştırmalara ek olarak, darbe soruşturmaları çerçevesinde yürütülen iddianamelere yansıdığı için daha belirginlik kazanan askerî alanda yapılan orantısız ve müsriflikten de öteye giden, adını koymak istemediğim ve “başıboş bırakılmış harcamalar” demekle yetineceğim kaynakların, nasıl çarçur edildiği de bir bir ortaya çıkıyor.
Bunlara son örnek olarak, Yeni Şafak ve Bugün gazetelerinin dünkü haberlerine yansıyan bilgiler gösterilebilir. Yeni Şafak gazetesinde yer alan ve belgelere dayandırılan habere göre, Genelkurmay’ın karakollara ve savunmaya dönük ‘acil kaynak’ statüsüne giren milyonlarca liralık ödeneği halı saha, lüks salon ve yol yapımına harcanmış.
Bugün gazetesinin haberinde ise, Balyoz darbe planı davasının üçüncü iddianamesinin ek delil klasörlerine atıfta bulunularak, Gölcük’te Donanma binasının zeminde ele geçirilen ve Türkiye’nin birçok kritik projesini sekteye uğratma girişimini ortaya koyan notların vahim içerikleri veriliyor.
Türkiye’nin kıt kaynakları ile yurtiçinde üretilen kimi askerî sistemlere ilişkin bilgilerin, asker ve sivil kişiler tarafından yurtdışına satıldığı iddialarına ilişkin yargı sürecine dikkatiniz çekerim. Vekillerden ve vatandaştan, “Gizli, stratejik,” uyutmasıyla gizlenen bilgilerin dahi dışarıya satıldıkları iddiaları doğru çıkarsa bu, vatana ihanet anlamına gelir. Oysaki bu türden bilgilerin ilgili kurumlarca çok iyi muhafaza edilmesi gerekir ki dışarıya sızmasın.
Diğer yandan, Türkiye’nin istikrarını önemli ölçüde sekteye uğratan terörle mücadeledeki yanlışların hep üstü örtüldü. Örtüldü zira etkin mücadele için gerekli kaynaklar, kimi komutanların lüks yaşamlarını finanse etmek için harcandı, bazı gazetelerin belgelerle ortaya koydukları gibi.
Sayıştay’ın askerî harcamalar üzerine yapacağı denetimden elde edilecek bilgilerin kamuoyu ve hatta mümkünse vekiller ile paylaşılmasının, “Gizlilik,” kisvesi altında engellenmek istenmesinin gerçek nedenlerini anladınız mı?.
Öğrendiğinizde şok geçirebilirsiniz...
[email protected]
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016