Mehmet ALTAN
Siyasal iktidar farklı düzeylerde tüm yandaşlarını devlet hazinesinden geçinir hale getiriyor.
Kimine döviz üzerinden kamu ihalesi, kimine devlet memurluğu.
Örneğin, 2013 yılında 2.2 milyon olan kamu personeli sayısı bugün 5 milyonu geçerek yeni rekor seviyeye ulaştı.
Bunun zorunlu bir artış olmadığı, kamu hizmet üretimine de nitelik ve verimlilik getirmediği çok açık.
xxxxxx
Çok açık çünkü niteliksizliğin örnekleri ortada…
Bir kamu kurumu olan Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Hüsnü Çaksen, kaleme aldığı ve hakemli tıp dergisinde yayımlanan makalesinde MS hastalığı için "Allah’tan gelen bir ödül, sınav ya da ceza gibi doğaüstü sebepler olduğuna güçlü bir şekilde inanıyoruz" diye yazabiliyor.
Örneğin, gene hazineden geçinmeli bir baş danışman, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bunun evrensel hukuk bağlamında uygulama içtihadını oluşturan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni bir yana koyup “milli yargı” saçmalığında kavramlar uydurabiliyor.
“Milli yargı” ve “milli tıp” kardeşliği de denebilir.
Kısaca doktor dövmekle övünen bir zihniyetin kamuda istihdam edilmiş hali ve kalitesidir bu.
Bu tür insanlar sayesinde “milli” sözcüğü de bilimselliği ve evrenselliği beceremeyen yeteneksizliğin kod ismi haline geliyor.
xxxxxxx
Bu düzeyin evrensel ve bölgesel gidişatı doğru okuyup, Türkiye’nin refahını ve özgürlüğünü artıracak ışıklı politikalar üretmesi mümkün değildir.
Mümkün de olamıyor zaten.
Dış politika da tabii bundan azade değil, hatta tam göbeğinde…
Tonlarca örnek var.
Örneğin, Türkiye en gelişmiş 5. nesil savaş uçakları olan F-35 tipi uçakların üretim ortağıydı. Projeden sağlanacak milyarlarca dolarlık yüksek bir gelir de söz konusuydu.
Ankara bir NATO ülkesi olduğu gerçeğini yok sayarak, gitti Rusya’dan S400 hava savunma sistemleri satın aldı. Dünyanın parasını ödedi ve kurmaya da gücü yetmedi. Şimdi bunlar ambarda çürüyor.
Ayrıca parasını ödediği 2 adet F-35 uçağını alamadı, üretim ortaklığından da çıkarıldı.
Halkın vergileri havaya savruldu, içinde bulunduğumuz ittifakta da yalnızlaştık, dünyadan koptuk.
Ne akıl değil mi?
“Milli yargı”, “millî tıp” düzeyinin dış politikası bu olsa gerek.
xxxxxxx
ABD Dış İşleri Bakanı Antony Blinken gene Ankara’daydı.
Blinken, 7 Ekim'den bu yana çıktığı 4. bölge turunda 2. kez Türkiye’ye uğradı.
ABD Dış İşleri Bakanı neden 2. kez Ankara’ya geldi?
xxxxxxx
Yerli ve yabancı basın neden geldiğini iki cümleyle özetliyor:
“Blinken'ın ziyaretinin odağında İsveç’in NATO’ya üyeliği konusu ve Türkiye'ye 40 adet F-16 savaş uçağının satışı yer alıyor. ABD, İsveç’in NATO'ya katılmasının daha da gecikmemesi için Türkiye'ye baskı yapıyor.”
Bu cümle Türkiye dış politikasının mevcut halini derinlemesine anlatmakta…
Bir ülke yönetimi düşünün ki en yeni nesil savaş uçağı üretim projesinden çıkarılsın, parasını ödediği 2 uçağı alamasın ve bir model aşağı uçaklar alımına talip olsun, onu da İsveç’in NATO üyeliğine onay verme pazarlığına bağlasın.
xxxxxxx
NATO üyesi bir ülkenin NATO’nun genişlemesini uçak alım pazarlığına bağlamasına ayrı bir başlık açmak gerek…
İsveç, Orta Çağ'dan beri tarafsız bir ülkedir. En son 1814’de bir savaşın tarafı oldu.
1814'ten beri İsveç, barış politikası izlemekte ve savaşa dayanmayan bir dış ilişkiler siyaseti gözetmekte, çıkan çoğu savaşta da tarafsız kalmaya özen göstermekte.
xxxxxx
Rusya’nın durup dururken Ukrayna’yı işgal etmesi mevcut dünya düzenini zehirledi.
Uluslararası hukuk sistemini ortadan kaldırdı.
Dünya kendi düzenini kurmak için tık nefes olmuş bir halde çaba harcıyor.
Kilidi Ukranya savaşı çözecek. Ya askerileşmeden başka çıkış yolu kalmayan baskıcı Putin tipi rejimler ya da demokrasi Rönesans’ı…
Böyle bir ortamda Rusya’nın komşusu olan Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine karar vermesi uluslararası sistemin ve dengelerin köklü bir değişimi anlamına geliyor.
Türkiye, dünyadaki depremsel yapıda tarafını otomatik olarak seçmiş olmak yerine, elmalar ile armutları karıştırarak pazarlık yapıyor.
Gelişmiş demokratik ülkeler de olup biteni hayretle izliyor.
Güven ve itibar erozyonu da bu süreçle birlikte artıyor.
Halkın refahını ve özgürlüğünü artıracak, Türkiye’nin evrensel ve bölgesel ağırlığını artıracak bir dış politika için çağı ve 21. Yüzyılın dinamiklerin iyi okumak lazım.
Ama MS hastalığı için "Allah’tan gelen bir ödül, sınav ya da ceza gibi doğaüstü sebepler olduğuna güçlü bir şekilde inanıyoruz" diyen anlayışla da ancak bu kadar mümkün olabiliyor.
xxxxxx
Antony Blinken Ankara’da, İsveç’in NATO üyeliğinin tarihin bu kesitinde ne manaya geldiğini bir kez daha anlatmaya çalıştı muhtemelen.
Muhatap da bir önceki nesil uçakların peşine düştü.
Durumu “kuantum fiziği” konuşan bir siyasal ortam ile irtibatlamak çok zor.
xxxxxxx
Kuantum mekaniğinin temelleri 20. yüzyılın ilk yarısında Max Planck, Albert Einstein, Niels Bohr, Werner Heisenberg, Erwin Schrödinger, Max Born, John von Neumann, Paul Dirac, Wolfgang Pauli gibi bilim insanlarca atıldı.
Belirsizlik ilkesi, anti madde, Planck sabiti, kara cisim ışınımı, dalga kuramı, Kuantum alan kuramı gibi kavram ve kuramlar bu alanda geliştirildi ve klasik fiziğin sarsılmasına ve değiştirilmesine sebep oldu.
Ankara’da karar alıcılar bunları konuşuyormuş.
xxxxxxx
Keşke konuşuyor olsalardı… Öncelikle yalan söylenmezdi.
Ayrıca “milli yargı” saçmalığı ertesinde “milli tıp” rezaleti baş göstermez, ta Orta-Çağ’dan beri tarafsız kalmış bir ülkenin şimdi NATO’ya katılmak istemesinin anlamı daha iyi kavranır, tuhaf pazarlıklar peşine düşmek zorunda kalmak yerine sürecin önemli ve saygıdeğer bir parçası olunurdu.
Ancak hukukun ve tıbbın “milli” olabileceğini sanan bir düzeyin evrensel gelişmeleri kavraması da mümkün olmuyor elbette.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025