Pelin CENGİZ
Hiç lafı dolandırmadan söyleyelim, Soma’da kömür madeninde tam teşekküllü bir katliam yaşandı, organize bir suç işlendi. Failler aramızda. Sorumlular işçileri madene inmeye zorlayarak hâlâ yeni katliamların zeminini hazırlamaktan geri durmuyor. Yeni ölümlere izin verilmemesi, bu yaşanan trajedinin unutulmaması, toplumsal hafızamızdaki yerinin silikleşmemesi için takipçisi olmamız gereken şeyler var. Sorumluların cezalandırılması, denetim ve kontroller uluslararası standartlarda yapılana kadar madenlerde kimsenin çalıştırılmaması, tüm bu süreçlerin şeffaflık içinde yürümesi öncelikli talepler olmalı.
Kömür sadece yerin altında öldürmüyor, yerin üstüne çıktığı andan itibaren de öldürmeye devam ediyor. Greenpeace’in, Avrupa ve Türkiye’deki kömürlü termik santrallerin sağlığa etkisini ortaya koymak amacıyla Stuttgart Üniversitesi’ne hazırlattığı rapora göre,Türkiye’de her yıl termik santrallerin ürettiği kirlilik nedeniyle binlerce erken ölüm meydana geliyor. Üniversitenin Enerji Ekonomisi Enstitüsü, Avrupa’daki pek çok enerji santralinin bireysel sağlığa etkisini inceleyen en gelişmiş araç konumundaki EcoSensemodelini geliştirmesiyle biliniyor.
Gelişmiş bir sağlık etkisi değerlendirme modeli kullanarak hazırlanan bu rapor, Türkiye’de 19, Avrupa’da 300 faaliyet hâlindeki kömürlü termik santralin insan sağlığına etkilerini ölçümledi. Gerçekleştirilmesi planlanan 100 yeni projenin de olası etkileri araştırmaya dâhil edildi. Türkiye, AB üyesi ülkelerin aksine, santrallere ait salım verilerini rapor etmediğinden bu incelemede farklı yaklaşımlara yer verildi.
Raporun en çarpıcı bulgusu,Türkiye’de sadece 2010’da bu kirliliğe maruz kalanların ömrünün yaklaşık 79 bin saat (10 yıl) kısaldığı yönünde. Türkiye, termik santraller kaynaklı erken ölümler sıralamasında tüm Avrupa’yı geride bıraktı. Türkiye’yi Polonya, Almanya, Romanya, Bulgaristan ve İngiltere takip etti. En zararlı termik santraller sıralamasında EÜAŞ’ın Afşin- Elbistan, Soma ve Tunçbilek santralleri ilk üçte yer aldı. Afşin- Elbistan ve Soma, Avrupa’nın da en yüksek kirlilik kaynaklı erken ölüm oranına sahip.
Türkiye şu anda 22 santral kömürle elektrik üretmeye devam ederken, bu santraller havaya milyonlarca ton kirlilik saçıyor. Bunlara ek olarak, planlanan 80’in üzerinde yeni kömürlü termik santral var. Her geçen saat bu santraller, cıva, kurşun, arsenik, kadmiyum, sülfat ve nitrat partikülleri gibi zehirli kirleticilerle havayı doldurarak, akciğerlerin de bu kirleticilerle dolmasına sebep oluyor. Kömürden çıkan kirlilik sessiz bir katil gibi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ölçüm verilerine sahip olduğu Türkiye’nin 12 kentindeki zehirli parçacıklı madde (PM 2,5) seviyesi, WHO’nun “kabul edilebilir” olarak önerdiği rakamın en az üç katı. Bu şehirlerdeki kirlilik seviyeleri, Avrupa ve ABD’nin büyük şehirlerindeki genel değerlerden en az iki kat daha fazla.
Termik santraller, iklimi değişikliğine sebep olan karbon emisyonlarının da en büyük kaynağı. Türkiye, Hindistan, Çin ve Rusya’dan sonra dünyanın dördüncü büyük kömür tehdidi. Bu şekilde kömür tüketmeye devam edersek, iklim değişikliğine en fazla sebep olan ülkeler sıralamasında hızla üst sıralara çıkacağız. Bu aynı zamanda, iklim değişikliği kaynaklı olarak hayatını kaybeden insan sayısı önümüzdeki yıllarda binlerle ifade edilecek demek.
Kömür, her zaman kirlidir, “temiz kömür” diye bir maden yoktur. En iyi teknolojiler bile bu kirliliği değiştiremez. Bu hâliyle bile yeterince tehlike ve risk barındırıyorken, şirketlerin mümkün olan en etkili kontrollerden kaçışına hükümetlerin göz yumması asla kabul edilemez. Bu sadece durumu toplumsal açıdan daha vahim hâle getirir, sessiz katilin aramızda dolaşmasına sebep olur, aynı Soma’da olduğu gibi...
[email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022