Mustafa ARMAGAN
Cumhuriyet tarihinin 7. referandumunda Cumhurbaşkanlığı sistemine geçip geçmeyeceğimizi oyluyoruz. Sonuçlar vatana, millete hayırlı olsun diyor ve bu özel günde referandum tarihimize hızlı bir bakış atmanın faydalı olacağına inanıyoruz.
Efendim, referandum kavramı siyasî hayatımıza 1961 Anayasası'yla girmiştir. Ancak ilginç olan nokta, bu anayasanın da bir referandumla kabul edilmiş olmasıydı! Biraz garipti ama Temmuz 1961 referandumu, referandumu getirecek olan 1961 Anayasasını doğurmuştu.
Peki bu ilk referandumda sandıktan nasıl bir sonuç çıktı dersiniz?
Yüzde 62 Evet, yüzde 38 Hayır çıkmıştı.
Darbecilerin onca tehdit ve baskılarına rağmen 9 Temmuz 1961'de yapılan referandumunda yüzde 40'a yakın Hayır oyu çıkmış ama sonuçta çoğunluk Evet dediği için Anayasa kabul edilmişti.
Bu arada en çok Hayır oyu veren il yüzde 58 ile Kütahya, en çok Evet diyen il ise –çok şaşırtıcı ama feodal yapısı nedeniyle anlaşılır sebeplerle- yüzde 98 ile Mardin olmuştu. Hayır diyen iller sıralaması en yüksekten başlayarak şöyle gerçekleşti:
Kütahya (58), Samsun (57), Manisa (56), Aydın (56), Bolu (55), Zonguldak (53), Bursa (53), Sakarya (53), Çorum (52), Denizli (51), İzmir (50,2), Muğla (49,2)…
Böylece referandumlar tarihimiz Evet ile başlamış oldu.
Bundan sonraki referandum için ise tam 21 yıl, 4 ay beklememiz gerekecekti.
İKİNCİ REFERANDUM
12 Eylül 1981 askeri darbesi Türkiye'nin siyasî hayatına bir anayasayla müdahale edecekti.
Darbeden sonra Devlet Başkanı gibi kerameti kendinden menkul bir unvan alan Kenan Evren, aynı zamanda kendisini Cumhurbaşkanı seçtirecek Anayasa referandumunu 7 Kasım 1982 tarihinde yaptırdı. İlginç olan husus, ilk iki referandumumuz Anayasaların kabulüne tahsis edilmişti.
Sonuçta yüzde 91 oranında Evet'e karşılık, sadece yüzde 9 Hayır oyu çıkmış ve 1982 Anayasası kabul edilerek yürürlüğe girmişti.
1982 referandumunda en çok Hayır oyu veren iller 21 yıl öncekinın zıddına bu defa Güneydoğu bölgesine kaymış, başı ise yüzde 23,5 ile Bingöl çekmişti. Bingöl'ü yüzde 20 ile Diyarbakır, yüzde 17 ile Tunceli ve Hakkari takip ediyordu. Muş ve Elazığ yüzde 15 sınırında takılmıştı. Onların arkasından Mardin ve Bitlis (13), Siirt ve Ankara (12), Kocaeli, Konya ve İstanbul (11) geliyordu.
En yüksek Evet oyu ise yüzde 97 ile Kars ve bir puan altında Ağrı ve Bilecik'ten çıkmıştı. Onları Adıyaman, Tokat, Şanlıurfa ve Artvin (95) takip ediyordu.
Böylece bugün tam bir yamalı bohçaya dönen 82 Anayasası'na Evet demiş oluyorduk.
İlk iki referandumumuzda Evet demiştik. Peki 3. referandumda nasıl bir sonuç alınacaktı?
SİYASİ YASAKLAR REFERANDUMU
1982 Anayasası'nin geçici 4. maddesi eski siyasetçilere 5 ve 10'ar yıllık siyasi yasaklar getirmişti. Mesela Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş yasaklıydı. Partileri vardı ama siyasete giremiyorlardı. Yasakların kaldırılıp kaldırılmaması noktasında halka başvuruldu.
