Ömer F. Gergerlioğlu
Toplumdaki kin, intikam, öç duygularını nasıl bitireceğiz? Her olayla alevlenen rakibini zayıf yerinden vurma yönündeki eğilimi ne zaman, nasıl bitireceğiz? Rakibinin açığını yakaladığı zaman insafsızca ve haksızca yüklenmeyi marifet bilen bu anlayıştan mazeret göstermeden hepimiz nasıl kurtulacağız?
.
Kutuplaşma mantığı hakim olunca karşı kaleye atılan her gol bir üstünlük hissetme vesilesi oluyor. Karşı tarafın her zayıf anı bir zafer anı oluyor. Bu kutuplaşma bir de cenaze merasimlerinde ortaya çıkınca iyice çekilmez oluyor. Ayrışılan yönler yerine ortak paydaları öne çıkarmayı, ortak sahiplenmeyi pek tercih etmiyoruz.
.
Kimsenin karşısındakine doğru bir adım atarak yaklaşma niyeti olmadığı için ihtilaflı konular sürekli karşıtlık zemininde değerlendiriliyor ve büyüdükçe büyüyor. Toplumdaki kutuplaşma ve artan tansiyon ortaya çıkan her olayla tekrar alevleniyor.
.
En son Tarık Akan'ın cenazesi üzerinden farklı kutuplar arasında yaşanan tartışmalar gönül isterdi ki bitmiş olsun ama şu ana kadar hep yaşandı ve maalesef yaşanacak.
.
Birileri, hayatı boyunca dine mesafeli durmuş olanı en son anında, en zayıf anında önüne getirilmesinin gururunu yaşıyor ve hükümler veriyor, din zabiti kesiliyor. "Cenaze namazını niye kılayım ki, siz de kılmayın" demeye getiriyor. Adeta zaferini ilan etmiş, rakibi ise gelen tepkilere karşı farklı alerjik tepkiler geliştirmekle meşgul.
"Düşene bir tekme de ben atayım" mantığının yanlışlığını bilmemize rağmen işi bize düşene, cenazesi önümüze getirilene "bir de ben vurayım" anlayışının yanlışlığını hala niye anlamıyoruz? Ölümler, kalplerimizi yumuşatması gereken insani haller olması gerekirken, nasıl oldu da bu kadar bizi birbirimize düşürüyor?
Bu gerilim, anlaşılan daha uzun süre yaşayacak bu nedenle üzerinde konuşmak, netleştirmek gerekiyor.
Öncelikle var olan kutuplaşmaya hizmet etmemesi için hangi kesimden olursa olsun tanınmış isimlerin cenaze törenlerinin siyasi şova dönüşmesinin, slogan yarıştırılmasının yanlışlığına vurgu yapmak istiyorum. Ölen kişiyi sadece siyasi yönüyle değil, toplumun sahiplenip de onur duyacağı tüm insani nitelikleriyle hatırlamak çok mu zor?
.
Cenaze meselesine gelecek olursak... Müslüman olduğu halde hayatında bir kez olsun camiye gitmeyen birisinin son anında camiye getirilmesinden niye rahatsızlık duyar ki bir dindar? Diriyken 'niye gelmedin' der, öldüğünde 'niye getirdiniz? der ise, oluşmuş çelişkiyi görmez mi? 'Dinden çıktığını açıkça deklare etmemiş ve farklı bir şekilde cenaze töreni yapılmasını vasiyet etmemişse cenazenin musalla taşına konmasından doğal ne olabilir ki? Yaşadığımız toplumda dini açıdan farklı yönelişler içinde olsanız bile ömrünüzün sonunda din, cami, cenaze namazı konusuna daha sempatik yaklaşmayacağınızı kim biliyor ki? Sevenlerinin de dahil olduğu ve red etmediği bir merasimden mevta Müslümanlıktan çıkmadığını beyan etmediği halde insanları men etmeye kimin hakkı var ki? Mevtanın çok önemsemese bile yakınlarının toplumsal yargılar açısından cenaze namazını çok önemsediğini niçin unutursunuz ki?
.
"Niye hayatında camiye gelmediniz" dediğin kişi ve yakınları camiye gelmişse surat asmanın dinde yeri var mıdır? Merak etmeyin zararı olmaz, herkese faydalıdır, camiyi, bahçesini yaşamak..., ölümü hatırlatmayı da mı istemiyorsunuz?
.
Öldükten sonra kişi nasıl anılır? Dinden çıktığını açıkça ilan etmemiş adama hüsni niyet ile yaklaşılır, dini terminoloji kullanılır, din ile ilişkisiz veya dinden çıkmış ise inancına göre usulünce taziye bildirilir, iyi yönleri gözetilir. Din, cami son anında kişiye öfke kusulacak, bileti kesilecek yer değil, Allahsızın, yoksulun, mazlumun sığınılacak, merhamet neş'et edecek yer olarak gördüğü mekandır. Allah kitabına "rahman rahim" isimleriyle başlamıştır, unutmayın. Hakiki din cezayı değil, nasuh tövbesini bekleyenlerin kurumudur.
.
Peygamberimiz dinin, ırkın başkasına zulüm aracı olmasını engellemek için canını ortaya koymuştu. "Adam korkudan kelime-i şehadet getirmişti, inanmadım, öldürdüm" diyene "kalbini yarıp bakmış mıydın" demiş, fena azarlamıştı, kişinin dini dış görüntüsüne, sözlerine bakılır ve iyi niyet öncelik alınarak dini hükümler verilir. Ölüm gibi kaçınılmaz bir son, rövanş alınacak an değil, duyguların insanları iyiye sevk ettiği anlardır.
.
Dine mesafeli olana ise belki şu hatırlatılabilir. Siyasi ve dini görüşü ne olursa olsun toplumun geleneği ve dini konusunda üsttenci bir bakış açısından niye kurtulmayı denemiyor? Önüne götürüleceği yüksek ihtimal olan hoca, din ile ilişkilerinde neden toplumun inançsal, geleneksel, kültürel değer yargılarını hiç önemsemiyor? Toplumun değer yargılarını, dinini küçümsemek sadece inançsal bir kopuşu değil kültürel bir kopuşu da getiriyor, fark etmiyor mu? Dini terimler kullanarak düşmanlık yapana, tartışma çıkaranlara öldüğünde aynı intikamcı duygularla yaklaşmak sadece karşılıklı fanatizmi körükler.
.
Kişi kendisinden sonra cenazesinde hakkında yapılacak tartışmalara, reel somut bir cesur yaklaşımı şimdiden niye gerçekleştirmez? Bu konu, arkasından kendisini rahatsız edecek tartışmalar yapılmasını istemeyenler için belirginleştirilmesinde fayda olan bir konudur.
@gergerliogluof
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018