Süleyman YAŞAR
Ekonomide devlet baskısı yoğun bir şekilde hissediliyor artık.
“Neden bu kanaate ulaştın” sorusu akla gelebilir?
Şundan bu kanaate ulaştım; kamu bankaları bir türlü özelleştirilmedi. Hatta bankacılık kesiminde kamu bankalarının ağırlığı çoğaldı. Kimlere ne kadar kredi verileceği politikacının kontrolüne geçti böylece.
Bu arada devletin, İslami bankacılığı özel sektöre bırakmayıp onu da ele geçirmek istemesi iktidarın devletçi adımlarını hızlandırdığını bize gösterdi.
Niye böyle bir tespiti yapıyoruz?
Yapıyoruz çünkü devletin üç tane İslami banka kuracağını Başbakan Yardımcısı Ali Babacanaçıkladı. Yine vergilerin büyüme hızının üzerinde artması ekonomik kaynakların hızla devletin elinde toplanmasına neden oluyor. Ve devlete aktarılan vergiler verimsiz kamu harcamasına dönüştüğünden büyüme hızını düşüyor.
Bu arada vergi ve diğer alanlarda hukuki öngörülebilirliğin ortadan kalkması hem yatırımları hem de doğrudan yabancı sermaye akımını azalttı.
Hemen bir rakam verelim; geçen yılın ilk beş ayında yurtdışına giden doğrudan sermaye yatırımları 1,2 milyar dolar tutarındayken bu yılın ilk beş ayında yurtdışına giden doğrudan yatırımlar 1,9 milyar dolar tutarına yükseldi. Yani yerli yatırımcı artık yurtdışında yatırım yapmayı tercih ediyor. Bu da bize Türkiye’de yatırım ortamının iyi olmadığını gösteriyor.
Yine doğrudan yabancı sermaye girişleri de azaldı. İlk beş ayda gelen doğrudan yabancı sermaye 4,2 milyar dolar oldu. Bu tutarın 1,5 milyar dolarlık kısmının konut satışı olduğunu dikkate alırsak, üretim için gelen sermaye tutarının, 2,7 milyar dolara, gerilediğini söyleyebiliriz.
Bu arada hemen hatırlatalım, bir ekonomide büyümeyi etkileyen üç olumsuz faktör olduğunu biliyoruz. Bunlar sırasıyla, birincisi, devletin özel sektör üzerindeki baskıcı tavrı oluyor. Devlet, özel sektörün yaşaması için gerekli ortamı tanımazsa o ülkenin büyüme hızı düşük kalıyor. İki, makroekonomik istikrarsızlık. Bunun anlamı, makro ekonomi yönetiminin tutarlı bir ekonomi politikası ortaya koyamayışı oluyor. Sık sık değişen ekonomi politikasına ilişkin kararlar buna örnektir. Üçüncüsü, içe kapalı bir ekonomik yapının varlığı olarak biliniyor. Eğer bir ekonomi dışa açık değilse evrensel düzeyde rekabete girilemez ve pazarları da ülke ölçeği ile sınırlı kalacağı için büyüme hızı düşük kalır.
İşte bu üçlüye “büyüyememenin üç hastalığı” adı veriliyor. Ve bu üç hastalık şimdi Türkiye’de görülmeye başladı. Niye, diyerek sorarsanız. Devlet özel sektör üzerinde baskıcı bir tavır aldı. Makro ekonomi politikası hakkında hükümet parçalara bölündü. Her kafadan farklı ses çıkıyor. Bu arada, evet dışa açık bir ekonomimiz var. Ama komşularla ilişkiler bozulup çevremiz savaş alanına dönünce pazarlar daraldı. Anlayacağınız keyfîlik ve otoriterlik bu ülke ekonomisini büyüyemez hâle getirdi.
***
Yeni İslamcı
Namaz kılmaz, oruç tutmaz yaşı gelip geçtiği hâlde Hacca da gitmeyen paralel Engin Ardıçbirdenbire İslamcı kesildi başımıza. Yeni İslamcı Engin Ardıç bundan 12 yıl önce Cem Uzan’ınStar gazetesinde 3 Kasım 2002 genel seçimini kazanan AKP ve onun kadroları hakkında bakın neler yazmış.
9 Kasım 2002 tarihli Star gazetesinde “Peki Kemalistler ne yapacaklar?” başlıklı yazısında “O da belli oldu. Kısmi bir homurdanma olacak, bir kısmı ağlaşacak bir kısmı da kazmalık etmeye devam. Bir kısmı, küfür ederek... Örneğin ‘İ.Melih’ten sonra ‘Orço Abdullah’, ‘Pezo Vecdi’, ‘Hibino Recep’, ‘Beşlik Bülent’, ‘Tekerlek Abdüllatif’ gibi veciz incelikler bularak... Bir kısmı müsamere düzenleyerek tabii... Peki, basının yalakalığa hız verdiği, sermayenin domaldığı, aydınların dut yemiş bülbüle döndükleri, kazmaların çıldırdıkları bu dönemde, satılmışların satılmışlıklarının, şerefsizlerin şerefsizliklerinin altının iyice çizildiği böyle bir kavşakta, sen hangi noktadasın Ardıç Efendi? Senin ‘amelin’ ne olacaktır? AKP iktidarına muhalifim. Şerefle” diyor, o tarihte Cem Uzan’ın kayığına binen, bugünün yeni İslamcısı Engin. Nerdeeen nereyeee Engin.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016