Murat BELGE
AKP iktidarının başlarında laikçi kesim “takiye” kelimesini diline dolamıştı. Bu adamların “gizli gündem”i vardı. Memleketi şeriata götüreceklerdi! Kim ne derse desin, böyle bir niyet olmadığını istediği kadar anlatsın, durum değişmiyordu.
Öteden beri birbirinden kopuk yaşayan iki kesim bulunur bu toplumda. Birbirinden kopuk yaşamak, birbirini tanımamak demektir. Ötekini tanımayınca ve zaten ona şüpheyle baktığın için hakkında söylenenlere de inanman kolaylaşır. Laikçi kesimin bu konuda klişesi “Bunlar adamı kör testereyle keser” kelimeleriyle ifade edilirdi. Dindar kesimin de onlar için kendi klişeleri eksik değildi.
Yıllar boyunca oluşmuş bu birikimin üstüne AKP’nin tek başına iktidarı gerçekleşince (üstelik laik kesim 28 Şubat’la Erbakan’dan kurtulmanın tadını tam çıkaramadan), amansız bir psikolojik savaş başladı. Tekrarlamaya gerek yok, bütün darbe girişimlerini, provokasyon planlarını. Ama şu önemli: toplum gitgide önem kazanıyor ve “darbe” gitgide itibar kaybediyor olmalıydı ki “propaganda”ya öncelik veriliyordu.
Bu “propaganda” faaliyetinde “doğru söylemek” diye bir kaygı yoktu.
Geldik bugüne...
Ne olmuş Gezi eyleminde?
Eylemciler camiye girip içki içmişler.
AKP’yi destekleyen medya bunu anlatıyor; ama daha ciddisi, Başbakan da bunu anlatıyor. Mitinglerin “coşku yaratma” motifi haline getirdi bu hikâyeyi. “Kim bu eylemi yapanlar? Bunlar, camide içki içen adamlardır!”
İddianın dayanağının bir fotoğraftan ibaret olduğu anlaşıldı. Fotoğraf incelenince sözkonusu ezik büzük teneke kutunun bira olmadığı da görüldü. Daha önemlisi, caminin bir müezzini var, olayın tanığı da o. “Böyle bir şey görmedim” diyor.
Ama bunlar Başbakan’ın tavrını değiştirmesine yol açmıyor. O gene eline geçirdiği mikrofona “Bunlar camide içki içen adamlardır!” diye bağırmaya devam ediyor. Kadir İnanır’a açıkladığı şekilde, “halkla” konuşurken böyle şeyler söylemesi gerektiği anlaşılıyor.
Bir de “üstüne işenen” kadın anlatılıyor. İğrenç, mide bulandırıcı bir eylem. Olduysa. Ancak şimdiye kadar bunun da somut bir kanıtı çıkmadı. Bir şey diyemeyeceğim.
İddiayı ortaya attıktan sonra, iddianın kanıtını üretmek gibi bir yol da seçilebilir. Teknolojik imkânlar da hazır nasıl olsa.
Başbakan, bu hikâyeleri anlatarak, birçok insana olur olmaz gerekçelerle yüklenerek, kendisine muhalefet edenleri mütedeyyin kitlenin gözünde şeytanlaştırarak, bu toplumun bu ezelî bölünmesine katkıda bulunuyor. Bunca yılın bunca yanlış birikimiyle, bu iki kesim arasında açılmış çukuru derinleştirmeye çalışıyor.
Bütün bu Gezi sürecinin, üreteceği uzun vadeli sonuçlar çerçevesinde, bana en olumsuz görünen yanı bu oldu. Bunun öyle rastlantılara bağlı bir durum olduğuna da pek inanasım gelmiyor. Başbakan, anladığım kadar, bu ayrımın böylece sürmesinden yana. Ayrım ortadan kalkacaksa, onun “vatandaş” dediği kesimin “millet” dediği kesime biat etmesiyle kalkacak. “Herkes benim dediğimi demeye başlarsa, barış olur,” diye özetlenebilecek bir anlayış ve bir tutum bu. Bu anlayış ve bu tutumla, toplumun hangi kesimleri arasında “barış” kurulur, bilemeyeceğim.
“İslâm” ve “teslim”, biliyoruz, aynı kökten türer ama bugünün dünyasında, “Bana teslim olun da barışalım” felsefesinin fazla alıcısı çıkacağını sanmıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025