Şahin ALPAY
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başdanışmanı Etyen Mahçupyan, 17/25 Aralık dosyasıyla ilgili olarak, özetle, “Hem darbe, hem yolsuzluk” diyordu. Aynen şöyle:
“İnsanların büyük çoğunluğu yolsuzlukların olduğuna inanıyorlar. AK Parti seçmeninin de yarısı yolsuzluk yapıldığını düşünüyor. Parti içinde yolsuzluklara bulaşmış insanlar olduğunu düşünüyor, bundan memnun değil ve bunun değiştirilmesini istiyor.” (25.11.2014) Bu sözlerine AKP’li kimi milletvekillerinden gelen tepkilere cevabı da şu olmuştu: “AK Parti tabanına indiğiniz zaman kimse yolsuzluklardan hoşlanmıyor. Beni eleştiren AKP’li vekiller de biliyorlar, kendi aralarında konuştukları zaman bizzat kendileri söylüyor… Bu ilelebet gizlenecek bir dosya değil. Muhakkak belirli bir noktada kamuoyunun önüne çıkacak ve kamuoyunu ikna edici bir şeffaflıkta bir açıklamasının olması şart…” (14.12.2014)
Başdanışmanıyla benzer düşündüğü izlenimi veren Davutoğlu’nun dosyayla ilgili dört eski bakanla görüştüğü ve Meclis Soruşturma Komisyonu’nun kararını beklemeden “Yüce Divan’a kendiniz gidin” çağrısı yaptığı basına yansıdı. (27.12.2014) Haber yalanlanmadı. Zaten Davutoğlu, kürsülerden birkaç kez “Yolsuzluk yapan kardeşimiz olsa kolunu keseriz…” diye yüksek perdeden konuşmuştu. Derken, ilgili 4 bakandan Zafer Çağlayan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşerek, “Gideceksek hep beraber gideriz... Peşimizden Bilal de gelir…” dediği basına yansıdı. (05.01.2015)
Ve aynı gün gazetelerde yayımlanan “Sağlam irade Cumhur’un başında” başlıklı, AK Saray resimli tam sayfa ilan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda ne düşündüğünü bütün ülkeye ilan ediyordu: “Anayasa Mahkemesi aklanma yeri değildir… Bugüne kadar siyasete müdahale eden kararlarıyla vesayet rejiminin son kalıntısı olarak milletin vicdanında aklanması gereken bir yerdir...” Erdoğan’ın, 17 üyesinden 13’ünün AKP iktidarı tarafından atanmış olsa dahi, AYM’yi güvenilir bulmadığı belli oluyordu.
İlanda “Sağlam İrade”nin (ilanın diliyle) “Siyasi kariyerlerini ve kazanımlarını ‘Sağlam İrade’nin gölgesine borçlu olanların” yani AKP milletvekillerinin, gerek Komisyon’da gerekse TBMM Genel Kurulu’nda en geç 30 Ocak’ta yapılacak oylamada ne yönde oy kullanmalarını istediğine açıkça işaret ediliyordu. Komisyon’un AKP’li üyeleri 5 Ocak’ta yapılan oylamada uyarıyı dinlediler ve fire vermediler. Genel Kurul’daki uygulamada fire verip vermeyeceklerini, Meclis’in saygınlığını kurtarıp kurtarmayacaklarını göreceğiz.
Belli ki, “Sağlam İrade” ya da (daha doğrusu) “Üst İrade” olan Erdoğan, “Ast İrade” Davutoğlu ya da onun başdanışmanı gibi düşünmüyor. Mantığı daha iyi kullanan “Üst İrade”ye göre, “Hem darbe, hem yolsuzluk olmaz… Ya darbe vardır ya da yolsuzluk.” Ben de bu sağlam mantığa bağlıyım. Benim gördüğüm kadarıyla darbe tam bir safsata, fezlekelere yansıyan yolsuzluklar ise çok vahim.
Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet dosyasıyla karşı karşıya olduğumuza dair pek çok kanıt var. Fezlekelere giren deliller, Adli Tıp tarafından doğruluğu onaylanan tapeler, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) ilgili bakanların servetlerinde meydana gelen açıklanamaz artışlarla ilgili raporları yetmiyorsa, 18 Nisan 2013’te, yani 17/25 Aralık’tan sekiz ay önce MİT’in dönemin başbakanı Erdoğan’a verdiği rapor yeter. Raporda ne deniyordu? “Bakanların Zarrab ile ilişkisi ortaya çıkarsa, bu durum hükümet aleyhine kullanılabilir...” (Arzu Yıldız, T24, 05.01.2014)
Genel Kurul aklasa da TBMM Başkanı Cemil Çiçek haklı kalır: “Yüce Divan’a gitmezlerse bu konu hiç durmadan tartışılır, tartışmalar sürer durur.” Ve belki millet zirveye çıkan yolsuzluklar ve hukuksuzluklar üzerine kurulu özgürlük ve refah olamayacağını görür.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020