Süleyman YAŞAR
İşsizlik altı aydır hızla artıyor. Bu arada kısa vadeli dış borçlar da aynı hızla çoğalıyor. Dün 2014 yılı Kasım ayı işsizlik verileri yayınlandı. Buna göreişsizlik oranı yüzde 10,7’ye yükseldi. İşsiz sayısı 3 milyon 96 bin kişiye çıktı. Ve Mayıs 2014’te yüzde 8,8 olan işsizlik oranı altı ayda 2,1 puan arttı. Tabii bu arada genç işsizlik oranı aynı dönemde yüzde 15,8’den yüzde 19,9’a yükseldi. Bir de mukayese etmek için hemen hatırlatalım, 2002 yılı aralık ayında işsizlik oranı yüzde 10,3, 2000 yılında yani koalisyon hükümetleri döneminde yüzde 6,5oranındaydı.
Peki, niye altı aydır işsizlik artıyor, sorusu akla gelebilir. Hemen cevaplayalım; artıyor, çünkü Mayıs 2014’ten bu yana tüketici güveni sürekli azalıyor. Ve Mayıs 2014’te 76 olan Tüketici Güven Endeksi’nin Ocak 2015’te 67,7 düzeyine gerilediğini belirtelim. Ve bu arada bu veriler incelendiğinde, tüketici, önümüzdeki altı ay içerisinde iş bulma umudunun ve tasarruf etme ihtimalinin azaldığını söylüyor. Yani Mayıs 2014’ten sonra tüketicinin morali bozuldu.
İKTİDAR VATANDAŞI YOLUNACAK KAZ GİBİ GÖRMEYE BAŞLADI
Peki, nedir bu moral bozukluğunun nedeni?
Nedeni şu; iktidar sert bir söylem tutturdu. Ve hukuki öngörülebilirliği azalttı. Dolayısıyla iktidarın sert söylemi, devlet aygıtını özel sektör ve vatandaş üzerinde baskıcı bir tavır almaya zorladı. Toplum artık günlük yaşamında devletten daha fazla izin alıyor, devlete daha fazla para ödüyor ve devlete daha fazla zaman harcıyor. Son açıklamalar evlenmenin bile artık kursa gidildikten sonra yapılacağı yönünde. Yani vatandaş önce para ödeyip zorunlu kursa gidecek ardından kursu başarıyla bitirirse evlenebilecek. Eğer bu düşünce uygulamaya geçerse buna güç ve zaman yetmez. Dolayısıyla bürokrasiyi azaltacağım diye iktidara gelen AKP son dönemde vatandaşı bürokrasiye boğdu.
Bir de son dönemde günlük hayatın her alanında vatandaş cezayla karşı karşıya kaldı. Keyfî vergi cezaları, keyfî trafik cezaları, keyfî otoyol ve köprü cezaları, kamu tarafından yönetilen fiyatların keyfî olarak artırılması vatandaşın devlet olan ilişkisini bozdu.
“Nereden biliyorsunuz” diye sorarsanız hemen cevaplayım. Okuyuculardan gelen elektronik postalar yoğun olarak bu konulardaki şikâyetlerden oluşuyor. Yine para cezaları ve kamunun yönettiği fiyatların vatandaşın gelir artışının çok üzerinde olması vatandaşın beklentilerini olumsuza çevirdi. Bu arada yatırım izni almak için süreler uzadı. Yatırım izinlerinin, örneğin maden ruhsatlarının Başbakanlık tarafından verilmesi iktidar bloku içerisinde ilgili birimlere güven olmadığı düşüncesini ortaya çıkardı.
YATIRIMLAR AZALIRKEN KISA VADELİ DIŞ BORÇLAR ARTIYOR
Kısaca günlük hayatı çok sıkı kontrol eden ve her işi izne bağlayan pahalı bir kontrol devleti ortaya çıktı. İşte bunun sonucunda sermaye kaçmaya başladı. Türkiye’de oturanlar yatırımlarını yurtdışında yapıyorlar artık. Ve yabancı sermaye girişleri de sürekli azalıyor.
Tabii bu arada Türkiye’nin kısa vadeli dış borçları hızla artıyor. Yani yatırımlar azalırken dış borç artıyor. Dün Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre 2014’ün ilk üç ayında 125,7 milyar dolar olan kısa vadeli dış borçlar 2014’ün son üç ayında 133 milyar dolara yükseldi. Yani yatırım yok, büyüme hızı 2,8’e gerilemiş, işsizlik yüzde 10,7’ye yükselmiş ama sıcak parayla borçlanma çoğalıyor. Anlayacağınız bu rakamlar olumlu bir gelecek göstermiyor bize.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016