Nevzat CİNGİRT
Geçen hafta, kar yağışına hazırlıksız yakalan devlet ve belediye yönetimlerinin neden olduğu tartışmalar Düzce gündemine damgasını vurdu.
Meteorolojinin günler öncesinden yaptığı uyarıyı kulak ardı erden yerel yöneticiler, kar yağışının aniden bastırmasıyla birlikte ne yapacaklarını bilmez hale geldiler. Yetkililer, karla mücadele edecekleri yerde yapılan amatörce hataları haber yapan gazetecileri hedef tahtasına oturtarak her zaman olduğu gibi işin kolayına kaçtılar. Alışıla gelmiş tipik Türk siyaset adamı tavrı sergileyerek, karla mücadele yerine gazetecilerle mücadeleyi yeğlediler. Sanki olan biten her şeyin sorumlusu bizlermiş gibi…
İlimizi etkisi altına alan kar yağışı nedeniyle eğitime 1 hafta ara verilmek zorunda kalındı. Özelikle Salı ve Çarşamba günleri aralıklarla devam eden yoğun kar yağışı, Düzce Belediyesi’nin karla mücadelede plansız ve yetersiz kaldığını bir kez daha gösterdi.
Son kar yağışı esnasında gazetemize, diğer yerel gazetelere, TV’lere, internet adreslerimize, cep telefonlarımıza, belediyenin kar ile mücadelede yetersiz kaldığını belirten sayısız şikâyet telefonu ve Mail geldi…
Biz ve bizim gibi birkaç yerel basın organı ile MHP İl Başkanı Abdullah Danışmaz, belediyenin karla mücadelede yetersiz kaldığını ağır bir dille eleştirdi.
Yapılan eleştirilerden bunaldığı anlaşılan Sayın Bayram yaptığı basın toplantısında, ” biz yeterliyiz, işin showunda değiliz " diyerek tepki gösterdi…
Sayın başkan, size işinizi öğretecek değiliz. Bu işimiz de değil, haddimiz de değil…
*** ***
Biz gazete olarak işin başından beri Düzce Belediyesi’nin doğrularıyla ilgili sayısız haber yaptık. Birçok manşet attık. Kendimizce eksik ya da yanlış bulduğumuz birçok sorunu da gündeme getirdik.
Amacımız üzüm yemek, bağcı dövmek değil. Sayın başkanın şunu bilmesi gerekir, hepimiz bu şehirde yaşıyoruz.
Malum, günümüz iletişim çağı, hiçbir bir şey eskisi gibi gizlenemiyor artık. Bir haber, bir bilgi anında sosyal medya aracılığı ile milyonlarca okura ulaşıyor. Olan biten her şey gözlerimizin önünde cereyan ediyor. Görünün köy kılavuz istemiyor artık.. Son kar yağışı, Düzce Belediyesi’nin kış sezonuna hiç de hazırlıklı olmadığını gösterdi zaten. Bunu uzatmanın, tartışmayı eğip bükmenin kimseye faydası olmaz, olamaz. Biz geleceğe odaklanalım artık…
Bir musibet bin nasihatten iyidir derler…
Sayın Bayram ile dönem dönem yaptığımız sohbetlerde belediyenin halkla ilişkilerde yetersiz kaldığından söz ettik. Kendimizce eksik bulduğumuz birçok hususun altını çizdik.
Bundan tam bir yıl önce, sayın başkana toplu taşımada kullanılan” kart 81” uygulamasının doğru, ancak, yeterli dolum bayisi olmadığı için otobüslerde şoförlerle yolcular arasında gerginliklere neden olduğu için avans kart sistemine geçilmesini önerdik.
Sayın başkana, Kart 81 uygulaması yapan firmanın Kütahya’da başarıyla uyguladığı Avans kart sisteminin Düzce’de uygulanabileceğini önerdik, Ancak, ne toplu taşımadan sorumlu belediye başkan yardımcısı İsmail Tanyel, ne de sayın başkan önerimizi dikkate almadı…
Bir yerde sorun varsa o sorun siz yok değdiniz zaman yok olmuyor, buharlaşmıyor. İçten içe daha da büyüyerek çözümü zor hale geliyor. “ Krediniz yetersiz “ tantanası otobüslerde öyle bir hal aldıki, bizim 1 yıl önce önerdiğimiz avans kart sitemini, sayın başkan artan vatandaş tepkilerini dikkate alarak geçmek zorunda kaldı.
Ne acı ki, sayın başkan aynı hatayı bu kez karla mücadele esnasında gösterdi, gösteriyor…
Düzce’nin her yanı kar altında belediyenin yetersizliklerinden ötürü burnundan soluyan vatandaş evine işine güçlükle gidip gelmeye çalışırken, sayın başkan eleştirileri dikkate alacağı yerde, yaptığımız haberlere öfkelenerek bizleri yerel siyaseti dizayn etmeye kalkmakla itham etti.
Sayın Bayram Cuma günü basın toplantısı yaparak “ karla mücadelede show olmaz “ dedi, kendince haklı olabilir…
Sayın Bayram’a sormak istiyorum,
Kar yağışı nedeniyle Düzce’de okullar tatil edilmiş. Her yer kar altında. İnsanlar işlerine ulaşmak için Çobandan, Hastane caddesinden, Eski Bolu caddesinden kaldırımlar belediye ekiplerince temizlenmediği, ya da ekipler yetersiz kaldığı için şehir merkezine araç yolundan yürüyerek geldiler.
