Serpil Çevikcan
Terörle mücadele edin, İslam’la değil
4.02.2017
1231
Ziyaretine büyük önem atfedilen Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la gerçekleştirdiği basın açıklamasında kullandığı “İslamist terör” ifadesine gösterilen tepki gündemin ilk sıralarında.
Merkel’in, terörle mücadelede yakın işbirliğinin zorunlu olduğunu söyledikten sonra “İslamist terör” diye bir sınıflandırma yapmasının yarattığı çelişki zaten ortada.
“Bakın; İslamist terör ifadesi biz Müslümanları ciddi manada üzmektedir. Böyle bir ifade kullanılamaz, doğru değildir. Çünkü İslam ile terör bir araya gelemez... DAEŞ terör örgütünden dolayı kalkıp İslamist terörü kullanırsak bu üzücü olur, bunu lütfen kullanmayalım. Biz bunun karşısında durmak durumundayız. Sessiz kalırsak bunun kabulü olur... Şu anda DAEŞ’e karşı bizim verdiğimiz mücadeleyi veren ikinci bir ülke yok, herkes işin lafında.”
Merkel, “İslami” ile “İslamist” arasında fark olduğunu söyleyerek kendisini ifade etmeye çalışsa da sonuçta temel bakış açısını yeniden vurgulamış oldu.
Aslında, bu konuda yapılagelen tartışmayı bağlamından kopararak dallanıp budaklandırmaya gerek yok.
Birinci gerçek; terörün amacı.
Bu amaç, terör icat olduğundan beri aynı; kamuoyunu bir şekilde etkilemek. Zihinleri şiddetle beslemek. Sembolik yönü ağır basın eylemlere imza atmak. Kamuoyunu etkileyerek, hükümetlerin, liderlerin kararlarını şekillendirmek, kendi menfaatine uygun olarak değişmesini sağlamak.
İkinci gerçek de şu:
Terör, zayıfın tercih ettiği bir metot.
Dolayısıyla, bu metodun etkili ve işlevsel hale gelebilmesi için kamuoyunda pozitif ya da negatif bir karşılığı olması lazım ki bu da bir sembole odaklanılmasını gerektiriyor.
Üçüncü gerçek de burada yatıyor.
Terör örgütlerinin kullandıkları yöntemi meşrulaştırmak için her zaman bir “kutsala” ihtiyaçları var.
Özgürlük, bağımsızlık, adalet, yüce din gibi.
PKK, “Kürtlerin özgürlüğü” kutsalıyla iş tutuyor, radikal İslamcılar da din adına bir kutsala dayandırmaya çalışıyor.
Geçmişte sınıf adına, proletarya adına yapıldı bu işler.
İşte, cihadist örgütlerin bu dönemdeki en kanlı temsilcisi olan DAEŞ de bunu yapıyor.
İslam adına hareket ettiğini iddia ediyor.
Böylece kendisini Müslüman olarak tanımlayanları yanına almaya çalışıyor. Bütün “ötekilerin” nefretinin, korkularının derinleşmesini sağlamayı amaçlıyor.
İşin A, B, C’si böyle olunca terörle mücadelede terminoloji ve terimlerin ne kadar kritik bir öneme sahip olduğu da ortaya çıkıyor. Çünkü terörü sosyolojik ve kültürel sınırlamalarla kavramlaştırma hatası en az terör eylemi kadar etkili bir silaha dönüşebiliyor.
Merkel kendi mahallesinde küreselleşen terör sorununa işaret ederken bu kavramlaştırmayı rahatça yapabiliyor, ancak aynı niteleme bizim coğrafyamızda kullanıldığında haklı bir tepki doğuruyor.
İslam’ı ideoloji olarak alıp, terörü onun adına yaptığını söyleyenleri tanımlarken “İslamist terör” demek Batı’da istediği karşılığı alabilir ancak bizim coğrafyamızda İslam kelimesini bu kadar negatif bir kelimeyle yan yana bir sıfata dönüştürdüğünüzde niyetlerinizin ötesinde çok ağır sonuçları olabilir.
Gün gelir, “Biz İslam’a karşı değiliz, İslam adına terör yapanlara karşıyız” deseniz de karşılığı olmaz.
Bu nedenle, ortak bir düşmandan söz ediyorsak ortak bir kavram üzerinde uzlaşmak gerekiyor.
Terörü tarif ederken olabildiğince nötr bir tanımlama yapmak, terör örgütlerinin iddia ettiği ideolojilerden arınmış bir kavramda buluşmak şart.
Yani; terör diyeceksin, terörizm diyeceksin.
İlkesel olarak bütün terör eylemleri kınamak, kabul edilemez olduğunu ilan etmek ve insanlık suçu olduğu kanaatinde birleşmekten daha kestirme bir yöntem mi var?
Aksi halde, etnik bir kimliğe, mezhebe ya da dine referans veren bu türden birleşik kavramlar kullanmak zihinlerde daha büyük kaos ve kargaşaya yol açıyor ve bu en çok teröristlerin işine yarıyor.
Özetle; bu tür kavramları kullanırken kültürlerin kelimelere yüklediği anlamı göz önünde bulundurmak gerekiyor.
İslam dini gibi, “Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş sayılır” diyen bir dini terörle yan yana zikretmek büyük yanlıştır ve bunu artık Batı’nın liderleri de öğrenmek zorundadır.
Batı, İslamofobi’nin ateşine odun atmayı bırakıp terörle mücadele etmeli; İslam’la değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2018
25.05.2018
23.05.2018
19.05.2018
16.05.2018
12.05.2018
9.02.2018
5.02.2018
2.02.2018
28.04.2018