Namık ÇINAR
Kuzum, daha ne kadar sürdüreceğiz...
Yalan söyleyip, kendimizi de, birbirimizi de kandırmayı...
Meseleyi yanlış yere koyarak, ısrarla inatlaşmayı?
Adamlar “devletleşiyor”, ne var bunda şaşacak?
İşin “olmazsa olmaz”ı, devletler önce ordu kurarlar. Bunun için de “askerî okullar” açarlar.
Onların yaptığı da sonuçta bu.
PKK’nın Kandil’de “Masum Korkmaz” adında bir askerî akademisinin var olduğunu kim bilmez?
Siz Kuleli’ye, Maltepe’ye, Işıklar’a 13-14 yaşlarında çocukları alırken oluyor da, onlara gelince niye olmuyor?
Ben meselâ, daha 11’imdeyken gitmiştim Selimiye’ye.
Ama bunlarınki, anaların babaların hilafına, birazcık zorla yapılıyormuş.
Ee, olacak gayri o kadar!
Bizim İstiklâl Savaşı’nda da, askerler kaçmasın diye taburların gerisinden gelen birkaç zabit bulunurdu, eli silahlı.
Her şey olup bittikten sonra, şiirlerde şarkılardaki atıp tutmaların ne kadarı hakikattir sanıyorsunuz?
Harp bu!
Hem hayatın bir gerçeğidir, hem de içgüdüsü yaşamak olan insanın doğasına aykırıdır.
Yeri gelmişken hatırlatalım ki, sık sık haşhaşîliğe vurgu yapan Başbakan, tarihte fütuhatlar yapmış İslâm ordularının seferlere öyle tıpış tıpış değil, alkol yasağı yüzünden çoğu zaman ancak haşhaş verilerek sevk edilebildiklerini, sanırım bilmiyor olmalı.
Konumuza dönersek... Sizin yöntemlerinizle olursa, gidişâtın hiç de iyi tarafa evirilmeyeceğini her dile getirişimizde, kanın akmasından yana olmakla suçlayarak susturmaya çalıştınız bizleri.
Demokrasiden, insan haklarından, özgürlüklerden gitseydiniz, bunlar değil başka şeyler zuhur edecekti.
Ama siz Kürt feodal beyleriyle pazarlığı seçtiniz.
Alacağınız sonuçlar da tabii ki ona göre olacak.
Şimdi çıkıp bir bölümü, konjonktür gereği “biz bölünmekten vazgeçtik” dese de durum değişmez.
Devletleşme, “pilav üstü az kuru” değildir ki; ya vardır, ya yoktur.
Eğer kana milliyetçilik girdiyse, her daim nükseder.
Hani dağa çıkarılan o yeni yetmeler var ya, onlar o akademide okurlar ve Kürt ordusuna general olurlar da, kendilerini yetiştiren Kürt politikacılara yarın darbe bile yaparlar.
Şimdikiler gider, yerlerine daha belâlıları gelir; harekete ummayacağınız ivmeleri verirler.
Ülkemizin kamburu olan çağdışı uygulamaları, başka arayışlara hiç yeltenmeden tasfiye edecekken, bunu yapmadınız; Batı’ya değil, kan ve barut kokan Doğu’ya benzemeyi yeğlediniz.
Hoş, sizden demokratlık beklemek de başlı başına bir ikilem ya, bu da galiba bizim hüsnükuruntumuz.
Kendiliğinden gelişen bir yaşam biçimidir çünkü demokrasi.
Bizim gibi Doğulu ve kolektivist toplumlar için demokrasi, daha önce evde hiç pişmemiş bir yemeğin kitaplardaki tariflere bakıp da yapılmasına benziyor.
Hâlbuki biz başka türlü bir mutfaktan geliyoruz:
Üzerine demir leblebi evsafında krutonlar serpilmiş Despot Çorbası...
Biat yatağında Vandal Kebap...
Baskılarla karamelize edilmiş Köle Tatlısı...
TOMAsuyuyla çalkalanmış sek ayran.
Bu tarz menülerin, ülkenin hak ve özgürlük açlıklarını giderecek besin değerleri taşımadığı artık ortadadır.
Şimdiye kadar tüm toplumu merkezden kontrol eden Türk oligarşisi ile, bundan böyle ondan kendi coğrafyasına isabet eden payın devrini isteyen Kürt oligarşisi arasında cereyan eden bir sürtüşme, bu itiş kakışın özünü teşkil etmektedir.
