Mensur Akgün
Tarih boyunca savaşların en büyük kurbanı siviller olmuş. Askerlerin, milislerin yanı sıra milyarlarca insan hayatını kaybetmiş, bir o kadarı da yaralanmış, savaşların sonuçlarından etkilenmiş. Elimizde güvenilir bir istatistik yok, ama belli başlı savaşlarda sivil kayıpların çok olduğu kayda geçmiş. 1618-1648 yılları arasında 30 yıl süren adını da zaten bu süreden alan savaşta bazı Alman prenslikleri nüfusunun yarısından fazlasını kaybetmiş.
I. Dünya Savaşı sırasında yaşanan sivil ölümlerin en az 6.5 milyon kişi civarında olduğu tahmin ediliyor. II. Dünya Savaşı sırasında askeri gücün yıkım imkanlarının artmasına paralel olarak sivil ölümler kat ve kat artmış. Savaş sırasında en mütevazı tahmine göre 50 milyon civarında sivil hayatını kaybetmiş. Sadece Almanya’da 4.5 milyon askere karşılık 5.7 milyon sivil ölmüş.
***
1942 yılında gerçekleşen hava bombardımanları sırasında Almanya’da ölenlerin sayısı 400 binin üstüne çıkmış. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının kurbanlarının çok büyük bir kısmının siviller olduğunu söylemeye gerek yok. Aynı eğilim hukukta, siyasette ve diplomaside atılan tüm adımlara, askeri eğitimde yapılan tüm reformlara rağmen değişmemiş. Elimizin altında Cenevre Sözleşmeleri, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran Roma Sözleşmesi var, güya silahlar daha hassas, fakat siviller hâlâ ölüyor, daha doğrusu öldürülüyor.
ABD önderliğindeki güçlerin sudan bahanelerle 2003 yılında gerçekleştirdiği Irak müdahalesi sırasında o yıl ölen sivillerin sayısı 13 bin 133... Bu sayı 2006’da 29 bin 515’le tepe noktasına ulaşmış, 2017 yılında 13 bin 187’yi görmüş, 2018’de sivil ölümler 2 bin 400 civarına düşmüş. Öldürenler sivil ölümleri hata olarak görüyor ama genellikle kaçınılmazlığına, daha doğrusu adil savaş anlayışının mantığına sığınıyor.
Oysa ölenler açısından bunun hiçbir açıklaması yok. İnsani açıdan da öyle. Çözüm savaşın, müdahalenin gerçekten de en son çare olması, sivil ölümlerin sınırlanması için müdahaleyi yapanların, savaşı gerçekleştirenlerin riski göze alması. Bir de tabii uluslararası hukuk kurallarının sadece güçsüze değil güçlüye de uygulanacağı bir dünya düzeninin kurulması.
Ancak bu ne yazık ki bir iyi niyet temennisi. Muhtemelen bundan sonrada savaşlar olacak, savaşlarda masum insanlar yine hayatlarını, vücut bütünlüklerini kaybedecek. İnsanlık dramları, göçler ve ilticalar yaşanacak. İşlenen suçların da çoğu cezasız kalacak. Sivil ölümler, yaralanmalar ‘collateral damage’ denerek meşrulaştırılmaya çalışılacak, doktrinler ve stratejiler tartışılacak.
Gelişmeler de zaten hiç iç açıcı değil. Amacı (en azından görünürdeki amacı) insanları Esad rejimin zulmünden korumak, IŞİD teröründen kurtarmak olan “koalisyon güçlerinin” müdahalesi bile Suriye’de sivillerin canını almaya devam ediyor. Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) tarafından yapılan tespitlere göre 23 Eylül 2014’de başlayan ve geçtiğimiz günlerde dördüncü yılın geride bırakan müdahalede “koalisyon güçleri” 2 bin 832 sivilin ölümüne doğrudan yol açmış. Bunları arasında 861 çocuk, 617 de kadın bulunuyormuş.
***
Geçen günlerde yayınladıkları raporlarında belirttikleri gibi müdahalenin ilk aşamalarında “koalisyon güçleri” IŞİD teröristlerini hedef alırlarken daha sonraları sivillere özen göstermemeye, ölümleri, yararlanmaları kanıksamaya başlamışlar. Obama döneminde 976 sivil hayatını kaybederken Trump Başkan olduğundan bu yana sayı 1867’ye ulaşmış. Rakka, Deir el Zor ve Haseke’ye düzenlenen saldırılar sonucunda da 550 bin insan yerlerini terk etmeye zorlanmış.
Rapor, dört yıl içinde en az 156 katliamın gerçekleştiğini, sivil hedeflere 170 saldırının yapıldığını, hastane gibi yerlere karşı da 15 saldırının gerçekleştiğini söylüyor. Son bir yıl içinde ölen sivillerin sayısıysa 432’ye ulaşmış. SNHR bunların düpedüz savaş suçu olduğunu vurguluyor. Sadece Amerikalıları değil PYD’yi de sorumlu tutuyor. Sonuç değişmeyecek olsa dahi iyi yapıyor. Araştırıyor, belgeliyor. Bize de hem insani, hem siyasi, hem de diplomatik açıdan kullanabileceğimiz bilgiler, imkanlar sunuyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
4.02.2026
28.01.2026
25.01.2026
21.01.2026
18.01.2026
14.01.2026
11.01.2026
7.01.2026
4.01.2026