Murat BELGE
“Nemesis”, kadim Yunan mitolojisinden bildiğimiz bir kavram: “tanrısal intikam” demek. Nemesis bir tanrıça olarak bilinir; Okeanus’un kızıdır. Ama soyutla somut arasında bir yerde durur, çünkü adından anlaşılan işlevi yerine getirmek, onu soyutlaştırır.
“Göze göz, dişe diş” ilkesinin geçerli olduğu bir dünyada, “tanrısal intikam” aynı zamanda “adalet” gibi de anlaşılıyordu. O zamandan bu zamana, “adalet” bu yaygın “göze göz” anlayışının uzantısı olmaktan çıktı, çok daha karmaşık, çok daha “sofistike” bir kavram haline geldi.
Peki, her yerde böyle oldu mu?
Hayır. Dünya böyledir. Bir zaman üzerinde iman edilmiş kavramlar veya uygulamalar, kolay kolay unutulmaz, üzerinden yıllar ve çağlar geçtikten sonra bile belirli zihinlerde (hattâ bazen kurumlarda) yaşamaya devam ederler.
Günümüzde Türkiye’de “Nemesis” yaşamaya devam ediyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında. Ama belki yalnız onun şahsında değil. Her işin daha örgütlü yürümek zorunda olduğu çağımızda, Türk Nemesis’i de bir “takım çalışması” ile işliyor sanırım: danışmanlar, polis amirleri, savcılar ve benzerlerinden oluşan bir “Millî Nemesis” örgütü var günümüzde.
Başbakan Tayyip Erdoğan şu Gezi olayına çok kızdı. Bunu zaten hiç de saklamadı; her fırsatta öfkesini dile getirdi. Dolayısıyla “Millî Nemesis Teşkilâtı” çalışmalarını devam ettiriyor. Tayyip Erdoğan’da cisimleşen “tanrısal intikam”ın tecelli etmesi için, birkaç gün önce, polisimiz bir “narkotik girişim”e geçti, birçok tanınmış kişiyi toparladı. Bu kişilerin ortak noktası, “tanınmış” olmalarının dışında, Gezi eylemlerini desteklemiş olmalarıydı. Böylece, Başbakan’ın mümin taraftarları, bu Gezi işine bulaşmış olanların nasıl bir “ahlâki sukut” içinde olduğunu görecekti.
Koç firması denetime uğradı. Gezi olayları sırasında bazı eylemcilerin Divan Oteli’ne kaçtıkları, Otel müstahdeminin de onların elini kolunu bağlayıp paket halinde güvenlik güçlerimizin eline teslim edecek yerde, normal insan gibi karşılayıp, hattâ belki de parası karşılığında çay, kahve ikram ettiği anlaşılmıştı. Neyin nesi, kimin malı bu Divan Oteli? Koç ailesinin, değil mi? O halde, dayan denetimi. Koç ailesi hanyayı konyayı öğrensin, Başbakan’ı kızdıran adamlara iyi muamele etmenin bedeli nedir, anlasın.
Koç’lar gıllıgışlı işler mi yapıyor? Yapıyorsa, buna evvelsi gün başlamamışlardır. Erdoğan’ın iktidarının on birinci yılına kadar, Divan Oteli’nin eylemci ağırlamasına kadar bir denetleme gereği demek ki doğmamıştı.
“Nemesis”in bugünün “adalet” kavramından farklı olmasının birinci nedeni, kişisel olmasıdır.
Başbakan’ın gazabı çok zaman kişisel bir hedefe yöneliyor. Bunun epey fazla örneğini gördük, şimdiye kadar. Aydın Doğan uygulamaları erken örneklerdendi. Ama o zamandan beri bunların arası uzamadı, kısaldı. Kimi zaman (Cüneyt Özdemir örneğinde olduğu gibi) “bu adamı nasıl tutuyorsunuz?” yollu kişisel hedefler göstermekten de kaçınmadı. Ama birçok durumda, belki onun özel bir talimatı olmadan da, Millî Nemesis Teşkilâtı patronun duygularını tahmin ederek, gerekli temasları yapmış, “Şunu, şunları atın, yoksa...” demiş olabilir.
Böylece, tarihin bu aşamasında, “Nemesis” ilkesinin bir kere daha geçer akçe olduğu bir döneme girdik.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025