Murat BELGE
Olimpiyat kasırgası geldi geçti üstümüzden. İlk değil. Devamı da gelecektir ve sonunda beklenti gerçekleşecektir de. Yalnız, görülüyor ki bunun gerçekleşmesine en fazla bu seferinde yaklaşmışız.
Şu aşamaya gelindiğinde, medyada, kim ne demiş, içeride, dışarıda, onlara bakıyorum. Çünkü bunlar daha yerleşik, daha kalıcı tavırları, konumlanmaları açıklıyor.
Hükümet çevrelerinde fazla anlam veremediğim bir öfke görüyorum. Olimpiyat olmuş, olmamış, benim için “hayatî” önemi olan bir konu değil. Ama kimileri için böyle ve herhalde onlarla bir duygu “frekansı” tutturmama imkân yok. Gene de, olayın uyandırdığı tepkinin böyle bir öfke kılığına girmesine akıl erdiremiyorum.
Bu öfkenin bir nesnesi “dış dünya”. Bu kadar da genel ve belirsiz, tanımsız bir hedef. Yani, “biz” olmayan herkesi kapsayabilecek bir şey. Bu “dünya” bize karşı önyargılı. Ve tabii “önyargılı” olmasını gerektirecek hiçbir şey yok; nedensiz, açıklamasız bir önyargı.
Ama bir hedef daha olduğu söylenenlerden anlaşılıyor. Bu sefer kastedilen “iç dünya”. Burada, Olimpiyat için İstanbul’un seçilmemesini isteyenler, hem de şiddetle isteyenler varmış. Bazı bakanlar, bana epey seviyesiz görünen bir dille (piyasada “kına” kalmamış vb.) bunlara öfkelerini anlatıyorlar.
Dediğim gibi, epey uzaktan izlediğim bir olaydı bu. Onun için atlamış olabilirim. Ama Türkiye toplumu bu Olimpiyat tipi şeyleri sever, burada olmasını ister. Dolayısıyla o söylenen kişiler “olmasın!” derse bu pek popüler bir politika olmaz. Nitekim böyle itiraz seslerini ben duymadım. Bir kampanya, bir eylem, böyle şeyler olmadı. Ha, ta başından beri, bu hükümet neye elini atsa başarısız olmasını akıldışı bir hareketle temenni eden bir kesim var Türkiye’de, bunu biliyoruz. Ama orada da, sonucun böyle olmasına katkıda bulunacak bir davranış olmadı, onu demek istiyorum.
Hükümetin “gezi öfkesi” devam ettiği için ona referans verenler de var. Bu, olabilir. Nitekim dünya basını da öncelikle buna işaret etmiş. İyi de, Gezi eylemleri Olimpiyat’a karşı yapılmadı. Karara sebep ise, Gezi olayları gibi “demokratik protesto” çerçevesine giren bir eylemi bastırmak üzere hükümetin gösterdiği olağanüstü şiddet. Özellikle Başbakan’ın takındığı tavır, kullandığı dil, “çoğunluğu üstünüze saldırtırım” tehditleri vb.
“Kına”lardan, “Gezi”lerden önce, AKP ileri gelenleri ya da gidenleri, “Acaba bizim yaptığımız bir yanlış var mı” diye sorsalar ve bir durup düşünseler, daha iyi olmaz mı?
Belki daha iyi olur ama mümkün olmaz. Çünkü AKP halis bir “Türk” partisi ve “Acaba ben yanlış bir şey yaptım mı” diye sormak bir Türk davranışı değil.
Gene bu sabahın bir gazetesinde, Türkiye’deki görevi bitmiş, ayrılmak üzere ABD Başkonsolosu ile bir mülâkat yayımlandı. Birçok ilginç söz söylemiş. Beni öncelikle “Tarih 1453’te başlamıyor” cümlesi ilgilendirdi.
“Üç imparatorluğun başkenti İstanbul!” diye övünürüz. Peki, şu öteki ikisinin izi, kalıntısı yok mu? Varsa nerede? Ayasofya falan, birkaçı ortaklıkta (onu da cami yapalım takıntısıyla yaşayan kalabalık bir grup var).
Ama bugün “ortalıkta” olanın iki üç katı da gene bu topraklarda, bilinçli ve kasıtlı bir ihmalin sonucu olarak yatıyor.
“Bize karşı önyargıları var”, “Önyargılarının esiri oldular!” Her olayda ve beş saniye içinde bu avazla ortaya fırlamak da bir önyargı örneği değil midir? Bin yıl öncesinin genel insanlık mirasına karşı bu “militan tarafgir” tutumu sürdüren kişilerin “önyargı”dan söz etmeye ne kadar hakları var?
“Olimpiyat’ı biz alabiliriz,” düşüncesiyle, hazırlık olarak şunu bunu yapmaya kafa yorarken olsun, “Şu Sphendon’u da ziyarete açsak” diye bir fikir kimsenin aklına gelmiyor mu bu ülkede?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025