Mehmet AKBACAK
‘AKP hükümeti 16 yıldır iktidarda olduğu süreçte uluslar arası bir çok etkinliğe ev sahipliği yapma adına müracaatları oluyor.Her şeyin gözü kör bir biat kültürüyle işlendiği tek adam tarafından yönetilen bir ülkeye verilmesi bir dikta rejiminin uluslararası onanması anlamına geliyor. Ben de onlara soruyorum, bir mafya ile nasıl aynı masaya oturabiliyorlar. Kendi nezninde otokratik bulduğunuz bir rejim ile nasıl olurda anlaşmalarda bulunabilirsiniz? Avrupa insan haklarının barındırdığı temel hak ve özgürlüklerini ihlal eden ve ihlal etmeye devam edeceğini ilan etmiş bir ülkenin iktidarı ile nasıl bir masaya oturup anlaşmalar imzalanıyor. Şu anda UEFA’nın bu turnuvayı Türkiye’ye vermesi için son engeller ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Bu şampiyonayı düzenleyenlere bunu soruyorum’.
Yukarıdaki sözlerin sahibi Almanya’da bir TV kanalına röportaj veren HDP milletvekili Ahmet Şık’a ait.Uzun süredir Ahmet Şık’ı yazılarından, TV’de ve meclisteki konuşmalarından izliyorum. Ülke adına Allah rızası için güzel bir sözcük duymadım. Fetö’nün kumpasıyla uzun süre hapis yatan küfrettiği Erdoğan sayesinde serbest bırakılan (Nedim Şener’in açıklaması) sonra ne olduysa Fetö ve Kandil’in sözcülüğünü yapmakta.
Bugüne kadar Fetö ve PKK hakkında tek bir olumsuz sözcük kullanmazken AK Parti için ‘AKP bir siyasi parti değil, bir mafyadır; bu kadar net’ demekte beis görmüyor. Tutmuş 2024 Avrupa futbol turnuvasının Türkiye’ye verilmemesi için kara propaganda yapıyor. Eyyyyy… Ahmet Şık; Türkiye mademki mafya devleti sende bu mafya devletinin meclisinde parlamenterlik yapıyorsun, ayda da binlerce maaş alıyorsun. Sen onurlu bir adamsan ben böyle bir mecliste yerim olmaz dersin çekip gidersin, gitmezsen de meclis onurunu korumak için senin gibi ne idüğü belirsizi bağrında barındırmamalı. Başka bir yolu yok. Bizim oralarda bir söz vardır.’Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallar’ derler. Sen hem bizim ekmeğimizi yiyeceksin hemde Türkiye aleyhine kılıç sallayacaksın. Yok öyle; bunun hesabını vereceksin.
TAYYİBE DÜŞMAN OLMANIN SONU
7 Eylül’de Tahran’da gerçekleştirilen üçlü zirvede bir araya gelen Putin, Ruhani ve Erdoğan İdlip konusunda tam bir mutabakata ulaşamamışlardı. Erdoğan’ın ateşkes çağrısına olumlu yaklaşmamışlardı.Çünkü iki ülkenin de bölgede silahlı grupları vardı. İdlip’e yapılacak bir harekatta en büyük zararı biz görecektik. 3-4 milyon Suriyelinin ülkemize sığınması ve sınırda Türkiye karşıtı terör örgütlerinin her an içimize sızma tehlikesi riskine karşı,İdlip’de ateşkesin yapılması şarttı.Son olarak Putin’le Soçi’de yapılan görüşmede Erdoğan’ın Putin’i ikna etmesiyle terör gruplarından arındırılmış 15-20 km.lik çatışmasızlık bölgesinin oluşturulması, ağır silahlardan arınmış, radikal grupların tasfiye edilmesi konusunda anlaşıldı. Bu durum bizim açımızdan önemli bir kazanım oldu. Dünya kamuoyu bu konuda Erdoğan’a övgüler düzerken, geçen gece bir TV kanalında muhalif kanattan bir milletvekili ve bir gazeteci bu konuyu yorumlarken Rusya’nın, İran’ın bu anlaşmayla kazançlı çıktığını söylerken, Türkiye de kazançlı çıktı mı sorusuna, inanırmısınız Türkiye kazançlı çıktı diyemediler. Buna karşılık kem küm yaparak soruyu geçiştirmeye çalıştılar. Demek ki, Tayyip düşmanlığı her taraflarını sarmış ki; Türkiye’nin kazandığını söyleyemiyorlar. Aslında Esad’ın kaybettiğine üzülüyorlar, yazıklar olsun.
HALA GÖZLERİ DARBE ÇÖPLÜĞÜNDE
Yine son günlerde bir TV kanalında röportaj veren CHP eski milletvekili Dursun Çiçek bakın neler söylüyor. ‘Hakimler ve savcılarla görüşüyorum. Komutanım biz yargıçlarımızın 1/3 ü görevden atıldı. Onları yargılayacak gücümüz yok, siz iktidarı indirin bakın biz onları nasıl yargılıyoruz diyen başsavcılar var’ Görevden ihraç edilenler Fetö’cü hakimler, bunu söyleyen başsavcının Fetö’cü veya diğer darbeci gruptan olduğu aşikar. En kısa zamanda bu savcının kim olduğu açıklanmalı.Dikkatimi çeken röportajın yapıldığı tarihte rahmetli Menderes ve arkadaşlarının idamının yıldönümü olması rastlantı olmasa gerek.Derler ya; horoz ölür gözü çöplükte kalır misali cuntacıların gözü de kaos olsa da darbe yaparız havasında. Kılıçdaroğlu’nun da durup dururken devrim yapacağız demesine ne dersiniz. Kalın Sağlıcakla.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019