Nabi YAĞCI-Taraf Yazıları
İki askerî darbe arasındaki periyoda sırf darbelerden ayırt edebilmek için “demokrasi” demek zorundaysak eğer, bununla bugün dünya ve Türkiye’de yeni eğilimler ve aradığımız yeni demokrasi arasında derin bir çatlak ve çelişki var. İkisinin artık yan yana yaşaması mümkün değil. Yan yana durdukça yapı bütünüyle çürüyor. Binaya yapılan her yeni ilâve yalnızca çatlakları derinleştiriyor.
Eski ve yeni demokrasiyi dilediğimiz gibi değişik yönlerinden kalkarak tarif edebiliriz, birine “vesayetçi” diğerine “ileri” veya “daha fazla demokrasi”, “radikal demokrasi” diyebiliriz ama hepsinde ortak olan şey “siyaset yapma”dır. Kafamızdaki, gönlümüzdeki demokrasiyi nasıl tarif edersek edelim eğer tepeden inme yoldan düşünmüyorsak siyaset üstüne daha çok düşünmek zorundayız.
İş siyaset yapmaya gelince siyasetin tarif alanı demokrasi tarifi kadar geniş ya da engin değildir. Zaten genel olarak siyasetten değil siyaset yapmaktan söz ediyorum. Vurgu, “yapmak” fiilinde. Oraya geldiğimizde karşılıklı ilişkiler alanına girmiş oluyoruz ki, burada karşılıklı bağımlılık ölçütü geçerli oluyor. Yani herkes dilediğini dilediği gibi yapamıyor; söylem alanında her şeyi söyleyebilirsiniz ne var ki lafla peynir gemisi yürümüyor. Seçim meydanlarında istediğiniz kadar bol keseden atın bunların oy getirme etkisi ihmal edilebilir düzeyde kalıyor.
Veya eğilimlerle olgular arasındaki çelişkinin çözümü kafamızda ya da kâğıt üstünde yaratmış olduğumuz çözüm yollarına denk düşmüyor. İkisi arasına istekler, beklentiler, çıkarlarla örülü sayısız ilişki ağları giriyor. Günümüzde gittikçe güçlenen bir eğilim olan ağ toplumu dönüşümüyle geleneksel yapıların ve zihniyetlerin halen birlikte varolma hâli gibi.
Geçen yazımda bir kez daha sözünü ettiğim ikili iktidar yapısını çözmek ve sivil demokratik yeni bir anayasayı yapabilmek farklı bir siyaset yapma üstüne daha çok düşünmemizi gerektiriyor. Oysa bugün, pratikte eskinin geleneksel siyaset yapma yöntemlerini kullanarak siyaset yapmak zorunda kalıyoruz.
Denetlemesi olmayan seçme hakkı
Her dört-beş yılda bir halkın kendini temsil edecek milletvekillerini seçip parlamentoya gönderme siyaseti bizim yukarıda değindiğim “demokrasi” pratiğimiz içinde “denetlemesi olmayan” bir seçme hakkını kullanma anlamına geliyor, daha fazlası değil. Bu yolla “daha fazla demokrasi “ ancak seçtiklerimizin insafına kalıyor. Ne kadar verirlerse! Bu insafın bir de görünmeyen el tarafından (ikinci iktidar) kırmızı çizgilerle sınırlanmış olduğunu yine geçen yazımda değinmiştim.
Oysa olağan demokrasilerde genel oy hakkı siyasi denetim hakkını da içerir. Bizde bu demokratik mekanizma siyasi partiler düzeyinden başlayarak hiçbir düzeyde işlemiyor. Yalnız seçim ve siyasi partiler yasası nedeniyle öyle değil siyasi katılım kültürümüzün/pratiğimizin geri kalmış olmasından oluyor.
Gördük. Bu seçimlerde tabanda dahi rahatsızlık yaratan milletvekili adayları partilerin tepe yönetimlerinin buyurgan iradeleriyle seçildi veya atandı. Seçme hakkının böylesine kısıtlandığı koşullarda demokratik denetim mekanizmaları nasıl işleyebilir? Bu mekanizmaların işlemediği durumda biz radikalini bıraktım daha fazla demokrasiye nasıl varabiliriz?
1960’lı 70’li yıllarda parlamentarizmin düşük temsil gücü ve aynı zamanda Meclis’in denetim gücünün güdüklüğü nedeniyle varolan demokrasi “biçimsel demokrasi” olarak küçümsenmiş, “Parlamento dışı muhalefet” adı altında özellikle solda cuntacı düşünce ve eğilimler boy vermişti. Bu küçümseme tek neden olmasa da askerî darbelere ortam hazırlayan önemli bir neden olmuştu. Bugün de eğer bu seçimlerde MHP baraj altında kalır, BDP Meclis’te temsil edilemez veya düşük temsil düzeyinde kalırsa korkarım benzer eğilimler güçlenecektir.
Oysa bizim siyaset yapma geleneğimizde halkın siyaset anlayışı içinde parlamento beğenelim beğenmeyelim önemli bir yere sahip. Askerî vesayetin yok olmadığı ve sivil toplumun denetim mekanizmalarının henüz zayıf olduğu bu koşullarda bu önem daha da artıyor. Siyaset yapmada bu kritik eşik gözardı edilir ve “parlamento tek yol” veya tersine “parlamento dışı tek yol” seçilirse halkın seçme ve denetleme potansiyeli yeni bir demokrasi için kullanılamaz olur. Halk muhalefeti ya parlamento içine hapsolur veya parlamento dışı demokrasi güçleri halkın muhalefetini yanlarına çekemezler. Yazımın başında söylediğim eski yapı güç kazanır.
Bu nedenle bu seçimlerde bağımsız adayların ve Kürt siyasetinin Meclis’e etkili biçimde girmeleri ve böylece parlamentonun hem içeriden hem dışarıdan etkin kullanımı, geleneksel siyaset yapma yolunu kendi geleneği içinde değiştirebilir, ikili yapıyı daha fazla demokrasi temelinde tekleştirebilecek bir ivme yaratabilir.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.05.2012
3.05.2012
30.04.2012
28.04.2012
26.04.2012
23.04.2012
21.04.2012
19.04.2012
16.04.2012
14.04.2012