Vedat Bilgin
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Soçi ziyaretinde Putin’le yaptığı görüşmeden sonra varılan mutabakat, sadece İdlib’le hatta sadece Suriye ile sınırlı bir mesele olarak görülemez. Elbette ‘Soçi mutabakatı’ Suriye’nin geleceğinin nasıl şekilleneceği konusunda stratejik bir hamledir fakat bu hamlenin kime hangi siyasete karşı yapıldığını anlamadan bunun neden ‘tarihsel’ bir öneme sahip olduğu kavranamaz.
“Önceki gün varılan mutabakatın ‘Türkiye’nin tezlerinin’ üzerine kurulduğu söylenebilir fakat bundan daha önemli olan husus iki bölge ülkesinin ‘ortak sorumluluk’ almasıdır. İdlib’de belli bir güvenlik bölgesinde sivil halkın yaşamasının Türkiye ve Rusya tarafından koruma altına alınmasında ve silahlı unsurların tasfiye edilmesinde; ABD’nin bölgesel hâkimiyet aracı, paramiliter gücü olan PKK/PYD’nin, terörün etkisizleştirilmesi gibi hususlarda ortak bir görüşe varılmış olması, Suriye’ye meselesine olduğu kadar bölgenin geleceğine dair de bir siyaseti işaret etmektedir.”
BARIŞ SİYASETİ
Türk Devlet Başkanı ile Rus Devlet Başkanı arasındaki bu siyaset İdlib’den Suriye’ye, oradan da Ortadoğu’ya dönük bir barış siyasetinin geliştirilmesi bakımından hayati bir öneme haizdir.
Türkiye ve Rusya arasında ortaya çıkan ‘Silahsızlandırılmış Bölge’ kurulmasına yönelik mutabakatın en yakın sonucu, Suriye’deki muhalif-sivil unsurların burada yaşamasının teminat altına alınması, bunların varlığının kabul edilmesi daha doğrusu Şam yönetimine kabul ettirilmesi olacaktır. Dolayısıyla Türkiye ve Rusya bu kararla terör örgütlerine karşı operasyonu ve sivilleri korumayı ortak bir siyasete dönüştürmüş bulunmaktadırlar.
Önce bu anlayış birliğinin esasına bakmak gerekirse ilk hususun Türkiye ve Rusya arasında Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine yönelik bölücü saldırılara karşı bir anlayış birliği olduğu görülecektir ki bu aynı zamanda Suriye için temel sorunun da ‘bölünme’tehdidinde yattığını ortaya koymaktadır. Bu ise, tehdidin Fırat’ın doğusundan PKK/PYD üzerinden onların arkasındaki güç olan ABD’den geldiği anlamına gelmektedir. O halde öncelikli mesele Suriye’nin bütünlüğü ise, Türkiye-Rusya-İran arasındaki bölgesel işbirliğinin ilk amacı bu tahdidi etkisiz kılmak olacaktır. Mesele Suriye üzerinden Ortadoğu’yu tehdit eden, terörü uluslararası siyasetin aracı haline getiren ABD’nin siyasetinde düğümlenmektedir.
ORTAK SORUMLULUK
“Bölgesel barışı kurmak için öncelikle bölge ülkelerinin siyasetinin stratejik bir temele dayanması gerekir ki bu stratejinin ekseninde Batı sisteminin Akdeniz ve Ortadoğu’yu kuşatma girişiminin başarısızlığa uğratılması vardır; burada sorun açıkça ortaya çıktığı gibi taraflar da açıkça karşı karşıya gelmişlerdir. Batı sisteminin içinde Avrupa ve ABD arasında yaşanan sorunların giderek artmasının meydana getirdiği bir diğer sonuç ise, Batı’nın başka sebeplerle yaşadığı sistem krizinin derinleşmesidir.”
Netice olarak, ortaya çıkan tablonun önce bölgesel ittifakları güçlendiren bağları tahkim etmeye dönük başka işbirliği projelerinin devreye girmesine yol açacağını, arkasından Batı’nın giderek hegemonya kaybının hızlanmasına sebep olacağını söyleyebiliriz. Türkiye ve Rusya arasındaki işbirliği İran, Irak ve diğer bölge ülkelerinin katılımıyla bölgesel barışa doğru bir eğilimin büyüme potansiyelini göstermektedir.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019