Vatandaş, işine - gücüne, hastaneye, çarşıya - pazara kendi imkânlarıyla ulaşmaya çalışırken, aynı saatlerde bizim sayın başkanımız ayakkabıcılar çarşısında AK Parti Merkez İlçe Başkanı Durmuş Arslan’ın ayakkabıcı dükkânına yapmış olduğu “ esnaf ziyareti “ , basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü tarafından saat 14:30 civarında sıradan bir propaganda haberi olarak yerel medyaya servis edildi…
Soru: Yaptığınız bu ziyaretin haberi ve ortaya çıkardığı fotoğraf Show değil de ne?
Başkanın ayakkabıcılar çarşısında yaptığı gezinin fotoğrafları internet üzerinden gazetemize geçilirken aynı dakikalarda Türkiye’nin birçok ilinin belediye başkanlarının karla mücadele fotoğrafları basın organlarına geçildi. Kimi başkan işçileriyle birlikte kar kürüyor, kimi başkan tuz döküyor, kimi başkan kuşlara yem veriyor. Ama bütün belediye başkanları o anda karla mücadele eden ekipleriyle birlikte halka buradayız, işimizin başındayız mesajı veriyor.
Ancak bizim başkanımız hayır ben bunu yapamam, bu show olur diyor…
Sayın başkan, işin doğrusu ve olması gereken, ayakkabıcılar çarşısına alışverişe gelecek vatandaşın aracını süreceği yolları, yürüyeceği kaldırımları temizlemek değil midir? Evinden dışarıya çıkamayan vatandaş ne eylesin ayakkabıcılar çarşısını…
Halkla doğru iletişim adına olması gereken, belediye çalışanlarıyla birlikte karla mücadelenin ruhuna uygun o anı görüntüleyen bir fotoğrafınız olması gereken iletişim biçimi değimlidir sayın başkan?
Sorarım size, günümüz iletişim çağında hangi fotoğraf kitleler üzerinde daha etkili olur?
Hadi siz günlük koşuşturmaca içinde düşünemediniz, yanınızda taşıdığınız danışmanınız, basın ve halkla ilişkilerdeki mesai arkadaşlarınız ne güne duruyorlar sayın başkan…
Size belki abartı gelecek ama,
Ayakkabıcılar çarşısından AK Parti Merkez İlçe Başkanı Durmuş Arslan ile Düzce kamuoyuna verdiğiniz görüntü, uzun süre kitlelerle iletişim adına verilmemesi gereken eksi bir puan olarak hatırlanacak.
Bunu, sakin kafayla lütfen bir kez daha düşünün…
Unutmayın,
Kimi gazeteciler gerçeğin,kimi gazeteciler de gerçeğin işlerine yarayacak parçasının peşinde olurlar…
TEŞEKKÜR:
Efendim, malumunuz 10 Ocak Dünya Gazeteciler günüydü…
Bu vesileyle, biz çalışan gazetecileri arayan, çiçek gönderen herkese teşekkür ederiz. Ancak, burada bir parantez açarak Sayın Düzce Valisi Adnan Yılmaz ile Memursen Düzce İl Temsilcisi Orhan Kılıç’a teşekkür etmek istiyorum.
Sayın Valimiz Adnan Yılmaz eşi Aysel Hanım ve protokol üyeleriyle bizlerle sabah kahvaltısında bir araya gelerek sorunlarımızı dinlendi. Karşılıklı sohbet ettik, sıkıntılarımız anlatma fırsatı bulduk.
Memursen İl Temsilcisi Orhan Kılıç ve çalışma arkadaşlarıyla birlikte akşam yemeğinde bir araya gelerek, Düzce’nin sorunlarını konuşma fırsatı bulduk. Sayın başkan akşam yemeğine gelen gazetecilere isimlerinin yazılı olduğu kalem ve Flash disk hediye etti. Bu inceliği için ayrıca teşekkür ederiz.
Sayın Yılmaz’ı, aynı gün hasta yataklarında tedavi gören Anadolu ajansı Düzce Temsilcisi Ömer Ürer ile, uzun zamandır evinde tedavi gören Paşa lakaplı Mustafa Kemal arkadaşlarımızı ziyaret etme inceliği gösterdiği için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyoruz.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- “Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…”
13.02.2026 - 15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis
9.02.2026 - İşte Akçakoca farkı! Meclis dediğin böyle olur.
5.02.2026 - 71 YIL ÖNCE…
3.02.2026 - Bana Ne Kardeşim Bolu’dan…
2.02.2026 - Kartalkaya’nın Külleri Hâlâ Soğumadı…
2.02.2026 - Yatırım Var da, Ödenek Nerede?
28.01.2026 - Sıfır tüketim, 402 lira fatura…
20.01.2026 - Su Faturası… Bu Rakamlar Normal mi?
18.01.2026 - Üç Maymun…
16.01.2026
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Ad Soyad Giriniz...
dünyanın değişeceğine inanmayan adam:
Ad Soyad Giriniz...
Tehlikeyi gorunca siginacak delik arayan zirva
faruk tuncay
Erdoğan giderek daha büyük oranda Enver Paşaya benziyor. AKP de İTFye. Cemaat Polisi de Teşkilat-ı Mahsusaya rahmet okutuyor.