Nabi YAĞCI-Taraf Yazıları
Gündelik bir gazetede köşe yazıları yazıyorsanız zamanın hızlandığını fark edebilme şansına sahip olabilirsiniz. Eğer derdiniz “kenar süsü yapmak”, “laylaylom” türü yazılarla günü doldurmak veya yazarlık ustalığınızı göstermek değil de bir tazı gibi gerçeğin peşinde koşmaksa...
İşlemeye karar verdiğiniz bir konunun tam ortasında bir başka çarpıcı gerçek su yüzüne çıkıyor, birini bırakıp öbürüne dalıyorsunuz, su altında bir sepet pinpon topunu yakalamaya çalışmak gibi bir şey, birbiri ardına su yüzüne çıkıyorlar, hangisini yakalayacağınızı şaşırıyorsunuz.
Hayata yüzyılların biriktirdiği önyargılar, katı inançlılığın donukluğuyla afyon yutmuş gibi bakmıyor, bir çocuk gibi, anlamak isteyen meraklı gözlerle, safça bakıyorsanız anca o zaman hayatın da size sırlarını açtığını fark edebiliyorsunuz.
Gerçekle hakikat arasındaki zardan ince çizginin buradan geçtiğinin farkına varıyorsunuz. Görünen gerçeklerin arkasında gizlenmiş, sezgiyle bilginin kol kola yürüdüğü hakikat âlemini belli belirsiz seçebiliyorsunuz.
İşte öyle bakabilirsek o zaman pinpon toplarını birbiri ardına su yüzüne iten zaman hızlandırıcısı dipteki o muazzam basıncı keşfedebiliriz. O basınç ki yalnıza dışımızda olanları değil içimizdeki bastırılmış pinpon toplarını da, iyiye-kötüye, güzele-çirkine dair “zanlarımızı” da yüzeye fırlatıyor.
Adalet ve özgürlük isteğidir bu.
Tarih boyu iktidar hırslarının, tanrısal, dinsel, ırksal, milliyetçi bağnazlıkların; her tür “yücelik”, her tür “kutsallık” maskeleri arkasına gizlenerek, kin ve nefret duygularını, kan dökmeyi, savaşları meşrulaştıran o doymak bilmez bencilliğin bastırdığı adalet isteği bugün zamanımızın ruhu olarak ortaya çıkıyor.
Tahrir Meydanı’na halkı toplayan da odur.
Ne yalnızca, ekmek, iş; ne yalnızca dinsel saikler; ne de fizikî baskılar, ne gelecek kaygısı... Hepsi de var ama hepsini birleştirip ortaya değişim ivmesi çıkaran ve görünür, elle tutulur olmayan harekete geçirici güç kanımca adalet ve özgürlük isteğidir.
Görüyoruz. Tahrir Meydanı’nda isyan ateşi yakanlar zenginiyle, fakiriyle, genciyle yaşlısıyla, kadını erkeğiyle, okumuşu okumamışıyla, çok renkli, çok çeşitli, çok farklı ama birleşik bir topluluk. Yani halk.
Karşımızda sahici bir halk hareketi var.
O kadar ki, Hıristiyan topluluklarına, Kıptilere yönelik provokatif saldırılara Müslümanlar karşı çıktılar; Müslümanlar 4 şubat günü Tahrir Meydanı’na yürümek için Cuma namazı kılarken ise dışarıda onların güvenliğini Hıristiyanlar aldı.
Göz yaşartıcı, gelecek için umut verici bir tablo.
Ve Kıbrıs.
Bir başka adalet ve özgürlük isteği de orada tutuşmak üzere. Kıbrıs’ı, KKTC’yi az çok bilenler –ki kendimi de onlar arasında sayabilirim- gelmekte olanı hissedebilirler. Başbakan, AK Parti hükümeti protestoları hafife almakla çok yanılıyor.
Başlangıçta hükümetin Kıbrıs sorununu çözmeyi samimiyetle istediğine kuşku duymuyorum ama tıpkı Kürt meselesinde olduğu gibi burada da frene bastı. AB süreciyle bağlı baktı meseleye. Her iki meselede de AKP içinde milliyetçi damar olumsuz rol oynadı. CTP’nin hükümeti kaybetmesinde kendilerinin yanlışları yanında AKP’nin yanlışları ve özellikle Cemil Çiçek’in etkisinin önemli olduğunu düşünüyorum. Şimdi değil Kıbrıs’taki son seçimler sırasında orada edinmiştim o izlenimimi.
Başbakan’ın son açıklamasında bir yandan şehitler, gaziler hamasetiyle meseleye yaklaşması öte yandan Kıbrıs halkı için hem haksız, hem incitici “sizi biz doyuruyoruz” ifadesiyle geçmişteki olumlu politikalarıyla şimdi arasına çok ciddi mesafe koymuş oldu. Bu kırılmanın tamiri hiç de kolay olmayacak. Başbakan KKTC’deki sempatisini kendi eliyle çizmiştir.
Bu yaklaşım tarzı politik olarak yanlış olduğu kadar adil de değildir. Türkiye’nin Adaya, KKTC’ye para döktüğü doğrudur. Ama bunu oradaki halka yardım için yapmadı hükümetler. Bütün dünya Türkiye’yi Ada’da “işgalci” görüyor, bu nedenle KKTC’yi tanımıyor. O dökülen paraların KKTC’yi suni teneffüsle yaşatma çabası olduğunu bilmeyen mi var? Şimdi faturayı Kıbrıs halkına çıkarmak hiç de adil değildir. Üstelik öteden beri bu para musluğunun KKTC’de iç siyasetin kontrol musluğu da olduğunu herkes bilmekte.
Ya eski Dışişleri Bakanı Soysal gibi açıkça “Kıbrıs Türkiye’nindir” diyeceksiniz, oradaki askerî varlığınızdan hiç rahatsız olmayacaksınız ya da eşit haklı, iki toplumlu, federatif bağımsız Kıbrıs gerçeğini kabul edeceksiniz ve “Kıbrıs Kıbrıslılarındır” diyeceksiniz.
Başbakan’a sempati besleyen Arap halklarının dahi Kıbrıs’ın bağımsızlığının yanında olduğu unutulmamalı. Kıbrıs halkının protestolarının bu sempatiye gölge düşüreceğini Başbakan’ın göremeyişi hayret vericidir.
Pınar Selek ve Hrant için adalet arayanlar da hafta başı ayakta olacaklar.
Pinpon toplarını suyun dibine itme çabası nafile bir çaba. Adalet ve özgürlük talepleri dünyanın her köşesinde yükselecek.
Tahrir Meydanı bu ateşi yaktı bir kere.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.05.2012
3.05.2012
30.04.2012
28.04.2012
26.04.2012
23.04.2012
21.04.2012
19.04.2012
16.04.2012
14.04.2012