Namık ÇINAR
Baktı ki bıktırıyor.
Hemen tülün arkasına kaçıverdi.
O konuştukça, AKP’nin oyları düşüyormuş.
Oysa eskiden yükselirdi.
Eee, nerden nereye!
Daha dur, bunlar iyi günler!
O nedenle teşekkür mitinglerinden vazgeçesi imiş.
Teşekkür zaten işin numarasıydı.
Nasıl ki eski zaman monarkları kâhinlere sormadan şurdan şuraya adım atmazlardı, şimdi bizimkisi de dizinin dibinden ayırmadığı anket şirketlerinin fikrini almadan yatağından çıkmıyor.
Kaçaksaray’ın Rasputin’i kim acaba?
Jöleli desek, fazla mı önemsemiş oluruz?
Kimbilir onlara ne masraflar ediyordur?
Sadece buna bile dudağımız uçuklar.
Her neyse…
Miting yapmayacak ama boş da durmayacak.
Öyle görünüyor.
Hele bir de Davutoğlu’nun, kampanyanın daha ilk gününde, “AKP Seçim Bildirgesi” kitapçığını almış eline Binbir Gece Masalı okur gibi okuduğunu görmüşse, iyice köpürmüştür artık.
O-hooo, bu işler ona kaldıysa yanmışız, demiştir.
Zaten son zamanlarda o bayramlık ağızlarıyla vaziyetin vahametini gevelemeye çalışan anketçilerin, ele ne geçerse kafalarına kafalarına indirmek vardı ya; lâkin sarayın eşyalarını şimdiden kırıp dökmeye başladı diye dedikodu çıkaracaklar korkusuyla zor tutuyor kendini.
Şu Fuat Avni de yakalanamadı gitti, vesselâm!
Rüyalarına ha bire birileri girip çıkıyor ama hangisidir, herifi tanımıyor ki!
İyi ki şu Paralel Yapı hikâyesini uydurdu da, hepimize ilâç gibi geldi ama daha nereye kadar?
Keşke, diyorum, kırk yıl önce keşfedilseydi de ne cürüm varsa hepsinden kurtulsaydık.
Milletçe ne rahat ederdik.
Yani o yüzden sermayeyi artık kediye yükleyemez. Onun yapacağı trafo mrafo, ancak işte o kadar!
Durumu kendi hâline de bırakamaz.
Vatan mevzubahis be!
Biliyorsunuz; Allah onu, bizi adam etsin diye gönderdi.
Misyon kesintiye uğratılamaz.
Bu uğurda her şey mubahtır.
Kitapta yeri var!
Peki, o zaman gidişatı nasıl kontrol edecek?
Madem görünmesine tahammül edemiyorlar, o da görünmeden kontrol edecek.
Yapılacak iş belli:
Sandıkta sarpa sarmamak için, PKK maniple edilmek suretiyle HDP’nin barajı aşamaması gerekiyor.
Nitekim, sadık bende Efkan Âlâ’nın, geçen günkü Ağrı olayları vesilesiyle bir ara periskopu oralarda bir yerde su yüzüne çıkıverdi.
Artık ne bakan, ne bi’şey; ama “git bak bakalım” tertibinden vazifeli olduğu gayet açık.
Hâlbuki bu ülkenin seçim süreci münasebetiyle, sözümona partisiz ve tarafsız bir İçişleri bakanı yok mu?
Ne ki onu tanıyan, gören ve sesini duyan var mı?
Zinhar, askere de kızmayın!
Bakın çok az yerim kaldı; bari size şu kadarını anlatayım da biraz ufkunuz açılsın.
Nasıl ki her gördüğünüz sakallıyı dedeniz sanmayacaksanız, her gördüğünüz üniformalıyı da artık o bildik askerlerden sanmamalısınız.
Zira o gördüğünüz jandarmalar, hâlen asker olmakla beraber, artık doğrudan doğruya İçişleri Bakanlığı’na bağlılar.
Sizin anlayacağınız bir dille söylersem; şimdilik diğerleriyle, belki sadece elbiseleri aynı yerde dikiliyor, tayınları aynı fırında pişiyordur, o kadar.
Hani PKK’lılar, dağda bayırda kentte “keleş”leriyle dolaşarak, yol kesip kontrol yapıyorlar ve siz de hiddetle “nerdesin ey Necdet Paşa” diye bar bar bağırıyorsunuz ya; hiç boşuna dellenmeyin.
Onun yetkisi filan yok!
Yetki epeyidir İçişleri Bakanı ve valilerdedir.
Ne zaman tetikler çekilir,
keleşler, tüfekler patlar,
jandarma ateş yer, karşılık verir;
işte ordu ile jandarmanın ilişkisi, askerî harekât bakımından ancak o zaman başlar.
Hani karakola gidersiniz;
şikâyetçiyim, falanca kişi bana bıçak çekti, dersiniz de polis oralı olmaz;
hele o bıçağı sana bir daldırsın, ondan sonra gelirsin, diyerek sizi başından savar ya;
bu da aynen öyle işte!
Yani karışmasına meraklı olduğumdan değil, sadece bilinsin diye söylüyorum; o noktaya gelinmedikçe, asker jandarmaya karışamaz.
Şaka falan etmiyorum haaa!
Şaka gibi olan: Türkiye!
Hep söyledim, gene söylüyorum:
Bu ülkenin bir sürü sorunu var ama temel sorunu Erdoğan’dır.
Şimdi de biliyorsunuz, “beni başkan yapın ki, karar alma sürecim kısalsın, kolaylaşsın” diye bastırıyor.
İşimizi bitirmesi uzun sürdü galiba!
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016