Mehmet AKBACAK
Eskiden Anadolu’da düğünler genellikle güz sonu yapılırdı.Düğünler, insanların tek eğlencesiydi, bütün yaz boyunca tarlada, bostanda ve yaylada yorulan insanlar, düğünlerde yorgunlukluklarını çıkartırlar,türkülerle oyunlarla,halaylarla tam bir festival havası yaşarlardı.Tabii işler her zaman yolunda gitmez, bazı pürüzler kendi eğlenme zevklerini dayattıkları zaman curcuna yaşanır düğün, düğün olmaktan çıkardı.Ne oldu diyene de; canım ne olacak herkes kendi türküsünü söylemeye başlarsa olacağı bu olur derlerdi.
Gerçi bizde yıllar boyu herkes kendi türküsünü söyledi, son zamanlarda türküler biraz daha iyi söylenmeye başladı derken yine curcuna başladı.Buna birkaç örnekle değinmek istiyorum.1 Mayıstan bu yana, 1977 1 Mayıs katliamını kimler yaptı konusu tartışılıyor. Taraf gazetesi ve Halil Berktay’ın ilk değerlendirmelerine göre bu olayın baş müsepbibi sol gruplardır.( Sonraki açıklamalarında bunu biraz değiştirdiler ama, cin şişeden çıktı.) Bazı sol gruplarda bu tezgahı CİA, MİT ve KONTGERİLLA üçlüsünün hazırladığını ileri sürüyorlar. Kimse burada sütten çıkma akkaşık değil.Eğer bu olay gerçekten aydınlatılmak isteniyorsa devlet; arşivleri ortaya çıkartarak, sorumlular cezalandırılır. Eğer bu olayda tüm sorumluluk solcularda olsaydı 12 Eylül de bunu çok rahat kullanırlardı.Bazıları da bu tartışmadan yola çıkarak solun insanlık adına ürettiği değerlerin yok olduğunu ileri sürerek, solun şiddeti kutsadığını ileri sürüyorlar.Sanki Karadeniz'de 15 leri boğarak katledenler de solcularmıydı.(Diğerlerini saymıyorum.) Şiddet hem sağda, hem solda ve hemde devletin uyguladığı politikalardan biriydi.(Gerçi her kesimde de şidette karşı çıkanlar vardı, onlarında hakkını verelim.)
28 Aralık gecesi Uludere’de 34 vatandaşımız bombalanarak katledildi.İkinci bir Mustafa Muğla’lı olayı yaşandı.Açılan soruşturmalar sonuca bağlanmadı, yalnız İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin NTV ye yaptığı açıklamaları dinlediğimde ; bunları söyleyen kişi; gerçekten hükümet adına mı, yoksa kendi görüşümü (Gerçi hiç farketmez) diye düşünürken tüylerim diken diken oldu.Bakınız neler söylüyor.”Uludere olayı, güvenlik güçlerimizin tecrübe hanesine işlenmiştir.” Ne tecrübe ya, o insanların içinde sizin yakınınızdan birisi olsaydı, bu tecrübe hakkında ne derdiniz?Alın size bir açıklama daha; “Hayatlarını kaybetmemiş olsalar ve sağ ele geçirilmiş olsalar dı kaçakçılıktan yargılanacaktılar. ”Bu sözler söylendikten sonra ben ne diyeyim sevgili okurlar, sayın bakan diyorki; öldüler de yargılanmaktan kurtuldular.Buna en iyi cevap Allah iyiliğini versin!
Alın size bu seferde medya dünyasından; Zaman gazetesinden bir haber.” Bülent Ecevit’i gizlice tedavi eden Dr.Mücahit Pehlivan’ın, eğer istenirse tanıklık ederim diyor" sözleri yer alıyor. Ne var bunda diyeniniz olabilir , bakın neler oldu. Sabah proğramı yapan bir haber kanalında bu konu gündeme gelince, sunucu ablamız başladı anlatmaya.” Aslında bu kişinin AKP’ nin üyesi olduğu, (Bu arada devreye partiye giriş görüntüsü giriyor.) hatta rozeti Sayın Erdoğan’ın takdığı belirtiliyor, sonra adaylık başvurusundan sonra sevgilisiyle jet skiyle gezerken fotoğrafı çekiliyor ve aday olamıyor.” Gözümün içine baka baka; ey aptal seyirci sen bu adamın tanıklığına inanma , hem bu adamdan tanık olmaz.Çünkü on para etmez biri demek istiyor.Söylermisiniz bunun neresi habercilik, bunun neresi basın özgürlüğü, buna düpedüz, gerçeği örtme, kişiyi karalayarak olayı çarpıtma ve manipülasyon denir.(28 Şubat döneminde de aynı görevi sürdürmüştü.Huylu huyunda vazgeçmiyor vesselam.)
Buraya kadar ki bölümde içinizi kararttım.Yazımı güzel bir fotoğrafla tamamlayayım.Çarşamba günü bütün yurtta eğitim kolundaki sendikalar iş bıraktılar, ilk defa grev yaptılar.Birlik olunursa güçlü olunacağını gördüler , bu yıllardır özlemini çektiğim ve gerçekleşmesi için 25 yıllık öğretmenliğim boyunca emeğimin (Tabii tüm arkadaşlarımla beraber) ürünü olarak meyveye dönüşmesini görmekten çok keyif aldım.Düzce’de ilk eğitim sendikasını kuran beş kişiden, bu gün binlerce kişiye ulaşması insanın göğsünü kabartıyor. Umarım bu birliktelikler yalnız ekonomik konularda kalmasın, eğitimin her alanında devam etmesi dileğiyle, tüm eğitimci ve memurların gazaları mübarek olsun.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019