Yıldız Ramazanoğlu
Akif Emre İslam coğrafyasına içi yanarak eğildi. Geçen yüzyılı kasıp kavuran savaşlar, kıyımlar, işgaller 21’inci yüzyılda da hız kesmedi. O doğru haber ve titiz yorum için referans kaynaklarımızdan biri oldu yönettiği haber sitelerinde. Uzun yıllardır takip ettiğim, yazılarını nerede bulsa okuyan biri olarak birçok panel ve sempozyum çalışmasında bir araya geldik. Kalabalıkların içinde bile kendi içinde yalnız bir duruşu vardı açıkçası. Yakın teşriki mesaimiz Doğu Konferansı’nın beş yıl süren Orta Doğu gezilerinden birinde gerçekleşti. İyi bir yol arkadaşı ve gözlemciydi fakat konuşmaktan çok dinlemeyi tercih etmesi, başka insanların fikirlerine olan ilgisi dikkatimi çekmişti. Yola çıkmak büyüklerimizin söylediği gibi gerçekten de güçlü ipuçları veriyor kişi hakkında. Farklı eğilimlerden, dünya görüşlerinden insanlarla yola çıkmanın ön koşulu, ötekini dinlemeyi anlamayı öncelemek ve fevri çıkışların hassas dengeler üzerinde yeşeren ortak değerlere vereceği zararın bilincinde olmak. Akif Emre’nin dili daima net fakat nazikti az rastlanan bir kimya olarak.
***
Son öğrencisiyim diyen Deniz Baran’ın haberiyat.com’da yazdığı gibi sosyal ortamlarda ve kişisel görüşmelerde uzun konuşmalar yapan biri değildi. Fakat suskunlukla da hissiyatını dile getirebilme vasfına birkaç ay önce şahit olmuştum bir kez daha. Küçük bir grupla Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde Mustafa Toprak ve arkadaşlarının düzenlediği Mülteci Filmleri çalışmasındaydık. Alejandro Inarritu’nun yönettiği ‘Biutiful’ filmini Akif bey ve eşi Dürdane hanımla birlikte izlemiştik. Mültecilerin acılarıyla içinde yaşadıkları halkların sıkıntılarını iç içe geçirerek ilerleyen film tam bir insan deneyimleri galerisiydi. Filmin sonunda hepimiz fikirlerimizi söylediğimiz halde ısrara rağmen konuşmamıştı Emre. Etkilenmişti şüphesiz ama ketumdu işte, hemen her mikrofona konuşan biri değildi o.
Yaşarken kıymeti bilindi aslında. Kıymeti bilinme bilinmeme zaviyesinin dışından çalışmalarını yürüten biri için kıymeti harbiyesi olmaz böyle şeylerin. Pop kültürün bir ikon yazarı değil ki milyonlar sonra bulut gibi dağılıp gitmek üzere peşinden koşsunlar. Gündelik siyasette yer yerinden oynarken kendi gündemini takip eden, mesela hepimiz anayasa değişikliğini başkanlık seçim sonuçlarını konuşurken güncel bir gazetede (Yeni Şafak) karşımıza Gülbeddin Hikmetyar portresiyle çıkan bir adamdan söz ediyoruz. Çünkü İslam dünyasının en geniş manada doğru yanlış bütün deneyimine eğilen, siyasi kültürel düşünsel mirasına sahip çıkan yazar için günümüz dünyasını anlamak, lider profilerini oluşturan iklimleri, koşulları yoklamak, analizlerle ufuk açıcı istikametleri göstermek. İşte bunun için kıt koşullarda kendini görevlendirmek kıymetli bir derttir. Bazılarına göre bürokraside yer almayan, devletten maaş almayan hiç kimse bir yere gelememiştir o başka.
Türkiye Çin’le yakınlaşırken Doğu Türkistan meselesini ele alan, İsrail’le dostluk anlaşmaları imzalanırken Gazze ve Kudüs davasından ödün vermeden reel politiğe teslim olmadan hak ve hakikatin takipçisi olmayı sürdüren adam ilgi alaka peşinde koşmuyor demektir. “Bir insanın kim olduğunu güçle ilişkisi belirler” düsturunu yaşamın merkezine almak her mümine farz. Bunu asgari bir gereklilik olarak gören birine olağanüstü bir şey yapıyormuş gibi davranınca ruhu muazzep olabilir. Yaşamdaki duruşuyla ilgili tercihlerine tekrarlanamaz sıra dışı imalı vasıflar atfetmek, ancak kendi zafiyetimize zayıflığımıza işaret etmek olur. Müslümanlığın asgari tanımı ve gereklerinden uzak düşmemesi elbette kıymetli fakat bir kişi bunu başardı dağılabiliriz, umarsızlığı içine yuvarlanamayız. Namazı dosdoğru kılmak, her koşulda hakkı tutup kaldırmak, gaybe iman etmek, konuşunca doğruyu söylemek, vaat ettiklerini yerine getirmek, aklını kimseye teslim etmeden öz iradeyi ortaya koymak, tevazu kanatlarını indirmek. Bu ilkelerin olağanlaşması için kendimizden başlamanın yoluna çıkamazsak yazılan bu kadar Akif Emre yazısı neye yarar.
***
Bu yolda edebiyat ve sanatın etkisi yine ortaya çıkıyor. İzler kitabında, Göstergeler’deki ince analizlerde estetik ve edebi kaygıyı görmek mümkün. Edebiyat dergilerini ve ortamını takip etmesi, Hece’de yayınladığı metinler, çektiği fotoğraflar, hissiyatını ve fikirlerini görsel dile aktarmadaki başarısının kanıtı Kudüs ve Moriskalar belgeselleri beslenme kaynaklarının, ilgi alanının genişliğini gösteriyor. Kendi göstergelerini üretemeyen, onlara yaslanamayan toplumların medeniyet üretme ihtimalleri olmadığına inandı ve bu göstergeleri ortaya koymak için büyük emek verdi Emre.
Kardeşlik hukuku içinde mevcut iktidarla ilgili de bağırıp çağırmadan, şehir çevre siyaset İslam dünyasıyla ilişkiler bağlamında eleştirilerini dile getirdi. Hayırlı işlere de çürümeye de dikkat çekti. Esen günü birlik rüzgarlara göre sürekli şekil değiştirmenin değil, kalıcı adil ve değerli olanı izlemenin kıymetini çocuklarımıza göstermiş oldu vefatındaki haleyle. Her şeyi en baştan yeniden düşünme ele alma cesareti istedi okurlarından son yazılarında.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2020
23.12.2020
16.12.2020
9.02.2020
25.11.2020
11.11.2020
4.01.2020
28.10.2020
14.10.2020
30.09.2020