Mensur Akgün
Robert Kagan iyi eğitimli, Yale, Harvard gibi okullardan mezun, siyaset sahnesinde etkili bir Amerikalı. Başka işlerinin yanında Brookings’de de çalışıyor, Washington Post’a, New Republic’e ve daha pek çok gazeteye, dergiye düzenli katkıda bulunuyor. Müdahaleci, ülkesinin çıkarlarını savunan bir realist, pek çoklarına göre tam bir “NeoCon”. Oldum olası Cumhuriyetçi Parti’yi desteklemiş ama Trump’tan sonra saf değiştirmiş.
Kagan’ın sözüne güvenilir biri olduğunu söylemek zor. 2002’de Irak’a müdahaleye zemin hazırlamak için William Kristol ile birlikte Saddam’ın terörizme destek olduğunu yazmıştı. Daha sonra gerçek olmadığı anlaşılan başka ithamlarda da bulunmuştu. Ancak sözüne güvenilmese de yazdıkları önemli. Amerika’da da, başka yerlerde de görüşleri dikkate alınan biri.
Ayrıca Foreign Affairs dergisinin son sayısındaki Almanya üzerine yazdığı makalede olduğu gibi pek çok tespiti de gerçekçi. Kagan’ın söz konusu yazısının maksadı her ne kadar Trump’ın politikalarının yanlış olduğunu, bunun hiç istenmedik ve beklenmedik sonuçlar doğuracağını Amerika kamuoyuna göstermekse de, eleştirdiği politikaların ve diğer gelişmelerin Almanya’yı onun tabiriyle “normal devlet” olmaya yöneltmesi kaçınılmaz.
***
Kagan, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Amerikan güvenlik garantilerinin, küresel serbest ticaret rejiminin, demokrasi dalgasının ve milliyetçiliğin baskı altına alınmasının Almanya’yı sistem içinde tuttuğunu, Avrupa entegrasyonunun bu ülkeyi Avrupa sınırlarına hapsettiğini iddia ediyor. Bu dört parametrenin de değiştiği bir dünyada Almanya’nın yine eski Almanya olabileceğini söylüyor.
Gerçekten de İkinci Dünya savaşı sonrasında kurulan ve “liberal” sıfatıyla anılan düzen çökecek olursa Almanya’nın da bu çöküşten etkilenmemesi, kendi çıkarlarını korumak için tıpkı Bismarck sonrası dönemde olduğu gibi etki alanları aramaya başlamaması mucize olur. Belki bu sefer “Mitteleuropa”, “Sonderweg” gibi kavramlar kullanılmayacak, komşu halklar aşağı ırklar olarak görülmeyecektir ama Almanya ekonomik ağırlığıyla orantılı bir siyaset benimseyecektir.
Oldum olası tartışmalı olan NATO güvenlik garantileri işlevsiz kalırsa, AB de askeri boyutunu geliştirmekte kifayetsiz olursa Almanya kendi güvenliğini sağlamak, dünya siyasetindeki ağırlığını arttırmak amacıyla hem daha fazla konvansiyonel silah üretmek hem de nükleer silah edinmek isteyecektir. Bu da tıpkı eskiden, yani 1871 yılındaki birleşmesinin ardından olduğu gibi tehdit değilse bile risk olarak görülmesine, ona karşı tedbirler alınmasına yol açacaktır.
Zaten Rusya, Fransa ve İngiltere’nin elinde nükleer silah varken yalnızlaşan Almanya’nın nükleer silahsız kalabileceğini düşünmek de gerçekçi olmaz. Koşullar değiştiğinde tüm diğer ülkeler gibi Almanya da değişir. Almanya değiştikçe dünyayla olan ilişkilerinin niteliği kaçınılmaz olarak farklılaşır, bildiğimiz, alıştığımız düzen daha da fazla sarsılır, yepyeni ittifaklar, bambaşka işbirlikleri kurulur. Avrupa, hatta dünya istikrarsızlaşır. İstikrarsızlıktan Türkiye’yi de bir şekilde etkilenir.
***
Bu değişim olur mu, olursa ne zaman olur kestirebilmek doğal olarak imkansız. Fakat şartlar değişime çok müsait. Bir yandan “Brexit” ile adı konmamış bir krize giren AB entegrasyonu ve Macaristan, İtalya, Polonya gibi ülkelerdeki milliyetçi popülist şahlanış var, diğer yandan Trump’ın tehditkar politikaları ve kural tanımaz anlayışı. Avrupa’nın İran’la ticaret yapmasına da karşı, PESCO üstünden bir ortak güvenlik mekanizması geliştirmesine de.
ABD tarihinde ilk kez NATO’yu böylesine eleştiriyor, kendi kurduğu serbest ticaret rejimini ortadan kaldıracak adımlar atıyor. Çin’e karşı açılan ticaret savaşının Avrupa’da ve özellikle de Almanya’da yankısının olmaması, İran’a uygulanan keyfi ambargolardan Almanya’nın ihracatının, ithalatının, yatırımlarının etkilenmemesi imkansız. Silahsızlanma antlaşmaları sonlandırılıyor, nükleer silahların yayılmasını önleyen rejim sarsılıyor. AB ile bile örtülü bir ticaret savaşı yaşanıyor.
Trump uygulamaya koyduğu politikalarla muhtemelen farkında olmaksızın dünyayı, dünya siyasetinin yapılış biçimini değiştiriyor. Kagan gibi yazarlar da onu ve çevresini bu politikaların doğurabileceği sonuçlarla uyarmaya çalışıyor. Almanya’nın yeniden dünya siyaset sahnesine çıkacağını, bunun ABD için de sorun yaratacağını söylüyor. Ülkesinin hegemonik pozisyonunun sarsılabileceğinden duyduğu endişeyi dillendiriyor. Anlattıklarının bizim açımızdan önemiyse değişimin yaratacağı sarsıntıdan, değişimin sonuçlarını doğru okuyamama kaygısından kaynaklanıyor…
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
4.02.2026
28.01.2026
25.01.2026
21.01.2026
18.01.2026
14.01.2026
11.01.2026
7.01.2026
4.01.2026