Mehmet ALTAN
Uluslararası iş yapan en büyük 250 müteahhit şirket listesinde 43 Türk şirketi var.
Bu başarılı ve büyük Türk müteahhit şirketlerinin hiçbiri iş kazalarıyla anılmaz, başarılı işleriyle bilinirler. Çünkü uluslararası alanda iş kazalarını daha doğrusu işçi katliamını önleyen son derece sert önlemler vardır. Bütün firmalar bunlara uymak mecburiyetindeler.
Ama dış âlemde işçisinin burnu bile kanamayan inşaat sektörü Türkiye’de ‘seri katile’ döner.
Çünkü son derece ‘milli ve yerli’ siyasal iktidar, ‘cinayet ekonomisine’ yeşil ışık yakmıştır ve AB ile önünde hiç bir engel bulunmayan 19 numaralı Sosyal Politika ve İstihdam faslını müzakereye kasten açmaz.
“İstihdamın artırılması, çalışma ve yaşama koşullarının iyileştirilmesi, uygun seviyelerde sosyal koruma sistemlerinin oluşturulması, sosyal ortaklarla diyalog tesis edilmesi, sürdürülebilir bir istihdam yapısı için insan kaynaklarının geliştirilmesi, sosyal dışlanma ve yoksullukla mücadele edilmesi, kadın ve erkekler için eşit fırsatlar sağlanması” bu faslın kapsamını oluşturmaktadır.
Başka bir değişle bu fasıl iş cinayetlerinin kökünü kazıyacak her türlü tedbiri içermektedir.
Kendi iktidarı boyunca 17 bin işçinin göz göre göre ölümüne göz yuman ‘milli ve yerli’ zihniyet, Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sıraya yükselmesinin ‘şerefini’ de taşımaktadır.
***
Hazinenin kupon arazi dağıtımını, cinayet makinesine dönen maden ruhsat dağıtımını, aynı 17-25 Aralık gibi ‘milli ve yerli’ anlayışının cüzdanına bağlayan lümpen zihniyet, diğer işçi katliamlarının kurbanları gibi Soma işçilerinin de birinci derecede ‘milli ve yerli’ katilidir.
***
Kendi ülkesini ve halkını soyan her çete, yeryüzünün denetiminden kaçmak için sonunda sığınacak bir liman olarak ‘milli ve yerli’ tezgâhını görür.
Rahatça soymanın, rahatça öldürmenin en kolay yolunun bu kanlı hamasi söylemle açılacağını düşünür.
‘Yerli ve milli’ mi arıyorsunuz?
En millisi ve en yerlisi 1971-1979 yılları arasında Uganda’nın başındaki İdi Amin idi… Dünyalı tüm değerleri ve denetim mekanizmalarını reddederek sekiz yıllık iktidarında yüz bin ila beş yüz bin arasında insan öldürdü.
Çalıp çırptıkları da çabası…
***
Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe mevkiinde doğayı da 17-25 Aralık sürecinde milletin ırzına geçmek isteyen ‘milli ve yerli’ anlayış talan etmiyor mu?
Halkın karşı çıktığı bu vahşete devlet imkânlarıyla koruma kalkanı olan da ‘milli ve yerli’ yaklaşım değil mi?
***
Dünkü sistemin tepeleyip durduğu ‘mazlumlar’ açık büfenin başına geçince çalıp çırpmaya, vurup kırmaya başlayarak ne kadar çirkinleştiler…
İnsanlığın hukuksal ve vicdani denetiminden kaçmak için buldukları en son pespaye numara da ‘milli ve yerli’ maskesi…
***
Oysa işin başında çok başka şeyler söylüyorlardı…
AKP’nin parti programındaki vaatleri şöyleydi:
“Türkiye gerek coğrafi, gerekse tarihi açıdan Avrupa ile yakın ilişkiler içinde olmuştur. Bu nedenle Avrupa ülkeleriyle ilişkiler Türkiye’nin dış politika gündeminde en üst sıralarda yer almaya devam edecektir.
Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde taahhütlerini ve üyelik için öteki aday ülkelerin de yerine getirmesini istediği şartları bir an önce sağlayacak, gündemin yapay sorunlarla meşgul edilmesini önlemeye çalışacaktır.”
Devamını yazmıyorum…
Kire ve çamura battıkça daha çok ‘milli ve yerli’ kavramlarının etekleri altına saklanacağız demiyorlardı…
***
İş cinayetlerini ‘milli ve yerli’ anlayışla yapıyorlar…
Hukukun ırzına ‘milli ve yerli’ olarak geçiyorlar…
Paraları ‘milli ve yerli’ olarak çalıyorlar…
Gölleri, akarsuları, ormanları, yer altını ve üstünü ‘milli ve yerli’ olarak talan ediyorlar…
İktidardan düşüp bütün işledikleri suçların hesabını vermekten ‘milli ve yerli’ olarak kaçmaya çalışıyorlar…
***
Bu ülke ne çektiyse burayı gizli sömürge haline getiren ‘milli ve yerli’ katillerden, tüm halkı ve hazineyi soyan ‘milli ve yerli’ hırsızlardan çekti…
Çalma ve suç işleme sırası kime geliyor ise o bir anda ‘milli ve yerli’ oluyor…
Milli ve yerli değil, ahlaksız, yüzsüz, açgözlü ve suçlusunuz…
http://www.gazete360.com/Yazarlar/mehmet-altan/milli-ve-yerli-katiller/2792
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025