Ömer Ahmet ÖZEREN
Bursa, 12.12.2014
Babamlar üç kardeştirler. En büyükleri babam, ortanca Necmettin, en küçüğü ise Bahattin’dir. Dedem “Oduncu İbram” diye bilinirdi. Kışın Uludağ’dan kar keserlermiş, yazın ise odun. Ve at sırtında taşırlarmış şehre. O zamanlar buzdolabı yok tabii, teldolaplar var yalnızca. Kestikleri karı, özellikle gıdalarının bozulmaması için kullanan esnaf ve tüccarlara satarlarmış.
Nemrut bir adamdı Dedem. Sevgi ve vicdan kodlarının unutulmuş olduğunu düşünmüşümdür hep, genleri oluşurken. Ya da öyle ulaşılmazmış ki; seksen iki yaşında terk-i dünya eylerken birkaç damla gözyaşı görüldüğü rivayet olunur anımsadığım kadarıyla. O da artık ne anlam ifade etmişse...
Ortanca Amcam, erkek terzisiydi. Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu aralığında küçük bir dükkanı vardı “Pantoloncu Necmi” isminde. Diğeri ise tekstilcidir.
…
Özellikle dini bayram günleri, bir program çerçevesinde bir araya gelinirdi. Birinci gün Dedemlerde olunur, ikinci gün Babam en büyükleri olduğundan bizde toplanılırdı. Sonra sırasıyla bu program, büyükten küçüğe devam ederdi.
Bize geldiklerinde bir bayram günü, Necmettin Amca’mın küçük oğlu Ali ile aynı yaşta olmam dolayısıyla davet edilmiştim bir-iki günlüğüne. Tabiri caizse “fırlama” değildik ama ergen basamaklarının da ortalarındaydık. Evlerine geldiğimizde Yengem yataklarımızı yapmış bize seslenirken Ali ile aşağıda fısıldaşmaya başlamıştık bile. Yattık ama Ali’nin “Oğlum yarın Pınarbaşı’nda panayır var oraya gideriz, acayip eğlenceli oluyor” dediği şeyi anlamak için ertesi günü yaşamak gerekiyormuş.
Alacahırka’dan yukarıya doğru tırmanan cadde üzerinde sağ tarafta sarı püskürtme-tırtıllı boyalı iki katlı bina O’nların eviydi.
Sabah kahvaltı sonrası cebimizde bayram harçlıklarıyla evden çıktığımızda ben çok daha heyecanlıydım Ali’den. Panayır yerine ulaştığımızda ilk söylediği Ali’nin: “Hadi ‘aç-aç’a gidelim’ oldu. “O ne ki” dedim. “Oğlum girince görürsün, kadınlar memelerini gösteriyorlar” demişti. Girdik içeri ve evet her tarafta O’nlar vardı. Gözlerimin bugün hala yuvalarında olduğunu biliyorum ama o an çıktığını sanmıştım.
…
Karşıdan karşıya geçerken bir bayram günü -Necmettin Amcam- gelen araçtan kaçma refleksi sonucu beyin kanaması geçirmiş uzun süre hastanede kaldıktan sonra yaşamını yitirmişti. Sonrasında Ali’nin “Bu tür felç riskleri başta olmak üzere, tüm insanlara tıp alanında çareler oluşması için mücadele edeceğime yemin ederim” sözü aynı alandaki eğitimini başarıyla tamamlamasıyla taçlanmıştı.
Zaman birbirini kovaladı, önce Ülker Yengem (Ali’nin annesi) teşhis bile konulamadan göç etti. Yaklaşık üç ay sonra acı acı çalan telefonun ucundaki görevliden Abisi İlhan Abi’nin beyin kanaması sonucu Bandırma Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde yattığını öğreniyordu. Kısa süre sonra sonsuzluğun başlangıcında yer alacak olan Abisi için yakın zamanda yaşadığı yürek yıkımı bir kez daha vuruyordu acımasızca.
Günde bir paket mi, daha fazlası mı, evet sigara üstüne sigara tüketiyordu hoca. Tam da “Hayat devam ediyor” mantığıyla “unutmak” ilacını zerk etmişken benliğine; o şok tanı ile kararıyordu yaşamı. Ekibindeki asistan ve meslektaşları zoruyla çektirdiği emar sonucu beyninde baloncuk (anevrizma) vardı ve son derece tehlikeli aşamadaydı. Hemen karar verildi, iki gün sonra Amerika’da bir tıp kongresi vardı ve konuşmacı olarak davetliydi. Oradaki ilgililerle Çukurova Üniversitesi Birimi gerekli kontakları sağladı ve gider gitmez ameliyata alınacaktı.
Kaygı dolu düşüncelerle akşam üzeri eve geldi. Tam “Merhaba” diyecekti ki, yarım kaldı dilinde sözcükler, olduğu yere yığıldı yıllarını adadığı aynı hastalıktan. Prof Dr. Ali ÖZEREN Nöroşirürji Ana Bilim Dalı’nda yıllarca hizmet veren bu iyi yürekli insan yazık ki aynı hastanenin Yoğun Bakım Bölümü’ndeydi artık kapalı bir bilinçle. Ve hiçbir cerrahi-tıbbi müdahale yapılmadan dört yıl sekiz ay meslektaşları tarafından yoğun çaba ve emek sarf edilerek bakıma tabi tutulmuş, umut korunmuş ancak kaçınılmaz son 25.12.2012 tarihinde gerçekleşmişti...
Ne mi demem gerek? “Acım sonsuz, anılar her dem canlı ve saklı bende. Tabii ki yaşam devam ediyor.”
İnanıyorum, O da aynı şeyi söylerdi.
Benim için hiçbir anlamı olmayan, temenniden öte bir anlam taşımayan o söz; “Işıklar içinde uyusun” yani. Yerine “Seninle ilgili tüm anılar hep benimle olsun.” Daha iyi gibi sanki...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
16.06.2021
18.04.2021
5.09.2020
2.02.2020
10.12.2019
20.12.2018
18.09.2018
9.02.2018