Yalçın AKDOĞAN
Son günlerdeki gelişmelere bakınca BDP’nin bir siyasi türbülansa girmeye başladığı gibi bir izlenime kapılıyoruz. Aslında BDP gibi kimlik siyaseti yapan partiler zaten yapısal bir kısım sorunlarla malüldür. Güçlü örgütün herkesi silikleştirmesi, partileşememe, demokratik zemine uyum gösterememe gibi meseleler ilk günden itibaren bu hareketin bir handikapıdır. Ancak son dönemdeki gelişmeler BDP’yi başka açılardan da zora sokmuş görünüyor.
Açılım sorunu
Öcalan’ın da zorlamasıyla kurulan HDP sol-sosyalist grup ve kişileri bünyesinde toplayarak BDP’ye örtülü kimlik üretmeyi ve ‘Türkiyelileşme’ görüntüsü vermeyi amaçlıyor.
Bu açılım, iki tür sıkıntı üretiyor. Öncelikle BDP içinde yıllardır mücadele eden, büyük bedeller ödediğini düşünen Kürtler bir sosyalistin veya Türk’ün el üstünde tutulmasını, öne çıkarılmasını ve hareketin başına geçirilmesini kabullenemiyorlar.
Kongre spekülasyonları, BDP’nin kendi içinde siyasi inisiyatif mücadelesine ve çekişmeye başladığı gösteriyor. Kandil’deki örgüt ağababaları BDP’li yöneticileri nasıl görüyorsa, BDP’li kimi yöneticiler de HDP’lileri öyle görüyorlar.
Diğer mesele ise açılımın mahiyetiyle ilgili. BDP’nin Türkiyelileşmesi her zaman vurgulanan ve arzu edilen bir durum. Bunun olmaması hem BDP’yi dar bir alana hapsediyor, hem genel siyasete zarar veriyor. Ama HDP açılımı acaba böyle bir anlama geliyor mu? Özellikle mevcut açılım BDP’yi Türkiyelileştirmiyor aksine marjinalleştiriyor. Örneğin sol seçkincilikle bazı isimlerin ne varoşlardaki sessiz yığınlara söyleyebilecekleri çok bir anlam taşıyabilir, ne de farklı bir değer dünyasıyla yoğrulan insanlar açısından güçlü bir temsil duygusu oluşturabilir. Bu tür açılımlar hem içeriyi tedirgin eder, hem dışarının ilgisini çekmez.
Dağ dili sorunu
BDP legal-siyasi bir partinin terminolojisini, taktiklerini, üslubunu kullanmak yerine dağdaki silahlı adamın üslubuyla, taktikleriyle, kavramlarıyla konuşmayı tercih ediyor. Kandil’in altında ezilen BDP bir türlü güç kazanamıyor. Oysa siyasetin dili, üslubu ve yaklaşımları farklı olmak durumundadır.
Amacı kaybetmek
BDP Kürtler için mücadele ettiğini söylemekle birlikte konsantrasyonunu Kürtlerin hak ve özgürlüklerinden örgütün hedef ve amaçlarına kaydırmış durumda. Demirtaş’ın öne sürdüğü şartlar Öcalan, PKK ve KCK ile sınırlı. Örgüt kendisini Kürtlerin sahibi gibi görmenin ötesinde kendi gelişimini herşey olarak takdim ediyor.
AK Parti düşmanlığı
Çözüm sürecini ve İmralı ile diyaloğu başlatan AK Parti iktidarı BDP’yi de bir aktör olarak öne çıkarmış oldu. İmralı’ya gidecek isimler konusunda farklı tartışmalar olsa da BDP ilk kez bu derece öne çıktı ve farklı bir rol oynama fırsatı buldu. BDP daha önce sadece hükümetle kavga ederek siyaset yapabiliyordu. Düşman olarak konumlandırdığı bir partiye karşıtlık üretmek daha kolaydı. Şimdi ise AK Parti iktidarıyla farklı bir ilişki ve iletişim içinde olmak durumunda . Hem görüşüp hem saygısızca yüklenmek bir arada olmuyor. Diyarbakır’daki basın toplantısında Başbakan’a yönelik sarfedilen sözler açık bir siyasi şuursuzluk örneğiydi. Sertlik üzerine kurgulanan bir siyasi varlık yumuşama ortamında sendelemeye başlıyor.
Türkiye normalleştikçe ve sorun yumuşadıkça bu tür partilerin sıkıntıya girmesi kaçınılmazdır. Bu tür durumlarda daha fazla sertleşme ve hırçınlaşma daha fazla batmaya sebep olur...
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN. Milletimizin ve Alem-i İslamın Kurban bayramını tebrik ediyorum.
Star
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019