Mehmet ALTAN
Bir Fransız fizikçi, çakıl taşını su üstünde kaydırma tekniğini iyileştirmek için matematik formül geliştirdi.
Lyon üniversitesinden Lyderic Bocquet, su üstünde taşın sekme derecesinin sadece hıza bağlı olduğunu, sekme sayısında el ve kol hareketinin ya da taş yüzeyinin önemli olmadığını gösterdi.
Bocquet'ye göre, taşın suda en az bir kez sekebilmesi için hızının saatte en az 1 km olması gerekiyor.
New Scientist dergisindeki makaleye göre, Bocquet 1992 yılında kırılan dünya taş sektirme rekoru olan 38 sekme için 10 cm büyüklüğündeki bir çakıl taşının saatte 40 km hızla gitmesi ve saniyede 14 kez kendi ekseni etrafında dönmesi gerektiğini hesapladı.
xxxxxxx
Saatte 40 km hızla giden ve saniyede 14 kez ekseni etrafında dönebilen bir yıl başı yazısında zamanla kaydırak oynanabilir mi?
Yıllar kaç kez sektirilebilir?
Soruya cevabı, “Türk basınında edebiyatçı köşe yazarı kuşağının son temsilcisi” olarak nitelenen ve “dünyanın en çok köşe yazısı yazmış yazarları arasında kabul edilen” Çetin Altan’ın yeni yıl yazılarında aradım.
2013 yılı başındaki yazısında, 86 yaşındayken taşı ilk cümlede 1936 yılına ulaştırıverdiğini gördüm.
“İNSAN kaç yaşında başlıyor ki günlerin, haftaların, ayların, yani ‘takvim’in ve ‘yılbaşı’ların bilincine varmaya?
Bendenizin ilk hatırladığım yılbaşı, 1936. Onu da ‘yılbaşı’ların bilincine vardığımdan değil, ‘Çocuk Sesi’ dergisinin kapağından...
* * *
Elleri, ayakları yumuk yumuk küçücük bir çocuk, eline bir borazan almış üflüyor; borazanın içinden de ses dalgalarıyla birlikte 1936 çıkıyordu.
* * *
Bendeniz o tarihte, Ortaköy’deki yatılı bir ilk okulun 3’üncü sınıfında okuyordum. Ne ailem ne de yanına çıkacak bir kimse olmadığı için cumartesiyle pazar geceleri de okulda kalıyordum.
* * *
O tarihte bomboş bir yatakhanede yatağa yatmış; annemi özler ve düşünürken, hiç aklıma mı gelirdi, 2013 yılının ilk haftasında da yazılar yazacağım.He... He... He... Heyt...
Aradan demek 78 yıl geçmiş.
Eh bendeniz de artık 8’inde değil, 86’sındayım.
* * *
Bu kez de yılbaşı, haftanın ilk gününün akşamına rastladı.TV kanalları, yılbaşını evinde televizyonunu izleyerek geçirecek milyonlarca kişi için, çok önceden hazırlanmış eğlence programları yayınlıyor; arada bir de sükse üstüne sükse yağdıran Nişantaşı’yla, çok daha sönük olan Taksim Meydanı’nı gösteriyordu.
* * *
Hakkari’de, Ceylanpınar’da, Doğu Beyazıt’ta, Şemdinli’de, henüz ‘köy’ bile olamamış 46 bin ‘mezra’da ve 23 bin köyde nasıl geçtiğini göstermiyordu.
* * *
Bizim, 90’ıncı yaşını Cumhuriyet Bayramı’yla kutlayacak olan T.C. için, büyük bir falsoydu bu.
Bir Cumhuriyet, 1923’te kurulur da; 21’inci yüzyılın 13’üncü ‘yılbaşı’nda vatanın ‘Doğusu’ ile ‘Batısı’ arasında bu kadar büyük farklar yaratır mıydı?
* * *
Bendenizin çocukken 2’nci hatırladığım yılbaşı 1937. İlkokul idaresi, benim gibi, yanına çıkacağı kimsesi olmayan ‘bekar talebe’ için, yılbaşı akşamı ‘özel bir tramvay’ ayarlamıştı. 8-9 yaşlarındaki bir avuç, ailesinden uzak öğrenci, doluşmuştuk tramvaya.
* * *
Tuhaf bir rastlantı, Rifâi Dergâhı Şeyhi Kırkanahtarlı Musta’fendi’nin 7 kızından biri olan ve ‘Cici Anne’ dediğim, anneannemin; en büyük ablasının oğluydu tramvayın vatmanı Şevket.
* * *
1937’nin yılbaşı akşamında yönettiği tramvayın vatman bölümünde, benimle sohbete dalmıştı.
* * *
Aynı zamanda dedesinin evi de olan Yeşiltulumba’daki Tekke’de kalıyordu. Bize özel tahsis edilen tramvayın vatmanlığı için görevlendirilmişti ve iki akraba karşılaşmıştık.
* * *
1972 ile 1973 yılbaşlarını Sağmalcılar Cezaevi’nde geçirdim.
Oranın da müteahhidi, tarihi kahramanlık romanları yazan bir yazardı. Birlikte giderdik, Sağmalcılar Hapishanesi yapılırken inşaata bakmaya. Orasının çok modern bir hapishane olacağını öğrenirdim. Aklıma hiç gelir miydi orada yılbaşılar geçireceğim?
* * *
Neden Dünya’ya doğuyor, sonra da kaybolup gidiyoruz? Hani bazen İNSAN, anlamsızlığa düşmüyor da değil.”
xxxxxxx
Zamanla kaydırağa kapılıp gittim…
Babamın 1927 yılında doğduğu köşk…
Köşkün yerine yapılan ve yıllarca beraberce oturduğumuz apartman…
Yukardaki yazıyı yazdığı yılbaşından 2 yıl sonra, 2015’de bizi terk etmesi…
1972-73 yılbaşını geçirdiği cezaevinde bizlerin de bir çok yılbaşı geçirmesi…
Ve 2025 yılının ilk günü…
xxxxxxx
“Taş” zamanın üstünde hep aynı hızla sekiyor, yıllardan yıllara geçiyor ve hızını da biz değil, dünyanın yaratılışıyla o taşı ilk atan güç belirliyor.
Biz de zamanın üstünde sekerek geçerken, “yazı” o sekişlerimizi kayda geçiriyor.
Bir yazıda 1936 ile 2025 arasında dolaşabiliyoruz.
Hayatın belki bir anlamı yok ama yazının bir anlamı var gibi gözüküyor.
xxxxxxx
Herkese mutlu yeni bir yıl diliyorum…
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025