Yoksa, ideolojisi anakronikleşmiş bu milliyetçi-dinci devletle şimdiye dek Türk’ün sorunu ne ölçüde çözüldüyse, Kürt’ün sorunu da özenilen Kürt devletinde en kabadayısıyla o kadar çözülecektir.
Türkhalâ yoksul ve yoksun olduğuna göre, Kürt’ü bekleyen de gene o bildiğimiz yoksulluklar ve yoksunluklar yumağıdır.
Her şeye rağmen çare, AB ülkelerinin insanları gibi yaşamaktan geçer.
Ne ki, iki tarafın egemenleri, kendilerinin devre dışı kalacağı bir demokratikleşmeye rıza göstermeyeceklerdir.
Hep birlikte mücadelesi yapılacak olan, aslında budur.
twitter@cinarnamik
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kendi ayak izlerini görmek, boşuna heveslenmektir
11.05.2022 - Emperyalizm
24.03.2022 - Hoparlörden ezan ve linç
6.02.2016 - Bugün için artık yapacak tek şey var
30.05.2016 - Darbe plânları yasal mevzuata uygundur!
24.05.2016 - Liberalizm, demokrasinin öteki adıdır!
13.05.2016 - Ne durumdayız?
10.05.2016 - Kut’ül Amare kahramanı (!) aslanlar aslanı Engin Ardıç
8.02.2016 - Kut’ül Amare yahut en son yoksul kandırma numarası
3.02.2016 - Demokrasi mi, askerî veya dinî faşizm mi?
29.04.2016
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























emir
baştan sona tek çare olarak "Cemaatin bayrağı altında toplanmayı" öneren bu komik adamın yazısını bir de açıklık ve dürüstlük tavsiyesi ile bitirmesi yok mu?... yahu yeter artık, güldürmüyorsunuz bile...
ali baba
maalesef ustaya kafa tutanlar bi şekilde indirilir sindirilir.artık bu ülkede işler kasımpaşa usülü yürüyor.adaletsiz kaba kuvvete ve güce karşı saygı duyan bi toplumuz.Alladdin çakıcıyı sedat pekeri hala vatan kahramanı zanneden bir sürü milletin olduğu bi toplumdan bahsediyorum...seviyoruz kabadayıları ne diyebilirim ki...
Rıfat Tahiroğlu
Yahu Emir! adam ateist, ben biliyorum, nasıl cemaatçı olsun ki? Bence sen bir kere daha düşünsen iyi olacak galiba.
emir
@rıfat: osman can da ateist olduğunu söylemişti.. şunu unutmamak lazım: politika sadece "inançlar" üzerinden yapılmaz. sizin bahsettiğiniz liberaller dindar oldukları için Cematten yana değiller; Türkiyenin kurtuluşunun Fethullah tarzı dindarlıkta olduğunu düşündükleri için Cemaat yandaşlarıdırlar. ve de tabii bazıları için ekmek Cemaat taraftarığında olduğu için. Taraftaki son kavgayı da böyle okuyun: Erdoğancılar 1-0 öndeydiler, Cemaat durumu 1-1 yaptı. son bir soru: Peki Erdoğancı liberaller dindar oldukları için mi erdoğancı?
zeynep
Namık Bey, sizi severek okuyoruz (!) ve Sözcüde yazmanızı dört gözle bekliyoruz..
sylow
"...yitirdiği o dürüst ruhunu aramaktadır" sayın çınar siz kalanlarla o yitirdiğini dürüst ruhu aramaya devam edin. gerci cok zor olacak siz de iclerindeyken.
Hikmet Pala
Roman yazmakta meraklı bir beklenti havası yaratmak önemli bir genre! Suspense dedikleri şey bu işte. Benim merak ettiğim şu: Tanıdığım bildiğim bütün yazarlar beyni ile düşünüp eli ile yazıyorken N. Çınar hangi organlarını kullanıyor?
Hasan Üstün
NAMIK BEY harika ifade etmissiniz. AYDINLIK ya da Sözcüden birini okuyor gibi oluyorum sizi okuyunca. Elleriniz dert görmesin. Amin.