Yıldıray OĞUR

17 Mart 1978 günü gece 22:00. Moloz dökmek için İçerenköy yakınlarında taşocağına giden kamyon şoförü, köpeklerin çalıların arasındaki bir şeyi eşelediğini gördü. Yaklaştı. Manzarayı görür görmez hemen karakola haber verdi. Çevreyi arayan polis beş genç adamın cesedini buldu arama sırasında. Bu arada yakınlardaki gecekondulardan, arama yapan polisin üzerine ateş açıldı.
Kurşunla öldürülmüş insanlara ait cesetlerin bir kısmında darp ve işkence izleri vardı. Biri gözünden vurulmuştu.
Cesetler geçim sıkıntısı yüzünden daha yeni Giresun Görele’den İstanbul’a göç eden ve Oto San fabrikasında çalışmaya başlayan beş arkadaşa aitti. 23 yaşındaki Sinan Koca’nın biri 10 günlük üç çocuğu vardı. 29 yaşındaki ağabeyi Cevat Koca’nın bir, 29 yaşındaki Bahri Bilgin’in yedi, 27 yaşındaki Ömer Bayraktar’ın dört ve Salih Ulu’nun bir çocuğu.
Beş arkadaş kiradan kurtulmak ve Görele’deki ailelerini yanlarına getirmek için birer gecekondu yapmaya karar vermişlerdi. Gecekondu için seçtikleri yer devrimcilerin kurtarılmış bölgesi olan 1 Mayıs Mahallesi’ydi. Ülkücü olan beş işçi, Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu MİSK’e üyeydi. Gecekonduları yaptılar ama başları devrimcilerle belaya girdi. Bir gün kahveye çağrıldılar. Sonradan bunun TİKKO’nun Halk Mahkemesi olduğunu öğrendiler. Suçlu bulundular. İnfazlarına karar verildi. Elleri arkadan bağlanıp, İçerenköy yakınlarındaki taşocağına götürüldüler...
Katliamı yapan beş TİKKO militanı, 1991 yılında çıkarılan ve Anayasa Mahkemesi’nin eşitliğe aykırı bularak genişlettiği şartlı salıverilme yasasından faydalanarak 13 yıl sonra tahliye oldu.
25 haziran 1980 günü MHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı emekli binbaşı Ali Rıza Öztürk’ün kapısını kiralık evlerini gezmek isteyen biri kadın dört kişi çaldı. Öztürk’ün eşi Fahriye Öztürk, kiralık evi gezdirip, konuşmak ve yemek ikram etmek üzere dört kişiyi evine çağırdı. Yemekler yendi. Bu sırada çevreyi kuşatan kiracı rolündeki dört militan silahlarını çıkardı ve ateş açmaya başladı. Kurşunlarla Ali Rıza Altınok, eşi Fahriye Altınok’la birlikte 16 yaşındaki kızları Nilgün Altınok da can verdi.
Evin duvarına “Faşist yuvalarını dağıttık” yazan Marksist Leninist Silahlı Propaganda Birliği üyesi dört kişi kaçtı. İkisi kardeş olan katillerden kadın olanı 1981 yılında bir çatışmada yaralı olarak yakalandı. Kardeşi yargısız infaz olduğu için uzun süre kamuoyunda tartışılan çatışmada öldürüldü. MLSPB’li kadın militan 10 yıl sonra 1991 yılındaki şartlı tahliye yasasından faydalanarak serbest kaldı. Şiir kitabı yazdı, şiirlerinden şarkılar yapıldı. Ödüller aldı.
1979 yılının 18 Eylül’ünü 19 Eylül’e bağlayan gecesi Adana Yapı Meslek Lisesi’nde görevli yedi öğretmen ve bir müstahdem kaldıkları bekarlar lojmanında televizyonda Oyun Bitti filmini izlemeye hazırlanıyorlardı. O sırada içeriye yüzü maskeli ellerine uzun namlulu silahlar olan iki kişi girdi. Yere yatın diye bağırdı ve taramaya başladı. Ahmet Güleç, Davut Korkmaz, Müslüm Teke, Yılmaz Kızılay, Mustafa Karaca ve Özcan Doruk adlı altı genç öğretmen kurşunlarla hayatını kaybetti. Aynı anda yakınlardaki beş bankaya da saldıran militanlar bir de bombalı pankart asmışlardı: Akıtılan kanlar yerde kalmayacak. Korkmayın, artık biz varız. THKP-C.
Altı ülkücü öğretmeni öldüren Devrimci-Yol üyesi dört kişi 12 Eylül’den sonra yakalanıp, askerî mahkemede yargılandı. Delil yetersizliğinden bu katliam için ceza almadılar. Ama diğer cinayet eylemlerinden ikisi müebbet ceza aldı. Biri hapishaneden kaçtı, bunun kitabını yazdı. Diğer zanlı da 1991’deki afla serbest kaldı. Köşe yazarlığı yapıyor.
Ve Bahçelievler Katliamı. Yedi TİP’li genç hunharca katledildi. Zanlılardan bir kısmı yıllarca adaletten kaçırıldı, devlet tarafından korundu. Olay sonrası yakalanan Ünal Osmanağaoğlu 14 yıl, Bünyamin Adanalı 21 yıl, Muhsin Kehya 24 yıl hapis yattıktan sonra yargı paketine eklenen bir maddeden yararlanarak tahliye edildi.
1991’deki aftan onların neden yararlanamadığını ve neden şimdi tahliye edildiklerini dün Taha Akyol köşesinde hukuki olarak net biçimde izah etti:
“1991 yılında Özal’ın çıkardığı 3713 Sayılı Kanun’la, bütün “idam” (müebbet hapis) cezaları, “on yıl hapis yatmış olma”ya indirildi, on yıl yatan solcu eylemciler tahliye edildi. Söz konusu ülkücülerin cezası ise 7 defa müebbetten 10x7=70 yıla inmişti! Üçüncü Yargı Paketi, bu suçlar için de “içtima”, yani bir tane “sonuç ceza”nın esas alınması hükmü getirdi... Bu bir kayırma değil, ceza hukukunda sağ-sol ayırımın kaldırılmasıdır.”
Bir iç savaştan çıktı Türkiye. Hâlâ bu iç savaşın harareti sürdüğü için ne soğukkanlı bir tarihi yazılabildi ne de “benim katilin senin katilinden” çıkıp adaletli değerlendirmeler yapılabiliyor.
1991 yılında devrimci katiller “özgürlük” sesleriyle tahliye edilmişti. Onların öldürdüğü ülkücülerin ailelerinin sesini kimse duymadı. 21 yıl sonra katiller arası eşitsizlik giderildi ve ülkücü katiller de tahliye edildi.
Katiller arası bile olsa eşitliği savunmak adaletin gereğidir. Buna mecbur kalmak ise bizim trajedimiz...
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026