Süleyman YAŞAR
Tek parti hükümeti ekonomik istikrar getirir söylemi tutmadı. Hatırlayacaksınız, AKP hükümeti milli geliri sansürleyerek seçime girdi. Dolar bazında 10 bin 822 dolardan, 9 bin 169 dolara gerileyen kişi başına geliri vatandaş öğrenmesin diye seçim öncesi yayınlanan Orta Vadeli Program’da iktidar sansürledi. Onun yerine hayalî satın alma gücü paritesine göre hazırlanan kişi başına geliri gösterdi. Vatandaşa kişi başına yıllık gelirin 20 bin 298 dolar oldu dedi. Vatandaş bu sansür nedeniyle gerçekleri göremedi. Şimdi gerçek ortaya çıkıp milli gelirin 822 milyar dolardan 722 milyar dolara gerilediği, kişi başına gelirin 1653 dolar azaldığı açıklanınca bu defa ekonomiye güven daha önce hiç görülmemiş bir hızla azaldı. Dün açıklanan verilere göre; ekonomik güven endeksi Ocak 2016’da bir önceki aya göre yüzde 16,8 oranında azalarak 100.8’den 83.9’a geriledi.
Peki, ne anlama geliyor ekonomik güven endeksinin yüzde 16,8 oranında gerilemesi?
Şu anlama geliyor; tüketici güven endeksinde önümüzdeki on iki ayın, reel kesim, hizmet sektörü, inşaat ve perakende ticarette gelecek üç aylık dönemin beklentilerinin olumsuza döndüğünü gösteriyor bize. Yani vatandaş iş bulmayacağını, tasarruf yapamayacağını, ekonominin genel durumunun kötüye gideceğini düşünüyor.
EMEKLİ MAAŞIYLA AYDA 2000 EKMEK ALINIRKEN ŞİMDİ 1600 EKMEK ALINIYOR
Peki, niye vatandaş karamsarlığa kapıldı?
Kapıldı, çünkü AKP tek parti hükümetinin programında yeni bir açılım yok. Verilen ücret artışları tek kalemde fazlasıyla geri alındı. Emekliye ayda 100 lira ilave verildi ama ekmeğin fiyatına Ankara’da yüzde 35, İstanbul’da yüzde 25 zam geldi. Hemen bir örnek verelim 1500 lira maaş alan bir emekli daha önce Ankara’da 2000 ekmek alabilirken, şimdi 100 liralık ilave zam dâhil 1600 ekmek alabiliyor. Emeklinin alabileceği ekmek sayısı aylık olarak Ankara’da 400, İstanbul’da 320 adet azaldı. Yani maaşı arttı ama satın alma gücü azaldı emeklinin. Yine dünyada enerji fiyatları düştüğü için elektrik fiyatları gerilerken Türkiye’de durup dururken elektrik fiyatına yüzde 6,8 zam geldi. Anlayacağınız köprü geçiş ücretinden trafik sigortasına kadar aşırı zamlar yapıldı.
BEKLENEN ENFLASYON YÜZDE 7,5, GERÇEKLEŞEN YÜZDE 8,8 OLDUĞUNA GÖRE KÖPRÜYE NİYE YÜZDE 16 ZAM YAPILDI?
Bu arada Köprü geçiş ücretine yüzde 16 oranında zam yapılmasının nedenini sormak gerekiyor…Enflasyon 2015’te yüzde 8,8 düzeyindeyken, beklenen enflasyon 2016 için yüzde 7,5 olduğuna göre; niye yüzde 16 oranında zam yapıldı Köprü geçişine? Bu zammın niye böyle yapıldığını hükümetin açıklaması şart. Hangi matematik gerekçeyle yapıldı bu zam. İşte bu keyfî ve hesapsız yüzde 16 zam ve anlamsız diğer zamlar vatandaşın ekonomiye güvenini bir ayda yüzde 16,8 gibi çok büyük oranda düşürdü.
BİR CEPTEN DİĞER CEBE BORÇLAR KÂRLI OLMAKTAN ÇIKTI
Peki, bundan sonra ne olacak?
Şunlar olacak; milli gelir dolar bazında gerilediği için dış borçların ödenmesinde zorluk çıkacak. Dövizle borçlanan şirketler borçlarını ödeyebilmek için küçülecekler. Eleman çıkartacaklar. İşsizlik artacak. Çünkü ekonomi dolar bazında küçülüyor. Oysa dolar bazında borç faizleri yüzde 7-8 civarında. Dolayısıyla bu faizlerin, dolar bazında negatife dönen büyüme hızıyla karşılamak mümkün değil.
Şimdi akla hemen “hani dış borçların bir kısmı bir cepten diğer cebe borçtu” sorusu gelebilir. Evet, dış borçların bir kısmı “bir cepten diğer cebe borç” ama dolar bazında milli gelir azalınca işler değişti. Ekonomi dolar bazında küçüldüğü için yurtdışındaki mevduatını garanti olarak gösterip dış borç alanlar Türkiye’de bunun karşılığını kazanamadığından zarar etmeye başladılar. Krediye garanti olan mevduat kredinin faiz borcunu karşılamıyor artık. Teminat açığı çıkıyor ortaya. Dolayısıyla back to back’ler artık kârlı olmaktan çıktı.
İşte bu nedenle küçülen şirketler hem işsizliği artıracak hem de ekonomide durgunluğa neden olacak. Dolayısıyla bundan böyle kamunun harcama yoluyla ekonomiye müdahale etmesi gerekecek. Bu da bütçe açığını artıracak. Şimdiden uyarmakta fayda var.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016