Mensur Akgün
Yılbaşından önce ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı bir telefon görüşmesi sırasında askerlerini Suriye’den çekeceğini açıklamış, bunun ardından da hem Amerikan yönetimi içinde hem de ABD’nin müttefikleri arasında ciddi bir çalkalanma yaşanmıştı. Gelen tepkiler yüzünden Trump’ın kararını gözden geçirebileceğini düşündüren gelişmeler olmuştu.
Trump belli ki kararının hala arkasında duruyor. Fakat ABD Yönetimi’nin üst düzey yetkilileri İsrail gibi hayati konumda gördükleri müttefiklerinin endişelerini gidermeye çalışıyor, asker çekimini zamana yayacak tedbirler almak için özel çaba harcıyor. Bazıları İran’ın bölgedeki ağırlığının artmasından, bazıları da Suriye’nin Rusya’ya kalmasından rahatsız. PYD/PKK aracını kaybedeceklerinden de bariz bir şekilde endişeliler.
Bu yüzden de Kürt sorununa PYD/PKK üstünden sahip çıkarlarmış gibi açıklamalar yapıyorlar. Türkiye’yi ve Türkleri kategorik Kürt düşmanları olarak tanımlamak ve konumlandırmak istiyorlar. Oysa pek ala biliyorlar ki, Türkiye’nin Suriyeli Kürtlerle değil, onların önce IŞİD’e karşı savaşta, şimdi de Rusya ve İran nüfusunu kırmada araçsallaştırdıkları PYD/PKK ile sorunu var.
Anlamak istemedikleri şey aslında çok basit. Türkiye Suriye’nin kuzeyinde kendisine ileride tehdit olabilecek, toprak bütünlüğüne meydan okuyabilecek adına ne derseniz deyin bir yapılanmanın zemin bulmasına müsaade etmeyeceğini açıklamalarıyla da, eylemleriyle de belli ediyor. Bu sorun Türkiye açısından bir ulusal güvenlik sorunu. Yerinde hangi devlet olsa, iktidarında kim bulunsa benzeri tepkiler vereceği bir konu.
Ankara sorunun çözümü için farklı yollar denemeye açık ama ertelenmesine, kendisine sanki böyle bir sorun yokmuş gibi davranılmasına karşı. Türkiye, ABD’nin NATO müttefiki olarak, yani ittifakın herhangi bir üyesine saldırı olduğunda onu koruyacağını imzaladığı antlaşmayla taahhüt etmiş bir devlet olarak, kendi hasımlarına karşı da aynı hassasiyetin gösterilmesini müttefiklerinden, özellikle de ittifakın asıl gücü olan ve PKK’yı çoktandır terör örgütü olarak tanıyan Amerika’dan bekliyor.
İşbirliği yaptığı Rusya’nın PKK’yı terör örgütü olarak tanımaması da bu gerçeği değiştirmiyor. Çünkü Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında 1952’den bu yana hukuken, 1946’dan bu yana da fiilen var olan bir ittifak ilişkisi bulunmuyor. İşbirliği var, ortak çıkar alanları mevcut. Ama Rusya ile Türkiye arasında Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesinden doğan bir kader birliği yok. İstemediğimiz bir savaşa sürüklenmemiz, diyelim ki Polonya’nın toprak bütünlüğünü koruyacağız diye nükleer saldırıya maruz kalmamız söz konusu değil.
Bu yüzden ABD’den bizim hayati gördüğümüz çıkarlarımıza, toprak bütünlüğümüzü tehdit edebilecek oluşumlara karşı hassasiyet göstermesini beklemek hakkımız. Bu hakkın ihlal edildiğini gördüğümüzde tepki vermek de öyle. Diğer yandan da unutmayalım ki, Suriye’den asker çekme kullanılan retorik dışında çok boyutlu ve çok kapsamlı bir sorun. Terör örgütlerine fırsat yaratmayacak nitelikte, düzenli bir çekilme bizim de yararımıza. Zaman da gerekebilir, yüzde yüz istediğimizi de elde edemeyebiliriz. Ama şurası gerçek ki başladığımız noktada değiliz.
İlk günlerden bu yana çok yol aldık. PYD, PKK değildir iddiaları bitti. Türkiye düzenlediği sınır ötesi operasyonlarla, Astana süreciyle, Soçi mutabakatıyla, İdlip’de kurduğu gözlem noktalarıyla, Rusya ve İran’la geliştirdiği ilişkilerle, hepsinden önemlisi de muhalif unsurlarla kurduğu işbirliği modelleriyle zeminde de, masada da ciddi güç kazandı. Sorunlar çok ancak Suriye’nin bölünmesi olasılığı artık iyice azaldı. ABD de Suriye’den çıkacağını en üst düzeyde açıkladı. Dün de Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın çekilmenin 120 gün içinde olacağının kendilerine iletildiğini söyledi.
İnişler çıkışlar tabii ki olacaktır. Türkiye sadece ABD ile değil Rusya ve İran ile de şimdi ve gelecekte görüşmek, konuşmak, pazarlık etmek zorunda kalacaktır. Fakat Türkiye’nin elinin güçlü olduğunu, ahlaki açıdan da, hukuki açıdan da, siyasi açıdan da ABD’nin tavrının sürdürülemez olduğunu hepimizin anlamasında yarar var. Bunu Trump anladı, PYD/PKK yerine Türkiye’ye dayanmaya karar verdi. Eminim yakında yönetimindekiler de anlayacaktır. Ki bence Bolton ve delegasyonunun Ankara ziyareti anladıklarına, anlamaya başladıklarına işaret ediyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
4.02.2026
28.01.2026
25.01.2026
21.01.2026
18.01.2026
14.01.2026
11.01.2026
7.01.2026
4.01.2026