Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi bir ülke ekonomisinde para arzı milli gelirden daha hızlı artarsa enflasyon olur. İşte bu açıdan Türkiye ekonomisine baktığımızda; son 12 ayda milli gelir yaklaşık yüzde 4 oranında artarken, geniş tanımlı para arzı yani dolaşımdaki para ile vadeli ve vadesiz mevduatların toplamı yüzde 17 oranında çoğalarak 801 milyar liradan 938 milyar liraya yükseldi. İşte bu nedenle yıllık enflasyon mayıs ayında yüzde 9,66 oranına yükseldi. Şimdi bu yüksek orandaki enflasyonu düşürmek için tüketimi kısmak gerekiyor. Bazıları tüketimi kısmak için faizlerin yüksek olması gerektiğine inanıyor. Oysa yüksek faizler para arzını yine hızla artırıyor.
Peki, faizler yüksek olunca para arzı niye hızla artıyor?
Artıyor çünkü, küresel faizler düşük olduğu için bu defa sıcak para, faizi yüksek olan ülkeye geliyor. Dolayısıyla para arzı hızla çoğalıyor. Hâl böyle olunca mal arzı, çoğalan para arzına paralel olarak hızla artmadığından, fiyatlar genel seviyesinin yükselmesi anlamına gelen enflasyon artıyor.
Bir de hemen hatırlatmakta fayda var. Para arzının milli gelire oranını gösteren paranın devir hızı Türkiye’de sürekli azalıyor. Paranın devir hızı son bir yılda 1.89’dan 1.71’e geriledi. Bu da bize para arzının fazla olduğunu gösteriyor.
Peki, niye anlattık bütün bunları?
Şundan anlattık; mevcut koşullarda yüksek faiz, enflasyonu önleyen bir araç olamıyor. Talep faizlere duyarsız kalıyor. Hatta yüksek faiz enflasyonu çoğaltan bir hâle dönüşüyor. O hâlde talebi kısmak için döviz kurlarının rekabetçi hâle gelmesi gerekiyor. Bu nedenle reel faizlerin sıfıra yakın olması şart. Bu durumda sıcak para akımı azalacağından para arzının hızlı artışı da duracağı için enflasyonist baskıyı azaltmanın ancak mümkün olabileceğini söyleyebiliriz.
Gelelim Merkez Bankası’nın dün aldığı kararlara...
Merkez, dün faiz koridorunu değiştirmedi. Sadece politika faizi olan bir haftalık repo faiz oranlarını 0,75 puan azaltarak yüzde 9,5’tan yüzde 8,75’e geriletti. Fakat bu gerilemenin piyasalarda pek fazla etkisi olacağını söyleyemeyiz.
Bir de unutmadan hemen hatırlatalım, Türk parası yıl başından mayıs ayı sonuna kadar, yaklaşık yüzde 10 oranında değerlendi. Bu değerlenme devam ederse döviz kurları rekabetçi olmaktan çıkacak. Dış ticarete konu olan mal üretimi azalacak. Ve lüks tüketim hızla artacak. O hâlde Merkez’in Türk parasının daha fazla değerlenmesine izin vermemesi gerekiyor.
Anlayacağınız, Irak ve IŞİD riski nedeniyle dün Merkez gerekeni yapamadı. Bu riskler kalktığında, rekabetçi kura, ulaşmak için gerekli faiz indirimi adımlarının atılacağını düşünüyoruz.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016