Mehmet Ocaktan
Prof. Dr. Ömer Dinçer Haber Türk gazetesinde yayımlanan yazılarını “Bilirken Susmak” adıyla kitaplaştırdı. Kitap gazetede yayımlanmış yazıların yanında, yeni yazılar ve nefis bir giriş bölümünden oluşuyor. Bilindiği gibi Ömer Dinçer öncelikle bir bilim insanı, bunun yanında başbakanlık müsteşarlığı, Çalışma ve Milli Eğitim Bakanlığı yapmış önemli bir siyasetçi.
Kendi isteği ile siyaseti bırakmasının ardından gazetede yazı yazmaya başlamasını kendi açısından ilkeli bir temele dayandıran Dinçer, yazma eylemini Türkiye’de yaşanan olayları, siyasi aktörlerin davranışlarını sadece bilgiye dayanarak ve doğru olana işaret etmek olarak tanımlıyor. Gazetede yayınlanmış yazıları dahil, Ömer Dinçer’in kitabının en temel ahlaki ekseni galiba şu cümlede özetleniyor: “Politika sahiplerinin yanlışlarını kısır delil ve iddialarla eleştirmek yerine, demokratik bir yaklaşımla doğru, iyi ve güzel olanı göstermek çabası içinde olundu.”
***
Kitabın önsözünde Hz. Danyal’la ilgili olarak anlatılan anekdotu dikkatle okumanın hem yazarın bu yazılarla neyi murat ettiği hem de kitabın anlam bütünlüğü açısından son derece önemli olduğu kanaatindeyim. Anekdot şöyle: Danyal peygamberin dört mil boyunca bir hükümdarın ardında yürüdüğünü gören dostları ona “Sen bir peygamber olduğun halde nasıl olur da böyle yaparsın” diye çıkışırlar. O da şu cevabı verir: “Ümit ediyorum ki onunla bir çift kelam ederim de Allah Teala bu vesileyle onu halk için faydalı hizmet yapar, millete hayrı dokunur... İşte bu amacı güderek yürüyorum.”
Doğu toplumlarında eleştirel düşünce gelişmediği için daha çok öğüt ve nasihat kültürü ön planda olmuştur. Tarihsel süreç içinde bu öğütlerin, yönetimler nezdinde elbette belli bir etkisi olmuştur. Ancak Türkiye dahil genel olarak İslam ülkelerinde eleştirel düşüncenin gelişmemiş olması bir talihsizliktir. Aslında Ömer Dinçer’in yazılarının hemen tamamında, biraz da dönemin hassasiyetine binaen, eleştiriden çok nasihat kültürünün izleri bulunuyor.
Maalesef bugün İslam toplumlarının halihazırdaki görüntüsü, bırakın eleştirel düşünceyi, ‘nasihat kültürü’ne bile tahammülsüzlüğün hüzün verici fotoğrafını ortaya koymaktadır. Nitekim kitaptaki şu ifadeler, Türkiye gibi 50-60 yıllık demokrasi deneyimine sahip ülkelerde bile siyasetin gidişatı ile ilgili açıktan nasihatlerin nasıl algılandığını göstermesi açısından son derece manidar: “Haklısın ama yazman doğru değil. Yazdıkların doru ama gidip söylemelisin.”
***
Galiba dindar aydınların sorumluluğu tam da bu noktada başlıyor. Eğer ülkenin sorunları konusunda doğru bildiğinizi hiçbir yıkıcı eleştiri rüzgârına kapılmadan, açık yüreklilikle ifade edemezseniz aydın olmanın sorumluluğunu nasıl yüklenebilirsiniz ki...
İşte Ömer Dinçer kitabında hem bir aydın hem de AK Parti geleneğinin içinden gelen birisi olarak geliştirilen proje ve politikalar için doğru olanı dile getirmeye çalışıyor. Ancak hemen şunu da ilave etmek gerekiyor ki, eleştiri kültürünün olmadığı Doğu toplumlarının özelliklerini taşıyan dindarların toplumsal ikliminde ‘doğru olanı dile getirme’ maalesef pek kabul gören bir durum değil.
Zira dindar toplumlarda hâlâ “kol kırılır yen içinde kalır” kuralı geçerlidir. Bu yüzden de sorunlar ortalıkta konuşulmaz, tartışılmaz ve mümkünse halının altına süpürülür... Dinçer kitabında bu anlayışa itirazını şöyle ifade ediyor: “Kamusal bir hatanın ve yanlışın örtbas edilmesi yerine, açıkça kabul edilmesi ve değiştirilmesi en düşük maliyetli çözümdür. Parti için bir meselenin parti içinde çözülmesi gerekir ama toplumsal bir sorunun açıkça tartışılması demokratik ülkeler için kaçınılmaz bir haktır.”
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025