İlk referandumdan tam 21 yıl, 3 gün sonra gerçekleşen 1987 Anayasa değişikliği referandumunda sandıktan kıl payı da olsa Evet çıktı. 11 milyon 711 bin seçmen Evet, 11 milyon 636 bin seçmen ise Hayır demişti. Yüzde 49,8'e 50,1 ile yasaklar kaldırıldı. Yaklaşık 75 bin oy farkı ile 12 Eylül öncesindeki siyasetçilere siyasete dönüş yolu açıldı.
En çok Hayır oyu yüzde 71 ile Turgut Özal'ın memleketi Malatya'dan çıkarken en çok Evet oyu yüzde 78 ile Tunceli'den çıkacaktı. Malatya'yı Hayır'da Gümüşhane ve Yozgat (67) ile Kayseri (64) izlerken Tunceli'yi Evet'te izleyen iller Isparta (71), Mardin (67) ve Hakkari (63) olacaktı.
HAYIR ÇIKAN TEK REFERANDUM
Siyasi yasakları kaldıran referandumun ertesinde, 25 Eylül 1988'de bir ilk gerçekleşti ve anayasanın 127. maddesineki yerel seçimlerin 1 yıl erkene alınıp alınmaması halka soruldu. Halk “Bu lüzumsuz işlerle beni neden meşgul ediyorsunuz?” dercesine yüzde 65 oranında Hayır dedi. Evet oyları yüzde 35'te kalmıştı. Bu Hayır ile sonuçlanan tek referandum olarak tarihe geçecekti.
Bu referandumda Hayır'ların başını çeken il yüzde 82 ile Tunceli olurken en çok Evet diyen il de yüzde 58 ile Malatya idi. Her iki ilin oylarını ne kadar bilinçli kullandıkları, bundan sonraki referandumların sonuçları takip edince anlaşılıyor…
AK PARTİ REFERANDUMLARI
Bundan sonra Ak Parti referandumları dönemi başladı.
21 Ekim 2007 tarihinde yapılan 5. referandumda halka Cumhurbaşkanının halk tarafından ve 5+5 sistemiyle seçilip seçilmeyeceği soruldu.
Cevap, bu defa da Evet oldu. Hem de yüzde 69 gibi rekor sayılabilecek bir oyla. Hayır diyenlerin oranı ise yüzde 31'de kaldı.
Böylece bugün oylanacak olan Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin temeli 10 yıl öncesinden atılmış oluyordu.
2007 halk oylamasında en çok Hayır veren il yüzde 65 ile Tunceli olurken en fazla Evet oyu veren il ise yüzde 95 ile Bingöl olacaktı.
Nihayet bundan yedi yıl önce sandık başına 82 Anayasası'nın 26 maddesi üzerinde değişiklik için gittik.
12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen referandumda halkın yüzde 58'i Evet dedi, Hayır oyları ise yüzde 42'de kaldı.
Bundan önce olduğu gibi sandıktan en çok Hayır çıkaran il yüzde 81 ile Tunceli oldu. Onu Kırklareli ve Edirne (74) ile Muğla (69) takip etti. En çok Evet veren il ise yüzde 96 ile Ağrı oldu. Ağrı'dan sonra yüzde 95 ile Bingöl, Siirt ve Batman, 94 ile Van, Şanlıurfa, Hakkari ve Diyarbakır en çok Evet diyen iller oldu.
Referandumlar bitti ama bu arada bir referandumun da kıyısından dönüldüğünü belirtelim.
2001 yılında Anayasanın “Başlangıç” metni ile 33 maddesinde değişiklik yapan kanun TBMM'de kabul edilince 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer sadece bir maddeye takıldığı için milletvekillerinin ödenek ve yolluklarına dair 27. maddenin referanduma sunulmasına karar vermişti.
TBMM derhal harekete geçerek yasanın 27. maddesiyle ilgili yeni bir anayasa değişikliğine gitti. Böylece Sezer'in bu gereksiz referandum külfetinden kıl payı kurtulmuş olduk.
Lüzumlu veya lüzumsuz, olumlu veya olumsuz, 6 referandum geçirdik bugüne kadar. 5 kere Evet, 1 kere Hayır dedik. Bakalım bu akşam sonuç nasıl tecelli edecek?
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2017
9.02.2017
26.03.2017
19.03.2017
12.03.2017
26.02.2017
5.02.2017
29.01.2017
22.01.2017
15.01.2017